SAMSUNSPOR’UN ASIL SORUNU GÜVEN BUNALIMIDIR..
Samsunspor yarım asra yakın tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Üzülerek söylemek gerekirse gelinen nokta, son yıllarda her konuda darbe yiyen Samsun için tam bir kâbus. Süper Lig’den düştüğümüz ilk yılımızda, şampiyonluk parolası ile başladığımız lig-A’dan da düşmekten son anda kurtulduk. Bu karamsar tablo karşısında her Samsunlu gibi benim de içim yanıyor. Samsunspor’un içine düştüğü bu utanç verici durumu değerlendiren bir yazı yazmak üzere en az üç kez bilgisayarımın başına oturdum. Ancak her defasında, yazacağım yazıya yapılan akıl almaz yanlışlara değinerek başlamam gerektiğini gördüm. Bunu yapmanın da, zoraki görev kabul etmiş yönetimlere karşı çok ahlaki olmayacağı düşüncesi ile yazıyı yazmaktan vaz geçmiştim. Ne var ki, son on beş gün içersinde Samsunspor’un sorununa çözüm bulmak amacıyla yapılan toplantılarda yaşananlar artık beni bu yazıyı yazmaya zorunlu kıldı.
Özellikle 23 Haziran Cumartesi günü Ortak Çalışma Grubunun Büyük Otel de düzenlediği istişare toplantısında ki konuşmalar ve ertesi günü basına yansıyış şekli beni üzdü ve bazı şeylerin artık Samsunspor kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini düşündüm.
Kısaca son bir ayın gelişmelerine değindikten sonra bu konuya girmek istiyorum. Samsunspor’un sezon içersinde yaşadığı inanılmaz yanlışlar ve zar, zor Lig-A da kalmasından sonra, aldığı büyük tepkiler sonucu hatırlanacağı gibi yönetim Kurulu Olağanüstü Genel Kurula gitme kararı almıştı. Genel Kurulda yönetime talip çıkmayınca, kulübün kayyuma kalması gündeme gelmiş ve bu durumu önlemek için Olağanüstü Genel Kurulu Yöneten Divan Başkanlığı yapılan bir öneriyi de değerlendirerek Genel Kurulu ileri bir tarihe ertelemişti. Başkan Sayın Mazhar Başoğlu da artık kesinlikle görev kabul etmeyeceğini açıklayarak istifa etmiş ve Sayın Temel Camadan yenilenecek genel kurula kadar başkanlık görevini üstlenmişti.
Samsunspor Divan Kurulu Başkanı Sayın Ediz Durmuş Bilgin ve Sayın Temel Camadan Başkanlığında sürdürülen çalışmalar da sonuç vermemiş, bu zor dönemde sorumluluk üstlenecek bir başkan adayı bulunamamıştı. İşlerin git gide çıkmaza girmesi üzerine Samsunspor tesislerin de düzenlenen ve çok sayıda kişinin davet edildiği kokteyle de beklenen katılım sağlanamamış, yapılan konuşmaların da karamsar bir tablo çizmesi üzerine, söz alan Valimiz Sayın Hasan Basri Güzeloğlu Samsunspor’a sahip çıkan konuşması ile Samsunspor camiasını biraz olsun rahatlatmıştı.
Sonra ki günlerde Valimizin öncülüğünde, Vali Yardımcısı Sayın Mustafa İngenç’in Başkanlığında bir “Çalışma Gurubu” oluşturularak ekonomik destek sağlamak üzere bir dizi çalışma başlatılmıştır. Yaptırılan yardım kumbaraları kentin belirli yerlerine konarak geniş bir halk kesiminin katkısının sağlanmasına çalışılırken, Sayın Valimizin çağrısı ile tüm çalışanlardan bir kereye mahsus olmak üzere 10.00 YTL. toplanması kararı da uygulamaya konulmuştur. Yine Sayın Valimizin yazılı talebi doğrultusunda, Sivil Toplum Kuruluşları üyelerinden para toplayarak Valiliğin açtırdığı Tekstilbank hesabına aktarılmak üzere yardım kampanyaları başlatmıştır.
Bunlar yapılırken, Ortak Çalışma Gurubu da 23/Haziran/2007 Cumartesi günü Büyük Samsun Otelinde bir danışma toplantısı düzenleyerek tüm eski sporcuları, teknik adamları, eski yöneticileri, taraftar guruplarını ve basın temsilcilerini görüş alış verişi için davet ediyordu. Toplantı da Sayın Camadan’ın kulübün son mali durumunu açıklamasından sonra söz alan ilk konuşmacıların çizdiği karamsar tablo ve eski başkanlardan Sayın Hakkı Tomaç’ın “2010 yılına kadar hiç kimsenin bir şey beklememesi gerektiği” yönündeki sözleri Samsunspor’un içinde bulunduğu durumu açıkça özetliyordu. Sayın Resul Akçay’ın açıklanan borcun içindeki yönetici alacaklarının miktarını sorması ve bu alacaklardan çok küçük boyutlu olanlarına dahi temlik konduğunu, bunların bağışlanıp bağışlanmayacağını sorması ve Samsunspor yönetiminde görev almanın bir bedeli olması gerekir yönünde ki sözlerinden bir süre ben söz aldım ve özet olarak şunları söyledim;
“ Sayın Valimizin Samsunspor’a sahip çıkmasına teşekkür ederek, toplanacak yardımlar konusunda sokakta ki insanların yönetimlere güveninin kalmadığını” dile getirdim. “En güçlü bankaların dahi bir söylenti sonucu tüm mudilerinin banka kapısına dayanması ile çökebildiğini, Samsunspor’un bugünkü durumunun da buna benzediğini” anlattım. “Samsunspor Kulübü’nün önceki yıllarda yerel yönetimler ve kentin diğer birimlerinden hemen hemen bir katkı alamamış olmasına rağmen, son iki yılda özellikle Büyük Şehir Belediye Başkanlığının yarattığı kaynaklar ile işadamlarımızdan çok önemli maddi destekler gördüğünü” belirttim. 2. BÖLÜM
“Ne var ki, yönetimlerin bu kaynakları iyi kullanamaması sonucu kulüp hem küme düşmüş, hem de bugünkü çıkmaza girilmiştir. Sadece bu yıl takıma hiçbir katkısı olmayan 15–16 oyucu alınmış ve yıl içersinde bunlarla sözleşme yapılamayışı ve sözleşmesi olanlara da paralarının verilememesi sonucu, oyuncular serbest kalarak Samsunspor’a bir kuruş para kazandırmadan başka kulüplere gitmişlerdir” dedim.
“Bir kulübün oyuncuları o takımın sermayesidir. Samsunspor bugün bütün sermayesini kaybetmiş durumdadır. Ortada büyük bir güven bunalımı vardır. Bu olumsuz tablo sonucu oyuncularda ve taraftarlarda büyük bir güvensizlik oluşmuştur. Bunun da yardım konusunda çekimserlik yarattığını, o nedenle 09/ Temmuz / 2007 de yapılacak Olağanüstü genel Kurul’da görev alacak yönetimin Sayın Valimiz tarafından şimdiden belirlenerek kamuoyuna duyurulmasının yararlı olacağını” söyledim. “Ancak güven sorunun böyle aşılabileceğini, bunun örneğinin geçmişte denendiğini ve çok da yararlı olduğunu söyleyerek, “Merhum Menteşoğlu’nun 2. dönem yönetim kurulunun oluşturuluş şeklini” anlattım.
Hatırlanacağı gibi 1984 yılında Samsunspor’a uzun yıllar sonra para verebilecek bir başkan bulunmuş, ancak futbolla o güne kadar ilgisi olmamış rahmetli Menteşoğlu’nun ortaya koyduğu paranın ilk dönem yönetimi sırasında iyi yönetilemediği endişesini yaşayan dönemin Valisi, Menteşoğlu’nun 2. dönem yönetiminin oluşmasına müdahale ederek yönetimin oluşturulmasına bizzat katkı sağlamıştı. Futbolu ve Samsunspor’u iyi bilenlerle, bürokrasinin ve iş dünyasının önde gelen güvenilir isimlerinden oluşan bir yönetim hazırlanarak Genel Kuruldan geçirilmiş ve bu yönetimle rahmetli Menteşoğlu döneminde büyük başarılara imza atılmıştı. O günden farkımızın bugün paralı bir başkanın olmayışıdır, ama şimdide kaynak yaratmaya azimli bir Valimizin olduğunu” söyleyerek, “yönetimsel güven bunalımının aynı yöntemle aşılabileceğini ve yardım kampanyasının ancak ondan sonra yarar sağlayabileceği” hususunda ki önerimi sundum. Bu tür iyi niyetli önerimin dahi alınganlıkla karşılanmasını anlamakta sıkıntı çekiyorum.
Ertesi gün gazetelerde aynı kalemden çıktığı anlaşılan, “Geçmişe dayalı bir konuşma yapan SAM-SEV Başkanı Sadi Subaşı’nın konuşmasının ardından söz alan Temel Camadan’ın biz geleceği arıyoruz, yeni bir yol haritası çizmeye çalışıyoruz tavrı güven veren ortamı hazırladı” şeklinde bir cümle yer alıyordu. Bu yorumla benim söylediklerimle, okuyucuların kafası karıştırılıyor ve sanki sadece eski defterleri karıştırdığım şeklinde bir anlamaya neden olunuyor ve yaptığım önerilerin tümü bir kalem de çiziliyordu. Böyle bir habercilik anlayışını kabul edemiyorum. Kabul edemediğim bir başka konu da, mevcut yönetimin bu kadar yanlışa rağmen hiçbir eleştiriye hoşgörüsünün olmayışıdır. Zor bir dönem de sorumluluk alma özverisini gösterdikleri için son iki dönem de görev alan gerek Sayın Adnan Ölmez ve gerekse Sayın Mazhar Başoğlu Yönetimine karşı zaten her kesimce olabildiğince hoşgörü gösterilmiştir. Bir iki cılız eleştiri dışında çok önemli bir eleştiri yapıldığı da söylenemez.
Ben, tüzüğüne Samsunspor’a destek anlamında çok önemli maddeler koymuş ve tüzüğünde kapanması halinde mal varlığının Samsunspor’a devredilmesi şeklinde hüküm bulunan bir vakıf olan SAM-SEV adına oradaydım. Bugüne kadar gücünün yettiği kadar Samsunspor’a destek olmaya çalışan, Samsunspor’a karşı yapılan her olayda ilk tepkiyi koyan, Fenerbahçe Kulübü gibi bir kulübün Samsunspor’a özür mektubu göndermesini sağlayan SAM-SEV adına, geçmiş dönem de başarılı olan bir yöntemi söyleyemeyeceksem ne işim vardı orada?
Samsunspor tarihinde hiçbir dönemde görülemeyecek kadar kentsel bir para desteği son iki dönemin yönetimlerine verilmiştir. Samsunspor tarihinin en büyük yanlışları da bu iki dönem de yaşanmıştır. Samsunspor’a ilk kez siyaset bu iki dönem de bulaştırılmıştır. Bunlar bugüne kadar yüksek sesle söylenmemişse nedeni, bu zor dönemde taşın altına elini sokma özverisini gösteren yönetime karşı gösterilen anlayıştır.
Bu zor dönemin atlatılmasında herkes üzerine düşen olgunluğu göstermek ve Sayın Valimize yardımcı olmak zorundadır. Olaylara uzak durmak veya bir iki yönetim kurulu üyesi dışında ki yöneticilerin ortalıkta gözükmemesi anlaşılır gibi değildir. Samsunspor’u bugünkü çıkmazdan çıkartana kadar, en çok çabayı göstermek de, en çok onların görevi olmalıdır diye düşünüyorum.
Bu toplantıda alınan bence en yararlı karar, Samsunspor’un alt yapıdan gelen gençlerimizle yola devam etmesi kararıydı. Toplantıya katılan ve söz alan eski dönemlerde görev almış teknik adamlarında ortak düşüncesi buydu. Yıllardır hep bu fikri savunmuş birisi olarak bende bu kararı yürekten destekliyorum. Ve inanıyorum ki, kendi çocuklarımızla bu dönem bir yığın para verilerek alınan lejyoner ordusunun Samsunspor’u içine düşürdüğü perişanlığı yaşamayız. Zaten içimizden birisi olan Hakkı Hoca’nın başa gelmesi ile bunun işaretlerini gördük. Takımın bel kemiği olan Kenan dahi, yanına monte edilmeye çalışılan Tufan ve Evren yüzünden alışılan randımanı veremezken, Hakkı Hoca’nın gelmesi ile takımda yer bulan genç Emre Balak ile defansın toparlanması ve Kenan’ın da eski performansını yakalaması buna en güzel örnek değil mi? Gençlerimize güveniyorum ve sonuç ne olursa olsun taraftarlarımızın da sonuçlarına yürekten katlanacaklarına inanıyorum.
02 Temmuzda yapılacak ilk genel Kurul’da yeterli çoğunluk olmayacağına göre, 09 Temmuz tarihinde yapılacak Olağanüstü Genel Kurula çok az süre kalmıştır. Samsunlu 09 Temmuz da önemli bir sınav verecektir. Kırgınlıkları ve diğer hesapları bir yana iterek bu işin liderliğini yapacak bir başkan adayının ortaya çıkarılması veya Sayın Valimizin yukarıda anlattığım formülü uygulamaya koyması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Haydi! Gerçek Samsunlular ve Samsunspor sevdalıları el ele verelim ve en önemli markamızı ayağa kaldıralım. İyi haftalar.. 30 / Haziran / 2007
Ecz. SADİ SUBAŞI