a-mail: sadisubasi@ttnet. net. tr SUNUŞ
TERSANE DE KARMAŞA
Bu Kentte öyle şeyler oluyorki anlamaya olanak yok. Çok ender yakaladığımız güzellikleri dahi anlamsız tartışmalarla içinden çıkılmaz hale getiriyoruz. Bunun son örneğini Samsun Tersanesinin gündeme gelmesi ile yaşıyoruz. Bu tartışma ortamının baş sorumlusu son yapılan yerel seçimler sırasında yaptıkları amacını aşan konuşmaların sahibi siyasilerdir. O günlerde yapılan açıklamalar arşivlerde duruyor. Siyasilerin seçim sırasında bu tür fırsatları değerlendirmesini çokta yadırgamamak gerekir diye düşünüyorum. Helede yılan hikayesine dönen bu proje kendi dönemlerinde çözüm noktasına gelmişse. Yanlış olan, yerel seçimler sırasında abartılı vaadlerde bulunulması ve günümüzde bu verilen sözlerin takipçiliğini yapan basının soruları karşısında siyasilerin yaptığı anlamsız açıklamalardır. O günlerde yapılacak tersaneye onbeşbin civarında işçi alınacağı abartılı bir şekilde kamuoyuna duyuruldu. Belediye başkanlığına soyunan adaylar bunu biraz daha ileri götürerek alınacak işçiler için belediyelerin seminerler açacağını seçim yatırımı olarak sıkça kullandılar. Bunlar basında boy boy yer aldı. Bugün bunların unutulup ‘’tersane konusunu siyasiler dışındaki bazı kuruluşlar abarttı’’diye açıklamalar yapılması en azından siyasi etiğe uymamaktadır. İş bu duruma gelince tersaneyi Samsun gündemine taşıyan ve bu konuda mevcut hükümetten çok önce Gemi İnşa sanayii ve tersaneler Genel Müdürlüğü ve ogünkü koalisyon hükümeti düzeyinde çalışmalar yürüten SAM-SEV ‘in Başkanı olarak bazı açıklamaları yapmak zorunlu hale geldi.
1999 marmara depremi sonrası doğan ihtiyacı karşılamak üzere Ulaştırma Bakanlığının yeni tersaneler yapılmasını gündeme aldığını ve ilgili genel müdürlüğün yaptığı fizibilite çalışmaları sonucunda Karadeniz bölgesinde en uygun yer olarak Samsun Gelemen sahillerinin çıktığını, 2001 yılı başlarında duyum olarak aldık. Konuyu araştırmak üzere yönetim kurulu olarak Ankara’ya giderek genel müdürlükten bu çalışmanın akıbetini öğrenmek istedik. O dönemki genel müdür sayın Korel Özbenli bu projeyi Samsunlular sahip çıkmadığı için rafa kaldırdıklarını , bundan sonrasını kamuoyu desteği ile siyasilerin çözmesi gerektiğini, birazda yalnız bırakılmış olmalarının kırgınlığı ile bize söylediler. Ogünden sonra konu SAM-SEV tarafından bir basın toplantısı ve TV konuşmaları ile Samsun gündemine taşındı. Ardından koalisyon hükümetinin başta ulaştırma bakanının bağlı olduğu MHP liler olmak üzere Samsun milletvekillerinin desteği sağlandı. O dönemde çözülememesinin en büyük nedeni, Başbakan Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli’ye rağmen Gelemen sahilini tarım arazisi diye vermeyen tarım bakanı Yusuf Ziya Gökalp’tir. Tersane konusu 1. ve 2. Kent Kurultaylarına da taşınmış , bu konuda sivil toplum örgütlerininde desteği sağlanmıştır. Bir süre sürüncemede kalan proje AKP nin iktidara gelmesinden sonra SAM-SEV tarafından yeniden ele alınmış ve genel müdürlüğe getirilen hemşehrimiz sayın Sami Kabaş ile yürütülen temaslar sonrası canlanmıştır. Genel seçimler öncesi artık Samsun gündemine oturmuş bulunan Tersane Projesi milletvekili adayları tarafındanda sıkça kullanılmış ve sözler verilmiştir.2003 yılının ortalarından itibaren projede şimdiki milletvekillerimizin desteği ile büyük ilerlemer olmuştur. Hükümet gündeminede alınan proje Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın onayından sonra stard almıştır. Yer tahsisi yapılmış ve yerel seçimler öncesi Samsun’a gelen Denizcilik Müsteşar yardımcısı ile Gemi İnşa Sanayii ve Tersaneler Genel Müdürü Sayın Sami Kabaş SAM-SEV merkezinde yaptıkları basın toplantısında müjdeyi Samsunlulara vermişlerdir. Olayın aslı budur. Yatırım fakiri, işsizliğin doruğa çıktığı Samsun için bu proje bir soluk olacaktır. Bu konuyu sömürü aracı haline getirmeye ve projeye zarar vermeye kimsenin hakkı yoktur. Aksine hareketler Samsun’a ihanet olacaktır. Milletvekillerimizin asli görevi Samsun’a katkı sağlamak ve Hükümet yatırımlarından yeterli payın Samsun’a gelmesine yardımcı olmaktır.
Bu proje gerçekleşirse 500 işçi dahi çalışsa Samsun için kazançtır. Bunu sağlayanlara Samsunlular herzaman minnettar kalacaktır. O nedenle bir bardak suda fırtına kopartıp projeye verilecek olası zarardan kaçınmak hepimizin görevidir. Bu projenin gerçekleşmesi yukarıdaki süreçte ve adı geçen kurum ve şahısların büyük çabası ile buraya kadar gelmiştir. Çalışmaya başladığında bunda katkısı olan harkeste hissesine düşen övünç payını alacaktır. Ancak işin başından beri işin takipçisi olan birisi olarak, başta eski genel müdür Korel Özbenli olmak üzere şimdiki genel müdür Sami Kabaş’a , geçen dönemin Vedat Çınaroğlu, Ahmet Aydın başta olmak üzere Samsun Milletvekillerine , o dönemin Başbakan Yardımcısı sayın Devlet Bahçeli’ye, işi sonuçlandıran günümüz Samsun milletvekillerine , Hükümet gündemine aldırarak son kararı veren Başbakan sayın Recep tayyip Erdoğan’a ilk günden itibaren destekleyen sivil toplum örgütlerine ve konuyu hep gündemde tutarak çözümüne katkı verdikleri için yerel yazılı ve görsel basınımıza tüm Samsunlular adına teşekkürü boç bilirim.
Yazımın sonunda bir şeyin altını bir kez daha önemle çizmek istiyorum. Sivil toplum örgütleri sorunları çözen, işleri bitiren yaptırımcı kuruluşlar değildir. STÖ ler olayları gündeme taşır, gerekli kamuoyu desteğini sağlar ve proje üreterek asıl görevli olan siyasilerin ve yerel yöneticilerin değerlendirmesine sunar. İşi yapacak onlardır. İşler çıkmaza girince sivil toplum örgütlerini sorumlu göstermek çözüm değildir. Bu, verilen sözlerin çıkış yolu olarak görülmemelidir. Tersane projesinide bu örgütler abartmamış, tam tersine siyasilerin işini kolaylaştırmıştır. İyi haftalar dleğiyle...
SADİ SUBAŞI