sadisubasi@ttnet. net. tr SUNUŞ
ÖZELEŞTRİ YAPMANIN ZAMANI
İzninizle bu hafta bir spor yazısı ile Samsun güncel yaşamını değerlendirmelerinize sunmak istiyorum. Cuma akşamı Samsun için çok önemli bir toplantı vardı. Samsunspor’a destek sağlanması için sayın Valimizin başkanlığında Milletvekilleri ve Belediye başkanlarının oluşturduğu komite, 1200 Samsunlu işadamına davetiye göndererek Kurumahmutoğlu Büyük Samsun Otelinde bir toplantı düzenlemişti. Tamamen Samsunspor yönetiminin dışında düzenlenen toplantı klas TV ve Kanal S TV tarafından canlı olarak yayınlandı. Katılımın çok az oluşu Samsunluların her konuda olan duyarsızlığının burayada yansımasıydı. Tablo gerçekten üzücüydü. Orada yaptığım konuşmamda bazı şeylerin altını çizdim. Ortamı germemek açısından söyliyebileceğim bazı şeyleride oraya taşımadım. Ancak bunların konuşulmasında yarar olduğu için bu yazımda sizlerle paylaşmak istiyorum.
Eğer bu kentten aldıklarımızın bir kısmını bu kente vermekten kaçınırsak bu kenti daha ilerilere götüremeyiz. Bu kentte yaşamanın ve kazanmanın bir bedeli vardır. Bu bedel mutlaka maddi değildir. Yeri gelince ister maddi, ister moral olarak taşın altına elimizi sokamadığımız sürece ağlamaya ve ‘’bu Kentin üzerine ölü toprağı serpilmiş’’gibi abuk sabuk sözleri söylemeye hakkımız olamaz. Bu kentte kazanarak büyük illere yatırım yapan sevgili dostlarım hiç alınmasınlar ama buradan ayrıldıktan sonra sadece ölüm ve düğünlerde Samsun’u hatırlamalarını kabullenemiyorum. Bir Trabzonlu, Rizeli, Kayserili, veya Gaziantepli bunun tam tersini yapıyorsa tabiiki bizden farkları olacaktır. Bu Kent bizim diyorsak, bu Kentte yaşamını sürdüren herkes için söylüyorum lütfen uyanalım ve bencilliği bir yana bırakarak işin bir ucundan tutalım. Tutalım ki Samsun’da taşın altına elini sokan bir avuç insanıda kaçırmayalım.
Dönüyorum tekrar Cuma akşamına. Organizasyon aceleye gelmiş olabilir. davetiye dağıtımında aksaklık olabilir. Bazılarının kulislerde söylediği gibi Yönetim Kurulunun yöntemleri hatalı olabilir. En azından onlarca öyle olabilir. Bence bunların hiçbirisi bu toplantıya katılmamak için gerekçe olmamalıydı. Hele hele bazılarının kapalı ortamlarda seslendirdiği , doğruysa bencede yanlış olan uygulamaların ve yanlışların söyleneceği tek yer Samsunspor genel kurulları olmalıydı . hiçbir şekilde gelmemek için haklı gerekçe olmamalıydı. Yerel gazete ve TV ler günlerce yazdı ve çağrı yaptı. Ana arterlere duyuru pankartları asıldı. Duyulmamış olmasını kabul etmiyorum. Davetiye dahi almasalar bu heyecanı ve kentlilik bilincini taşıyan her işadamının koşarak gelmesi gerekirdi. Para diye kimsenin boğazına sarılmadılar. Teşekkür için söz alan Başkan İsmail Uyanık’ın söyledikleri bence bazıları için bir şamar gibiydi. Bu kenti ve kurumlarını taşımak sanki sadece bazılarının göreviymiş ve kaderiymiş gibi görmek hem haksızlık, hemde bu Kente ihanettir.
Toplantı sabahı beni telefonla arayarak şu sözleri söyleyen genç kardeşimizin davranışını örnek olması için sizlerlede paylaşmak istiyorum. Bence gerçek Samsunlular bu ve bu gibi anlayışı olanlardır diye düşünüyorum. Bir kurumda teknik eleman olarak çalışan bu kardeşimiz ‘’ağbey, ben de Samsunspor’umuza 100 USD katkıda bulunmmak istiyorum. Ama hem davetli değilim, hemde orada işadamlarının verecekleri rakamların yanında komik kalır ve üzülürüm diye sizin aracılığınızla iletmek istiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim’’diyordu. Kendisini kutladıktan sonra lütfen gel ve kendin ver, bemce senin katkın hepsinden daha anlamlı olur’’ dediysemde ikna edemedim. İş yerime geldiğimde masamda 100 USD nin dışında bir arkadaşının da 50 USD ni buldum. Akşam toplantıda öncelikle bu gençlerin adını deklere ederek parayı görevlilere teslim ettim. Ardındanda SAM-SEV yönetimi olarak gelecek haftaki Ankaraspor deplasmanını karşılamak için yaptığımız 5,000,0000,000 TL. lik çeki teslim ettim. Umarım SAM-SEV in bu girişimi sivil toplum kuruluşları için örnek teşkil edecektir.
Son bölümde Sporsever Samsunlulara seslenmek istiyorum. Samsunspor’a sadece para vererek sahip çıkılamaz. Bu kentin tek temsilcisi olarak gördüğüm Samsunspor’a birinci takımınız gözüyle bakınız. Üç büyüklerin fanatik taraftarlığını yapmak bu kente zarar veriyor. Araçlarına astıkları üç büyük kulübün flaması yanına bir Samsunspor flamasını dahi asamayanları yadırgıyorum. Üç büyükle oynanan maçlarda stadı dolduran sporseverlerin Samsunspor’u diğer maçlarında yalnız bırakmalarını kabullenemiyorum. Bu yazımı yazdığım günün akşamı Samsun da bir büyük maç var. Bu maçta stadı dolduracakların gelecek haftalarda sıcak evlerini tercih ettiklerinde biraz olsun içlerinin sızlayıp sızlamayacağını merak ediyorum.
Samsunspor’a sahip çıkabilmek bu kente sahip çıkabilmenin sadece bir göstergesidir. Bencede işin bu yönü önem taşıyor. Umuyorum ki Sayın Valimiz ve Milletvekillerimizin öncülük ettiği bu kampanya bir aylık süreçte gereken ilgiyi görecektir. Son seçimde iktidar adaylarına açık bir şekilde destek veren işadamlarımızın bugün de bu komitede görev alan başkanlara aynı desteği vereceklerini umuyorum. Kentimizin bu üst düzey yöneticilerini yalnız bırakmak gibi bir lüksümüzün olmadığı inancıyla iyi haftalar ve umut veren günler diliyorum.
SADİ SUBAŞI