a-mail : sadisubasi@ttnet. net. tr. com SUNUŞ
ÜZÜLEREK YAZDIĞIM BİR ELEŞTRİ
Aslında bu yazıyı geçen hafta yazacaktım ama geçen haftaki köşe yazımdada dip not olarak belirttiğim gibi bir hafta ertelemiştim. Aşağıda kısaca açıklayacağım olayın canlı şahitlerinden birisi belki gerçekleri yazar ve benim de bu tatsız yazıyı yazmama gerek kalmaz diye içimde taşıdığım umutlar, bu yazıyı yazmamı bir hafta erteletmişti. Ne yazıkki umutlarım boşa çıktı.
Bilindiği gibi Şişli Belediye başkanı sayın Mustafa sarıgül tarafından cumhuriyetimizin 80. yıl kutlamaları için yaptırılan boyunun uzunluğu nedeniyle de dünya rekorlar kitabına giren rekor bayrak ,19 mayıs kutlamaları nedeniyle Samsun'a getirildi. Bu bayrağın Samsun'a getiriliş öyküsünü bir kez daha anlatmaya gerek görmüyorum. Tüm Samsun'un bu bayrağın Samsun'a nasıl getirildiğini bildiğine inanıyorum. Artık bu noktadan sonra, bu konuda mütevazi olmayıda gereksiz buluyorum.29 ekim 2003 gecesi çoğu kişinin derin bir uykuda olduğu gecenin saat 01,20 sinde Kanal-D de yayınlanan ''Genç Bakış''programına telefonla katılarak , bu rekor bayrağı Samsunlular adına isteyen bendim. Daha sonra başkanı olduğum SAM-SEV yönetimi olarak gösterdiğimiz çabalar ve valimiz sayın Mustafa Demir'in verdiği destekle bu bayrağın Samsun'a getirilmesi kesinleşti. Bu olay Şişli Belediye Başkanlığı makamında 21 şubat 2004 cumartesi günü saat 11,00 de yapılan bir prokolla karara bağlandı. Protokol benimle sayın Mustafa Sarıgül arasında yapıldı. Protokole göre rekor bayrak 16 mayısta İstanbul'da yapılacak Atatürk'ü Samsun' yolcu etme törenleri sonrası Samsun'a getirilecek ve Sayın Sarıgül'ünde katılacağı 19 mayıs kutlamaları sırasında Samsunlular adına sayın Valimize teslim edilecekti. Sonunda bu muhteşem olay 19 mayısta büyük bir coşku ile yaşandı. Bu protokolün yapıldığı 21 şubattaki toplantıda Samsunspor kokteyli nedeniyle İstanbul'da bulunan Samsun yerel basınının 4 önemli muhabir ve yazarıda vardı. Bu tören fotoğraflarla ve kamera ile kayda alındı ve ertesi günde Samsun basınında yer aldı. Klas TV de görüntüler yayınlandı. Valimiz sayın Mustafa Demir olayın her safhasında bilgilendirildi. Sonunda rekor bayrağın açılarak eller üzerinde taşınması 19 mayıs kutlama programına dahil edildi. Samsunlu kendisine yakışır bir birliktelikle bayrağa sahip çıktı. Ne varki tüm bu güzellikler bayramdan iki gün sonra iki yerel gazete ile bir TVde yer alan yalan , yanlış bilgilerle donatılmış , şahsımı ve SAM-SEV yönetimini rencide eden terbiye ve saygı kurallarını hiçe sayan bir açıklama ile bozuldu. Kendisini İstanbul'daki Samsun derneklerinin üst kurul başkanı olarak lanse eden bir hemşehrimize ait olan bu açıklamalara cevap vermeyi şahsım ve yönetim adına iki nedenle gereksiz bulduk. Birincisi yukarda kısaca özetlediğim gerçeklerin tüm samsunlularca bilindiğine olan inancımız, ikinciside Samsun birlikteliğine zarar vermemek adına bundan kaçındık. Buradada böyle bir şey yapmaya niyetli değilim. Ancak beni esas üzen konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Üzüntüm, bu çirkin açıklamanın yer aldığı gazetenin yazı ailesinde ve gazetenin künyeside bulunan iki önemli yazarın , Şişli Belediyesindeki törene katılan 4 samsunlu gazeteciden ikisinin oluşuydu. Olayı en iyi bilen , canlı şahitlik yapan bu iki gazeteci dostumun bulunduğu gazetede böyle bir açıklamanın yer alması düşündürü olsa gerek. Bu güne kadar yerel basının desteklenmesi konusunda ısrarla sürdürdüğüm çabayı kimsenin gözardı edeceğini sanmıyorum. Bu güne kadar en azından bu dört gazeteci arkadaştan birisinin olayın doğrusunu yazacağını umut ettim.
Samsun gerçekten her bakımdan şanssız bir kent. Yeri gelince herkes önemi yeni yeni anlaşılan sivil toplum örgütlerini acımasızca iş yapmamakla suçluyor. Haklı eleştirilere karşı bir itirazımız olamaz. Ama yapılan iyi şeyleride desteklememiz gerekmezmi? Toplum için hiç bir kişisel çıkar beklemeksizin çaba harcayan az sayıdaki insanımıza yapılan haksızlıklara da tavır koyamaz ve onlara sahip çıkamazsak , arkadan gelen gençlerimizi bu toplumsal olaylara nasıl özendireceğiz doğrusu merak ediyorum. Keşke bir yazar arkadışımız bu konuyu gündemine alsaydıda , ben üzüntü duyduğum bu yazıyı yazmak zorunda kalmasaydım. Bir kez daha açıklamak istiyorum. Ne şahsen ben nede SAM-SEV bu bayrağa sahip çıkma gibi bir yanlışın içinde olmamıştır. Bu bayrak Samsunlularındır. Biz sadece Samsunluluk ve 19 mayıs kenti insanı olmanın bilinci ve sorumluluğu ile bu bayrağın Samsun' kazandırılmasına aracı olduk. Bu onur o gün o muhteşem coşkuyu yaşayan ve yaşatan Samsunlularındır. Bu güzelliği çarpıtmaya ve çirkinleştirmeye kimsenin hakkı yoktur.
İstemiyerekte olsa sizleride üzdüğüm için özür dilerim. İyi haftalar dileğiyle..
SADİ SUBAŞI
Not: Salı akşamı KLAS TV de yayınlanacak bir söyleşiye katılacağım.19 mayıstaki rekor bayrak yürüyüşü ve rekor bayrağın Samsun'a getiriliş öyküsü tüm görüntüleri ile geniş bir şekilde yer alacak sanıyorum.