Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Samsun'un Gururu ile Oynanıyor

GURURUYLA OYNANAN KENT SAMSUN

Samsun sahipsiz dedik kızanlar oldu. Bu kent kan kaybediyor diye
bir şeyler yapabilme çabasında olan az sayıdaki insan ve sivil toplum kuruluşunun çağrıları destek görmedi. Bölge müdürlükleri binbir düzmece gerekçeyle adeta yangından mal kaçırılırcasına komşu kentlere taşınırken, bu kent adına sorumluluk üstlenenler, işi boş söylemlerle geçiştirdiler. Son otuz yılda ciddi hiçbir devlet ve özel yatırımı alamayan Samsun hızla gerilemeye başladı. Bu sürece ne yazık ki Samsun Halkı gibi , sorumluluk üstlenmiş yerel yöneticiler ve siyasilerde seyirci kaldı. Siyasi partiler Samsun’u cepte keklik, oy deposu olarak gördüler. Zaman zaman Samsun’u rüyasında bile görmemiş insanları Samsun’dan milletvekili yapıp meclise taşıdılar. Seçim zamanı Samsunlu olduklarını hatırlayan ve dönemleri bittikten sonra Samsun dışındaki yaşamlarına devam etmeyi tercih eden ve Samsun’a çivi çakmamış insanları bile aday diye seçip meclise gönderirken, bunu bize dayatan siyasi partilere hiçbir tepki koyamadık. Sonunda Samsun her şeyi kolayca kabullenen bir kent olarak algılandı ki, çoğu kentin il sınırlarına sokmadığı, hatta kovduğu doğa ve canlı düşmanı ‘’MOBİL SANTRALLAR’’dahi Türkiye’nin en verimli ovasına konuşlandırıldı. Bu yanlışlığa bazı kent yöneticileri zemin dahi hazırlamaktan çekinmedi. Bu yanlışlığa o gün kentlilik bilinci ile direnenler yeri geldi hakarete uğradı. O dönemde bu santrallara tepki koyan siyasilerin bile bugün aynı kararlılık içinde olmadığını görüyoruz. Tüm bu olumsuzluklar son teşvik olayında Samsun’a yapılan haksızlıkla en üst noktaya çıkmış bulunuyor.
Teşvik olayında karşılaşılan haksızlığa tepki koyan 81 sivil toplum kuruluşunun, bunun ileride Samsun açısından ciddi sıkıntılar ortaya çıkartacağı yolundaki açıklamaları , çok geçmeden doğrulanmaya başladı. Samsun 20 gündür bir baş kaldırma ve isyan ile çalkalanıyor. Teşvik konusunda Samsunluluk bilinci ile yapılan haksızlığa belgelerle ve raporlarla kanıtlamaya çalışanlara hakaret edenler, ucuz siyaset yapmakla suçlayanlar, üzülerek görmekteyiz ki bu günde bu isyan bayrağını açan Havzalıları ve Vezirköprülüleri siyaset yapmakla suçluyorlar. Dün teşvik konusunda asıl söz sahibi olması gerekirken, anlaşılmaz şekilde susmayı tercih edenlerden bu günde ses yok. Tarihi misyonu olan ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş temellerinin atıldığı ilkadım kenti Samsun’un iki önemli ilçesi ‘’sahipsiz kaldık, artık bıçak kemiğe dayandı’’diyerek bir başka ile bağlanmak gibi bir istekle isyan bayrağı açıyor , bu kenti yöneten ve bu kent adına siyasete soyunanlardan hiç kimse bu ilçelere giderek ne oluyor, bu insanların derdi ne diye sormuyor? Gerçekten anlaşılması güç ve bir okadar da düşündürücü bir durum. Geçen hafta bu ilçelerde ve bağlanmak istedikleri Amasya’da bir dizi inceleme yapan Samsun Basın Platformu üyesi çok sayıda gazeteci Havza ve Vezirköprü’deki isyanı tüm yönleri ile Samsunlulara duyurdu. Gerçektende anlatılanlar son derece sarsıcı. Samsun görülüyorki bir ilki daha gerçekleştirecek. İlçeleri tarafından istenmeyen il olma özelliğini kazanacak. Asıl bir Samsunlu olarak beni üzen Amasyalıların söyledikleri. Samsunlular bu aşağılayıcı söylemleri hakediyorlarmı? Kendi adıma bunu kabullenemiyorum. Samsunluları bu duruma düşürenlerin bu gelişmelerden acaba hiç mi vicdanları sızlamıyor? Bakın hemen hemen geçen haftaki tüm yerel gazetelerde yer alan bazı sözler Samsun’u nasıl yaralıyor? Havza TSO Başkanı Muhterem Mutlu ‘’ Samsun’dan hiçbir destek alamıyoruz, yıllardır göç veriyoruz, teşvik alınacak ve yatırım gelecek diye umutlanmıştık, ama umutlarımız boşa çıktı. Artık bıçak kemiğe dayandı. Amasya’ya bağlanarak teşvikten yararlanmaya karar aldık. Havzalılar bu konuda kararını verdi’’diyor. Vezirköprülüler imza kampanyasında 10.000 imzaya ulaşmış. Amasya Valisi ve belediye başkanı ile görüşmüşler. Amasya yetkililerinin açıklamaları çok daha çarpıcı. Amasya valisi Erhan Tanju ve Belediye Başkanı İsmet Özarslan Havza ve Vezirköprülülere kucak açıyor.1928 yılına kadar kendilerine bağlı olan Havza ve Vezirköprü’yü aralarında görmekten memnun olacaklarını söylüyorlar. Amasya TSO Başkanı Önder Namlı bir Ülker bayisi. Bir yıl öncesine kadar alışlarını Samsun’dan yapıyormuş. Artık Samsun ile ilşkisini kestiğini açıkladıktan sonra ‘’elinizdekileri bile kaybettiniz, ya Çorum’a ya da Trabzon’a kaptırdınız. Samsunlu işleri geliştiremedi. Ama sizin siyasilerinizin çoğu Samsunlu değil. Zaten iş burada bitiyor, bizde böyle şey olamaz. Halk hemen karşı çıkar.’’diyor. Esnaf ve Kefalet Kooperatif Başkanı Hatay Karaman ‘’gelsinler hepsini kucaklarız, gelecekleri haberi bile şehrimizdeki ticareti hareketlendirdi . Bu ilçelerin nüfusunun bir kısmı yılda beş kez Amasya’ya gelse bu bile bize yeter’’diye sürdürüyor sözlerini. Bu olay hafife alınacak bir olay değil. Havza’nın bir köyü olan Armutlu’nun Suluova’ya bağlandığı haberi de yerel gazetelerde yer aldı. Bu işin bu kadar kolay olmadığını sanıyorum. Uygulama nasıl yapılmış onu da bilmiyorum.
İçine düştüğümüz durum içimize sinmiyor. Havzalı, Vezirköprülü,
Amasyalı yetkililer konuşuyor, neredeyse kenti parçalanma noktasına gelmiş, en azından bir kısım insanı Samsun’a olan inancını ve bağlılığını kaybetmiş , Samsun’u yönetenlerden ses yok. Sesi çıkan birkaç kişi de bu insanların sorununa eğilmek yerine, bu insanları politika yapmakla suçluyor. Yazık, çok yazık.. Bu arada hafta içinde bir siyasi yetkilinin Havza’nın zaten teşvik aldığı şeklinde bir açıklaması olmuştu. Bu konuda geçen yıl Havza’da çok güzel termal bir moteli hizmete sokan Havza’nın yerlisi dostum Kemal Zeybek’i arayarak teşvik alıp almadığını sordum? Hiç bir teşvik almadığını söyleyince, ihtiyaçmı duymadığını sordum? Havza için böyle bir teşvikin söz konusu olmadığını söyledi. Bu iki farklı açıklamada beni şaşırttı. Havza sadece kendini değil Samsun’u dahi olumlu etkileyecek bir potansiyele sahip. Termal turizmin bu güne kadar çoktan Havza’yı ihya etmiş olması gerekirdi. Buradaki eksiklikte herkes kendi payına düşen sorumluluğu üstlenmelidir.
Başından itibaren bu olayı izleyen SAM-SEV yönetimi bu güne kadar yetkililerin koyacağı tavrı bekledikten sonra , Cuma günü aldığı bir kararla
bu ilçelere giderek yerinde incelemeler yapmaya ve detaylı bir rapor hazırlayarak yetkililere ve Samsun kamuoyuna sunmaya karar vermiştir. Yönetim kurulu üyeleri ilgililerle yapılan görüşmeler sonunda hazırlanan programa göre 04-Mayıs-2005 Çarşamba günü saat 10,30 da Havza’da ve 14,30 da dada Vezirköprü’de düzenlenen toplantılara katılacaktır. Randevu alınabilirse bu ilçe belediye başkanları ile de görüşülecek ve çeşitli kesimlerin görüşlerine de baş vurulacaktır. SAM-SEV üstlendiği misyon gereği bu sorumluluğu yerine getirecek ve bu iki güzel ilçemizin sorununu paylaşacaktır.
Kendi adıma bu iki ilçemiz insanlarının özünde ne kadar haklı olurlarsa olsunlar, bir başka ile bağlanma isteklerinin çok sağlıklı bir karar olmadığını düşünüyorum. Uzun vadede bu kararlarının yarar getirmeyeceğine de inanıyorum. Bunun yerine inanç ve güvenlerinin tazelenmesinde ve Samsun ile birlikte bu güne kadar yaptığımız hatalardan sıyrılarak, hep birlikte güç oluşturarak, haklarımızı alma yönünde daha yoğun çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Umuyorum haftaya size bu konuda daha iç rahatlatan bir sunum yaparaım. iyi haftalar dileğiyle..
01-MAYIS-2005

SADİ SUBAŞI