Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

İlaç Konusundaki Yeni Uygulamalar

İLAÇ KONUSUNDAKİ YENİ UYGULAMALARIN OLUMLU
VE OLUMSUZ YANSIMALARI

2005 yılı başında uygulamaya konan bir dizi kararla ilacın halkımıza ulaşımı ile ilgili çok önemli kolaylıklar ve değişiklikler yapıldı. Bence bu değişikliklerin çok önemli iki olumlu yönü vardı. Bunlardan birisi ;
-- Sağlık hizmeti veren üç önemli kamu kuruluşunun birleştirilmesine yönelik değişiklikler ve uygulamalar, diğeri ise;
-- İlaç fiatlarında sağlanan önemli indirimlerdi.
Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur gibi üç önemli kuruluşun birleşme sürecinin başlaması ile birlikte SSK nın Sağlık Bakanlığına devri gerçekleştirildi.
Ardından SSK lı hastalara serbest eczanelerden ilaç alması sağlandı. Bu aslında 30 yıl önce bir gece yarısı 20-25 milletvekilinin katılımı ile gerçekleştirilen bir oturumda TBMM den geçirilen bir yasa ile eczacıların elinden zorla alınan bir hakkın devriydi. Eczacıların yıllardır verdiği bir hak arama uğraşısı olumlu sonuçlanmıştı. Bu uygulamayla hem eczacıların kaybettikleri pazar payı geri veriliyor, hemde yıllardır büyük sustimallere yol açan ve SSK yı çok önemli kayıplara uğratan ilaç ihaleleri ile ilaç dağıtımındaki bir türlü kontrol edilemeyen ilaç savurganlığı sona erdiriliyordu. Bu açıdan eczacılar olarak Sağlık Bakanlığına teşekkür borcumuz olduğuna inanıyorum.
Eczacılar olarak gerek odalarımız ve gerekse Türk Eczacılar Birliği kanalı ile yıllardır ilaç fiatlarının yüksekliğini gündeme taşıyarak çeşitli önerilerle fiatların düşürülebileceğini savunuyorduk. Bu aslında eczacı camiasının çıkarına bir savunma değildi. İlacın fiatının yüksek olması sonuçta serbest eczanelere ciro artırımı yönüyle olumlu yansıyordu. Ancak ülke çıkarları ön planda tutularak, ilaç tekellerinin dayatmalarına rağmen Türk eczacısı sürekli bu iddiasını sürdürmüştü. Bugün iddialarımızın doğrulanmış olması bizim açımızdan çok sevindirici olmuştur. Yıllardır kamu kuruluşları aracılığı ile devletin hazinesi gerek yüksek fiat ve gerekse tüketimi artıracak etik dışı kampanyalarla önemli ölçüde zarara uğratılmıştır. İlaç fiatlarını Sağlık Bakanlığı tesbit ettiği halde bu soyguna seyirci kalmış ve yapılan tüm uyarıları siyasi karşı çıkış olarak yorumlama yolunu seçmiştir. Hatta aynı firmanın serberst eczane kanalı ile satışa sunduğu bir ilacı, parasını nasıl ve ne zaman alacağı belli olmayan Üniversite, Devlet ve SSK eczaneleri ihalelerinde 1/4-1/5 fiatına sattığını sorgulayamadı. Sağlık Bakanlıkları bu kadar ucuza satılabilen bir ilacın peşin para ile ilacını alan vatandaşa fahiş fiattan satışına zemin hazırlamakla görevlerini kötüye kullanmışlardır. Demek ki istenirse olabiliyormuş. Buraya kadar her şey işin olumlu yönleri. İşin bir de eczacılar yönünden aksayan ve olumsuz taraflarına göz atmakta yarar olduğuna inanıyorum.
SSK lı hastaların ilaçlarını eczanelerden alımına geçiş uygulaması alt yapı hazırlanmadan ve bilgisayarla işlem yapılmasını sağlayan kurallar tam anlaşılamadan başlatılınca, uzun bir süre kaos yaşanmasına neden olmuştur. Hala bazı aksaklıklar sürmektedir. Ama asıl sıkıntı Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur, Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurum reçetelerinde aranan hususlarda birliktelik sağlanmamış olmasıdır. Bu sorun ciddi boyutlarda sıkıntı yaratmakta , teşhisler ve diğer konularda hekimlerin yeterince bilgilendirilmemesi sonucu ortaya çıkan sorunların da sorumluluğunu ve kesintilerin diyetinin eczanelere ödettirilmesi eczacıları canından bezdirir hale gelmiştir. Kontrol birimleri zaman zaman hata ve kötü amaca yönelik olmayan yanlışların dahi düzeltilmesine olanak vermemekte, verdiği hizmetin karşılığını alma noktasında eczacılar hiçte etik olmayan , haketmedikleri aşağılanmalara uğramaktadırlar. Ödemelerin banka aracılığı ile eczane hesaplarına çıkartılamsı bir kolaylık olarak 2 yıldır uygulanmasına rağmen görülen aksaklıklar bir türlü tam olarak giderilememiştir. Bazı kurumların hangi fatura karşılığnın hesaba gönderildiği bir türlü öğrenilmemekte ve zaman zaman sürtüşmelere neden olmaktadır.
SSK ile yapılan sözleşmelerde bulunmayan bir uygulama yeni güvensizliklere zemin hazırlamıştır. Reçete kontrolları sırasında bulunacak hataların mali değerinin % 7 nin kontrol eden eczacı ve hekimlere ödenecek olması kafaları karıştırmıştır. Özelliklede kesintilerin açıklamasının eczanelere gönderilmemesi, bu uygulamanın hiçte istenmeyecek olaylara ortam yaratacağı endişelerini beraberinde getirmiştir. Eczacı çözemediği durumlarda net bir bilgi alamamakta ve hasta ile karşı karşıya gelmektedir. Kontrol birimleri anormal bir yükün altına sokulmuşlar ve hiçbir şekilde kabul edilemiyecek fiziki koşullarda çalışma ortamında çalışmaya zorlanmışlardır.
Eczacılar, düşürülmüş bu günkü kar oranları ile büyük ekonomik koşulları sağlamak durumunda kalmışlardır. Kurumlar arası uygulama
farklılıkları ve bigisayarla alınan onaylarda yaşanan gecikmeler aksamaları ve eczanelerdeki personel sayısı ile ekipman artırımlarını da bereberinde getirmiştir. Eczacı artık hastası ile ilginmekten çok kurum reçetelerinden doğan pürüzleri çözmek zorunda kalmıştır. Hastanelerin, hekimlerin ve kurumların eksiklerini gidermekte eczacıların sorunu haline gelmiştir.
Bence eczane eczacısını bekleyen ufuktaki en büyük tehlike zincir eczaneler ile ilgili uygulamadır. İMF programları ile Türkiye’de bu zincir eczanelerin gündeme getirilmek istenmesi bu mesleğin sonu olacaktır. Devletin en büyük alıcı olduğu ilaç pazarı ne yazık ki yabancı tekellere terkedilmiştir. İMF dayatmaları ile hızla gelişen yerli ilaç sanayi bitirilmiştir. Yerli hammadde üretimi durmuş ve yerli ilaç firmaları dahi ilaç tekellerinin pazarlayıcısı olarak görev yapmaktadır. Bu gelişmelerin son halkası olarak arkasında yabancı ilaç tekellerinin olacağı zincir eczaneler gündeme geldiğinde, marketlerde her türlü denetimden uzak tüketimi özendiren reklamlarla ilaç satan birimler oluşacaktır. Devletin en büyük alıcı olduğu bu pazarda kurumların geç ödemeleri ile firmalara para dönüşümündeki sıkıntı da kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Çünkü bu zincirler de yabancı kaynaklı olacak ve devlet alacakları az sayıdaki bu zincir kuruluşlarda toplanacak ve yabacı tekellerin bu paraları kaynağından kesilebilecektir. Nasılmı? İMF anlaşmaları ile zaman Ülkemize verilen kredilerden bu ilaç alacakları peşin olarak kesilerek bu tekellere ulaştırlabilecektir. Eczacılar da bu zincir eczanelerde birer personel durumuna düşecektir. Umarım böyle bir tablo gerçekleşmez.
Tüm meslektaşlarımıza sabır ve sağlıklı günler diliyorum. iyi haftalar..
17-temmuz-2005
Ecz. SADİ SUBAŞI