Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Samsun'un Güzel Yüzü ve Sanatsal Işıltılar

SAMSUN’UN GÜZEL YÜZÜ VE SANATSAL IŞILTILAR

Zaman zaman bizleri umutsuzluğa itecek olumsuzlukların yoğun yaşandığı kentimiz de, özellikle sanat yönünden insanın içini ısıtan güzellikler de yaşanıyor. Son yıllarda kent yaşamını ve görüntüsünü güzelleştirilen belediye düzenlemeleri gerçekten Samsun’un çehresini değiştiriyor. Yıllar öncesine dayanan bir birikimle başlayan Samsun’daki sanatsal sunumlarda her geçen gün artan tempoyla devam ediyor. Açılan resim ve fotoğraf sergilerini ziyarete yetişmekte zorlanıyoruz. Bu gelişmede göz bebeği Üniversitemizin ve diğer okullarımızın katkısı tartışılamaz. Ama ben bugün bir başka sanat dalında ki başarıdan sözedeceğim.
İyi bir müzik dinleyicisi olarak özellikle Türk Sanat Müziğine olan tutkum nedeniyle bu konudaki konserleri ve gelişmeleri yakından izliyorum. Samsun tam anlamıyla sanatçı kaynağı. Samsun yıllardır sanat dünyasına önemli isimler kattı. Bu isimleri yazmaya kalksam sütunlarım almaz. Gün geçtikçe yükselen bu çizgi, bir birikimin sonucudur. Samsun tarihini okuyunca geçmişteki sanatsal gücünü görmek mümkündür.1930 lı yıllarda tiyatro ve müzik salonları bulunan bir kenttir Samsun. Yıllarca kendi amatör çabaları ile popüler olan sanatçılar çıkartan Samsun’da, 1970 li yılların başlarında başlayan koro çalışmaları sonunda bu günkü konversatuar seviyesine ulaşmıştır. Bugün gelinen seviye bir tesadüf değildir. O yıllarda bir avuç TSM meraklısı insan ‘’Samsun Müziki Cemiyeti’ni’’kurarak bu çalışmalara bir statü kazandırmışlardır. Bu cemiyet oluşturduğu korosundan TRT bünyesine çok önemli sanatçılar kazandırmıştır. Yıllarca bu koronun şefliğini sürdüren sayın Taner Çağlayan ve ardından Sacit Ersoy’un da önemli katkıları olmuştur. Bu gün genç kuşak bu bayrağı taşımaktadır. Bu tutku son yıllarda belediyelerinde el atmasıyla hem TSM ve hemde THM dallarında büyük ve çocuk koroları oluşturulmuş , tempo öylesine artmıştır ki artık sivil toplum kuruluşlarıda bünyelerinde korolar kurmaya başlamıştır. Dün gece üç yıllık bir geçmişi olan Samsun Barosunun TSM konserini izledim. Bu konserde sanat yanında verilen çok önemli mesajlarıda sizlerle paylaşmak istiyorum.
Samsun Barosu son yıllarda çok güzel bir çizgi yakaladı. Çağdaş, laik anlayışla sadece meslektaşlarının değil artık Samsun’un önemli sorunlarındada aktif şekilde sorumluluk üstleniyor. O dönemki Baro Başkanı sevgili dostum Arif Yılmaz Üney’in Mobil Santral konusunda oluşturulan‘’Çevre Birlikteliğine’’ yaptığı katkıları unutmak mümkün değil. O dönemde açılan dava bir sonraki başkan sevgili dostum Ersoy Üstay’ın döneminde sonuçlandırılmış ve bu çağdışı santralın hukuk dışı yapısı kanıtlanarak santralın çalıştırılması engellenmişti. Aynı çizgiyi bu gün devam ettiren sevgili Ahmet Gürel de Samsun konusuundaki sorunlara ve çabalara desteği sürdürmektedir. Eski Baro başkanlarında sayın Alpay Sungurtekin, ikinci dönemdir bölgemizdeki diğer illerin kendi illeri adına gösterdikleri karşı çabaya rağmen Türkiye Barolar Birliğinde Samsun’u temsil etmektedir. Baromuzun bu başarısı ciddi bir birikimin sonucudur. Dün de akşamda TSM konusundaki başarılarına tanık olduk. Çok sayıda hukukçu arkadaşımızın sanatsal başarılarını alkışladık. Son iki Baro Başkanının da solist olarak seslendirdiği şarkılar profosyonelleri kıskandıracak seviyedeydi. Hepsini yürekten kutluyorum. Gecenin bir de onur konuğu sanatçısı vardı. Yılların eskitemediği Özdemir Erdoğan. SAM-SEV ‘in İstanbul Şubesi kurucularında arkadaşım akademisyen söz yazarı ve bestekar yd. doç. Zübeyde Öktem de konuk sanatçı olarak gelmişti. Çok sayıda Samsunlu söz yazarı ve bestekar da geceye renk katmıştı. İlk iki bölümdeki muhteşem Baro Koromuzun sunumundan sonra Özdemir Erdoğan unutulmaz şarkılarını sundu.4 saatin nasıl geçtiğini kimse anlamadı. Herkes popüler olabiliyor ama gerçek sanatçı olmak zor. Özveri ve sorumluluk istiyor. Dün akşam işte böyle bir sanatçı vardı. Verdiği mesajlarla geceye damgasını vurdu. Bu mesajları tüm Türkiye’nin duymasını isterdim. İşte bazıları; ‘’sanatçı yenilikler getiren ve çağdaş söylemleri olan kişi olmalıdır. Yabancı ülkelerin kendi müzik ve kültürlerini bize empoze etme çabalarını anlıyorum, ama bizim kültür bakanlarımızın kendi kültürümüze sahip çıkmamasını anlayamıyorum. Yabancı ülkelerin kendi markaları coca cola vs ile ülkemizde kendi müziklerini sunanlara sponsor olurken, bizim müziğimize hiç sponsor olduklarını gördünüzmü? Hadi bu onlar açısından doğru, ya bizim iş adamlarımızın bu konudaki duyarsızlığına ne diyebiliriz.’’Günümüzde çoğu kişinin birilerine yaranma uğruna adını dahi ağzına almaya çekindiği büyük önder Atatürk’ün ilkelerini vurgulaması büyük alkış aldı. Türkiye’yi dış ülkelerde temsile gönderilen bazı popüler sanatçıların yabancı isim kullanmalarının ve omuzlarına yaptırdıkları haçlı dövmelerin bu planlı yozlaşmanın birer ürünü olduğunu söyleme cesaretini gösterdi. Beğendiğim bu sanatçı dünkü söylemleri ile bize bu ülkede ülkesini seven herkesin gerektiğinde nasıl etkili olabileceğini bir kez daha gösterdi. Kendi öz değerlerimize ve kültürümüze sahip çıkma adına ortaya koyduğu tavırdan dolayı sayın Özdemir’e teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki tüm olumsuz gelişmelere karşın böyle cesur ve ülkeseverler olduğu sürece başımız dik gezebileceğiz.
Gecenin sonunda bir güzel mesaj da arkadaşım akademisyen-sanatçı sayın Zübeyde Öktem’den geldi. Samsun’un bu sanatsal gücünü ve birikimini yakından izleyen birisi olarak ‘’Samsun’da Üniversiteye bağlı bir TSM akademisinin kurulması’’önerisi gerçekten çok doğru bir tesbiitti. Sayın Rektörümüz sayın Prof. Dr. Ferit Bernay’ın ilgi ve dikkatine sunuyorum. SAM-SEV olarak bu konuya sonuna kadar destek vereceğiz.
Yazımın sonunda bir öneride benden. Samsun’da bu ve benzeri sanatsal ve kültürel etkinlikleri doyasıya izleyebiliyorsak bunda Atatürk Kültür Merkezinin büyük katkısı var. Ancak bu merkezin hem donanımlı hemde düz personel yetersizliği bir an önce giderilmelidir. Kışın insanları donduran kalorifer sorunu çözülmelidir. Sayın Valimizden ve İl Genel Meclisimizden Samsunlular adına bir isteğim var. Merkezin eğimli yükselişinden dolayı ana salona çıkan merdiven uzun ve yüksek. Asansör yeterli ölçüde yapılmadığı için kalabalık toplantılarda kapatılıyor. O merdiven kalp sorunu olanları ve yaşlı insanları perişan ediyor, hatta gitmekten alıkoyuyor. Bu iki taraflı merdivenden hiç olmasza birisinin yürüyen merdiven şekline dönüştürülmesi yerinde olacaktır. Bu konuda ilgi gösterecek yetkililere şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.
Gecenin sonunda konuklara sıradan plaketler yerine Samsun’un simgesi Atatürk Anıt Heykellerinin verilmesi bir başka güzellikti. Başkanı olduğum SAM-SEV adınada kendimize pay çıkarttım. Bu heykelleri yaptırarak Samsun adına çok güzel bir iş yaptığımızın zevkini yaşadım. Baromuzun ve çok sayıdaki kuruluşumuzun ödül ve hediye olarak bu heykelleri sunması ne kadar güzel ise bazı kueuluşların hala herkeste onlarcası olan plaketleri verme çabasında oluşunu bir Samsunlu olarak yadırgıyorum.
İyi haftalar ..12-HAZİRAN-2005

SADİ SUBAŞI