Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

İki Konu, İki Yorum…

İKİ KONU, İKİ YORUM.
Bugün sizlerle paylaşmayı düşündüğüm konuya girmeden bölücü terör örgütü PKK’nın hafta sonu Diyarbakır’ı hedef seçen eylemini kınamak istiyorum. PKK terör örgütünün gerçek yüzünü bugüne kadar görmek istemeyen ve bu terör örgütünü şımartan ABD ve AB’nin nihayet PKK’yı dışlaması, PKK’yı çaresizliğe ittiği anlaşılıyor. Bu örgüt artık Kürt kökenli vatandaşlarımıza da zarar vermeye başlamıştır. Korkarım bu eylemler Türkiye’nin her bölgesinde bizlerle iç içe yaşayan, ama en çok da İstanbul’da son derece önemli konumlara gelmiş ve bugüne kadar hiçbir baskı görmeden gerek ticari ve gerekse sanatsal alanda yaşamlarını sürdüren Kürt kökenli vatandaşlarımızın da huzurunu kaçıracaktır. PKK’nın bugünlere gelmesi için içerden ve dışardan destek verenlerle, bu sorunu oy hesabı için kullanan siyasetçilere lanet olsun. Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı’dan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.
Ülke olarak birlik ve beraberlik içersinde dik durabildiğimiz sürece bu hain baş kaldırı da bundan öncekilerde olduğu gibi yok olup gidecektir. Ancak çok hassas bir bölge de bulunan ülkemiz, ekonomik bağımsızlığını kazanamadığı sürece bu belayı defetse dahi, topraklarımız da çıkarı olan sömürgeci dış odakların başımıza yeni dertler açacağını hiçbir zaman unutmamalıyız.
MECİDİYE CADDESİ’NİN DRAMI.
Gelelim bugünün konusuna. Benim kuşağımdan olanların “ hadi bir Mecidiye yapalım” diye adlandırarak akşam turları attıkları Samsun’un nostaljik caddesi Mecidiye, bundan üç yıl kadar önce anlaşılması güç bir şekilde yok edildi. Yeni alternatiflerine rağmen Mecidiye Caddesi hala Samsun’un vazgeçilmez ticari merkezidir. Çağdaş kent iddiasında olmanın yolu, kentlerin yaşamı ile özdeşleşmiş yer ve yapıları korumaktan geçmektedir. Ancak üzülerek söylemek gerekirse Samsun bu yönden çok şanssız bir kenttir.
Bir dönem bu kenti yönetenler, Samsun mimarisinin örnekleri ile dolu olan ve adeta Samsun ile özdeşleşmiş Çiftlik Caddesini sığ şehircilik anlayışı ile katletmişlerdir. Bugün, o birer mimari şaheseri olan evlerin yerini alan bitişik nizamla yapılmış dokuz katlı apartmanlar, Çiftlik Caddesini taş yığınına çevirirken trafiği de işkence haline getirmiştir.
Günümüzde de bu yanlışın bir benzeri Mecidiye Caddesinde uygulanmış ve iki bölümden oluşan Mecidiye Caddesi ( yeni adı ile Gazi Caddesi) garip bir geçit ile birbirinden kopartılmıştır. Bu geçit son beş yıldır Samsun’a gelmemiş Samsunluların gördüklerinde, “ bu yanlışa nasıl izin verdiniz? “ diyerek feveran ettiği bir şehircilik faciasıdır. Bu geçit inşaatı başlarken Samsun Mimarlar Odası Şube Başkanı Sayın Mimar Sacit Acar’ın görüşlerinin ve uyarılarının dikkate alınmamış olması düşündürücüdür. Basit bir yaya geçidi yapılması ile çözülebilecek sorun, dükkânlar yapmak için olsa gerek, şehirlerarası otoyolları çağrıştıran bir zorlama ile bugünkü hale getirilmiştir. Bir dükkân hariç diğerlerinin kaderine terkedilmiş olması da yapılan yanlışın boyutlarını göstermektedir.
Mecidiye Caddesi’nin Gazi Müzesi’nden Konak Sineması’na kadar olan bölümünün bir tarafı bu geçitle kapatılırken Gazi Müzesi önü de babalarla araç girişine kapatılmıştır. İki tarafı da kapalı bu bölgede SSK İl Müdürlüğü, Çalışma Bölge Müdürlüğü ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığı gibi kamu kurumları ile onlarca işyeri ve doktor muayenehanesi bulunmaktadır. Bu işyerlerine mal getirmek, binalara kalorifer yakıtı almak, doktora hasta getirmek büyük bir sorun haline gelmiştir. Bu geçidin Cumhuriyet Meydanı tarafında kapalı otopark girişi, Mithatpaşa Lisesi tarafında ise dolmuş durağı bulunması nedeniyle kısa süreli de olsa araçla Mecidiye Caddesi’ne hasta ve mal getirmekte de büyük sıkıntılar yaşanmaktadır.
Bunları hepsi bir yana yaşanan asıl sorun acil durumlarda bu bölgeye itfaiye ve ambulans girişlerinde yaşanmaktadır. Şimdiye kadar yangın olayı yaşanmaması bir şanstır. Ancak acil ambulans gereken üç olayda yaşadığımız sıkıntılar, korkarım bir gün hasta için çok önemli olan acil müdahalenin gecikmesi ile hastanın kaybedilmesine neden olacaktır.
Eczanemin bu bölümde olması nedeniyle, burada oluşacak ani rahatsızlıklarda ilk başvurulan yer eczanem oluyor. Mesleki yönden yapmam gereken ilk müdahaleyi yapsam da, anında 112 acili çağırmak zorunda kalıyoruz. Son olarak 05 Ocak 2008 Cumartesi günü yeni bir olay yaşadık. Cadde üzerinde aniden baygınlık geçiren hasta için 112 acil ambulansı çağırdık. Beş dakika sonra ambulansın sireninden bölgeye geldiğini anladık, ancak ambulans olay yerine bir türlü gelemiyordu. Sonunda ambulansı Cumhuriyet Meydanda terk eden görevli doktor ve yardımcı sağlık personeli on dakika sonra ellerinde sedye ve ilk müdahale çantaları ile üst geçidin yanından koşarak ulaşabildiler. İlk müdahale de durumunu kritik görmüş olacaklar ki, vatandaşlarında taşımaya yardımcı olmaları ile hasta uzunca bir mesafeyi sedye ile taşınarak ambulansa götürülebildi. Hastaneye kaldırılan hasta, eğer bu gecikme nedeniyle kaybedilmiş olsaydı bunun diyetini kim ödeyecekti? O can nasıl geriye getirilecekti merak ediyorum. Bu konuyu bir kez daha yazmıştım. Gerekli önlemi almak için bir yangın veya bir can kaybımı bekleniyor?
Samsun adına güzel şeylerin yapıldığı bir döneme bu geçit yakışmıyor. ÖNEMLİ BİR İŞLEVİ DE OLMAYAN BU GEÇİDİN KALDIRILARAK MECİDİYE CADDESİ’NİN ESKİ HALİNE DÖNÜŞTÜRÜLMESİNİ ÖNERİYORUM. YANLIŞTAN DÖNMENİN DE BÜYÜKLÜK OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR.

SAMSUNLU TİYATROCULARIN BAŞARISI..
Geçen haftaki yazımda Samsun’un sanatsal alanlarda çok başarılı olduğunu yazmıştım. Bu alanlardan birisinin de amatör tiyatro gruplarının olduğu belirtmiştim. Zaman zaman izlediğim oyunlardan bir Samsunlu olarak büyük zevk alıyorum. Bin bir zorluk içersinde ayakta durmaya çalışan bu grupların özverili çalışmasını alkışlamak lazım. Aslında Samsunlular olarak bizim bu oyunlara yeteri kadar destek olduğumuz söylenemez. Bu tiyatro sevdalısı sanatçılarımız zaman zaman Samsun dışına da çıkarak oyun sergiliyorlar.
Bu gruplardan birisi olan SAMSUN SANAT TİYATROSU bu kez çok iddialı bir oyunu sahneliyorlar. Sayın Turgut Özakman’ın geçtiğimiz yıl en çok okunan eser unvanını alan “ ŞU ÇILGIN TÜRKLER’İ ” oynuyorlar. İki hafta önce seyretme şansım oldu. Gerçekten harika oynuyorlar. Kurtuluş Savaşı’nın hangi koşullarda kazanıldığını yeniden bizlere hatırlatan oyunun başarısı artık Samsun sınırlarını aştı. Sanırım şu anda Güney ve Güneydoğu Anadolu Bölgemiz il ve ilçelerinde oynuyorlar. Atatürk’ün adının unutturulmaya çalışıldığı bir dönem de, hem de en hassas bölgelerde bu oyunu oynamak yürek işi olsa gerek. Samsun’da ki 19 Mayıs Törenlerinde Atatürk’ü canlandırması ile ünlenen Samsun sevdalısı sanatçı dostum Yaşar Gündem bu oyunda da Mustafa Kemal rolünü üstlenmiş. Oyunu zaman zaman geldiği Samsun’da mutlaka seyretmenizi öneriyorum. Oyunda rol alan sanatçı kardeşlerimi yürekten kutluyorum. Samsun’un diğer kentlerde tanıtımına da katkıda bulundukları için ayrıca teşekkür ediyorum.
İyi haftalar.. 06 OCAK 2008

NOT: geçen hafta ki yazım da “ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ YÜRÜTME KURULU” üyelerinin ismini yazarken, bu birlikteliğin ilk günden beri içersinde olan ve çok ciddi katkılar veren KESK’i atlamışım. Bu dikkatsizliğim için başta Başkan Sayın Yusuf İnci olmak üzere tüm KESK üyelerinin affına sığınıyorum.

SADİ SUBAŞI