Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Lanet Olsun…

sadisubasi@ttnet. net. tr SUNUŞ

LANET OLSUN

Çarşamba akşamı ulusal TL kanallarında, Perşembe günüde ulusal yazılı basında yayınlanan Samsun ile ilgili görüntüler ve sözler laik ve çağdaş cumhuriyetimizin simge kenti Samsunluları derinden yaralamıştır. Olay Samsunluları ayağa kaldırmıştır. Bizler bunu haketmedik. Bu haberlere zemin yaratanlara lanet olsun. Samsun çok kalleş bir gol yemiştir. Olan olmuştur. Komplo kokan bu olayın sorumluları ortaya çıkartılıp tüm Türkiye kamu oyuna ilan edilmedikçe, bu çamuru üzerimizden atmamıza olanak yoktur. Bu iş kişiselliğe dökülüp, bundan hangi amaçla olursa olsun çıkar sağlanmaya çalışılır ve konu istismar edilir veya hafife alınırsa bunun sonuçları çok ağır olur. Tepkiler büyüktür. Samsun kamuoyu günlerdir bu konu ile yatıp kalkmaktadır. Samsun içersinde sürdürülen bu kampanyaların bir yarar getireceğine inanmıyorum. Olay çarpıtılmaya başlamıştır. Öyle veya bu olay olmuştur. Olayı serinkanlı ve programlı olarak çözmek zorundayız. Olay söylendiği gibi akılsızca yapılmamış, tam tersine oskar alacak kadar güzel sunulmuştur. Yapılacak ilk iş, bu olayı yok kabul etmek yerine, yasal işlemleri hızlandırıp suçluları bularak Türkiye kamoyuna duyurmak olmalıdır. Bunlar yapılmaz ve kamuoyu ikna edilemezse bu yafta boynumuzda asılı kalır. Bunun çokta kötü örneği vardır. Egenin şirin ilçesi Menemen’in çoğu kişi yerini dahi bilmez ama, Menemen deyince herkesin aklına menfur irticai ayaklanmanın simgesi olmuş ‘’Kubilay’’ olayı gelir. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna giden yolun kilometre taşlarından birisi olan tarihi’’ Sivas Kongresi ‘’ile anılan Sivas, bugün neyazıkki önceki yıllarda yaşanan aydın katliamı nedeniyle ‘’Sivas Katliamı’’ile anılmaktadır. Ne Menemenliler ne de Sivaslıların tümüne mal edilemeyecek, hatta Sivas’a dışardan gelen grupların yarattığı bilinen olayların çirkin yaftası bu kentlerin boynunda asılı kalmıştır. Samsun’daki olaylar bu pencereden bakılınca hafife alınamaz. Bu işe başta tüm milletvekillerimiz siyasi rant hesabı ile yaklaşmadan ortak tepki koymak zorundadır. Sivil toplum kuruluşları tepkilerini ortaya koymuştur. Ancak gözüken o ki, enerjimizi ve ekonomik gücümüzü iç sahada yaptığımız eylemlerde harcıyoruz. Dışa, yani Türkiye kamuoyuna açılmamız lazım. Gazetecilere yapılan her saldırıda onlara sahip çıkan Gazeteciler Cemiyeti bu işede el koymalıdır. Bu iğrenç haber eğer asparagas ise sorumlularını cezalandırmalı ve tüm Türkiye’ye duyurmalıdır. Bir kentin geleceğini etkileyecek bu habere duyarsız kalamazlar. Bu işte basında yara almıştır. Bir başka yanlışımızda işin yanlış bir platforma çekilmeye başlamasıdır. Kişileri aklama kampanyası ile bu çamuru kent olarak üzerimizden atamayız. Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’ada haksızlık yapılmaktadır. Kendisini yakından tanıyan birisi olarak böyle bir yanlışa girmeyeceğini çok iyi biliyorum. Yapılan aklama kampanyaları farkında olunmadan Sayın Başkana zarar vermektedir. Sanki sorumlu oymuşta kendisini aklamaya çalışıyormuşuz gibi bir imaj yaratılmaktadır. Bu olayı başından sonuna kadar reddetmek zorundayız. Sayın Başkan zaman geçirmeden yapılan çağrılara uyarak bu TV kanallarına çıkmalı ve bu olaydaki yanlışlıkları net bir şekilde haykırmalıdır.
Zaman geçirilmeden sivil toplum örgütleri bir araya gelip ekonomik gücümüzü birleştirmeli ve ortak bir tepki segilemeliyiz. Bu haberlerin çıktığı Ulusal Gazetelere paralı ilan vererek tam sayfa Tüm Türkiye’ye bu komployu anlatmalıyız. Bu organizasyon için SAM-SEV başkanı olarak çağrı yapıyorum. Hesabımızı doğru yapalım Çağdaş Cumhuriyet rejimi üzerinde oynanan oyunlar göz önüne alınınca bu olay çok daha önem kazanmaktadır. Bu gazetelerin köşe yazarlarına tepkimizi mutlaka herkes göndermeli ve Samsun’un hakederek aldığı, 19 Mayıs kenti imajına ve çağdaş değerlerine tüm Kentin sahip çıktığını duyurmalıdır. Ben SAM-SEV başkanı olarak okuduğum Hürriyet ve Millyetin köşe yazarları Hasan Pulur, Meral Tamer, Melih Aşık, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan ve Yalçın Bayer’e aşağıda göreceğiniz yazıyı gönderdim.
Salı akşamı KLÂS TV de benimde davetli olduğum bir programda bu olay tüm boyutları ile tartışılacak. Sizlerden bu programı izlemenizi rica ederek iyi haftalar diliyorum. 27-EYLÜL-2004

SADİ SUBAŞI