Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Sivil Toplum Kuruluşlarına Haksızlık Yapılıyor

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINA TEPKİ NEDEN?

Siyasilerin sivil toplum kuruluşlarını doğru algılamak yerine, rakip gibi görüp onlara tepki koymak moda olmaya başladı. Bu konuda birkaç kez yazı yazdım. Ancak, geçen hafta içersinde STO Başkanı Sayın Adnan Sakoğlu’nun başkanlığında toplanarak bir durum değerlendirmesi yapan bölgemizde ki ticaret odaları ile borsa başkanlarının kamuoyuna yaptığı basın açıklaması üzerine, siyasilerden gelen amacını aşan karşı açıklamalar bir kez daha aynı konuyu işlememe zemin hazırladı.
Bu tür gelişmeler gerçekten de siyasetçilerimiz açısından büyük şanssızlık. Bir yandan AB ne entegre olmaya çalışacaksınız, bir yandan sivil toplum kuruluşlarını günümüz demokrasilerinin en önemli kuruluşları olarak tanımlayacaksınız, sonrada durum değerlendirmesi yaparak bunu kamuoyu ile paylaşan oda ve borsa başkanlarına tepki koyacaksınız. Üstelik de ekonomik konularda en çok söz sahibi olması gereken sivil toplum kuruluşlarıyla ters düşeceksiniz. Olmaz böyle şey. Ama bunlar bu Ülkede olağan hale geldi . Bu STK ları arka bahçeleri gibi gören siyasi anlayış tarzının doğal sonucudur. Geçen yazımda da belirttiğim gibi, STK lar muhalefette ki siyasilerin sempati ile baktıkları kuruluşlardır. Ne var ki, iktidar olduklarında bunun tam tersi olur ve STK lar artık siyasiler için adeta birer rakiptir. Çünkü STK ların toplumun çıkarları adına sorum üstlendiklerini ve bunun gereği olarak bir anlamda denetleme görevleri olduğu gerçeğini bir türlü doğru algılayamazlar. Siyasiler için en muteber STK lar, onlar gibi düşünen, onlara her ortamda destek verenlerdir. Bu destek kalkınca onlarda gözden düşerler.
Olayların böyle gelişmesinden sadece siyasiler mi sorumludur ?
Tabii ki bunda STK yöneticilerini de çok önemli payı vardır. Nitekim son olay bunun en somut örneğidir. STK yöneticilerinin zaman, zaman asli görevlerini unutup işe siyaset bulaştırmaları ve buraları siyaset için basamak olarak görmeleri bu yanlışlıklara zemin hazırlamaktadır. Hatırlayacağınız gibi geçen yılın başında “ teşvik olayı “ gündeme geldiğinde Samsun’un uğradığı büyük haksızlığa tepki gösteren 80 civarında STK SAM-SEV’in öncülüğünde ortak tavır belirleyerek büyük çaba harcarken en çok içinde olması gereken Ticaret Odası ile Borsası başkanları destek vermemişler, tam tersine hükümet kanadının yanında yer almışlardı. Kaderin bir cilvesi herhalde. O gün Samsun uğradığı bu haksızlığa isyan eden STK yöneticilerine “ teşvik gözlerine girsin “ diyebilecek kadar hoşgörü sınırlarını aşan milletvekili, bu gün benzer tavrı dün yanında yer alan Ticaret Odası ve Borsa Başkanlarına koymaktan kaçınmadı. Gerçekten ibret alınacak bir gelişme.
Burada bir önemli noktada, STK ların yeri geldiğinde birbirlerine destek verememesi ve uğranılan haksızlıklara seyirci kalınmasıdır. Bugün gelinen nokta, asli görevlerin sorumluluğunu üstlenmek yerine , siyasete angaje olmanın sonucudur.

Bir buçuk ay kadar önce SAM-SEV yönetimi yerel basına tam sayfa ilan vererek tüm kurum ve kuruluşları Samsun’un çıkarları doğrultusunda ortak çalışma yapmaya davet etmiş ve çok önemli bir adım atmıştı. Ne yazık ki, bu çağrıya hiçbir STK dan olumlu veya olumsuz cevap gelmezken, kentimizin bir yerel yöneticisi “bir takım odaklar karamsar tablolar “çiziyor şeklinde açıklamalar yapmıştı . Dün buna seyirci kalanların bu gün söyleyebilecekleri çok şey olamaz.
Bu örnekler STK ların yeni bir strateji belirlemesini zorunlu kılıyor diye düşünüyorum. Bir de zaman, zaman bazı STK başkanlarının konumlarını göz önüne almadan ve ayırım yapmadan STK ları görev yapmamakla suçlaması da bir başka garip durum.
Bu tür olumsuzlukları yaşamamak adına, toplumun çıkarlarını ön plana almak ve Samsun’u ortak payda olarak algılamak yapılacak en doğru iş diye düşünüyorum..
İyi haftalar. 29-Nisan-2006
SADİ SUBAŞI