PEMBE PENCEREDEN SAMSUN’A BAKIŞ.
1971 yılından bugüne kadar gerek mesleki ve gerekse sosyal içerikli konularda araştırma, rapor ve köşe yazısı niteliğinde bine yakın yazı yazdım. Bunların bir kısmı mesleki dergi ve bültenlerde, bir kısmı da mahalli dergi ve gazetelerde yer aldı. Son 17 yılda yazdıklarımı geçtiğimiz ay dağıtımına başladığım ”DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN” adlı altıyüz kırk sayfadan oluşan kitabımda topladım. Mesleki konularda ki araştırma, rapor ve makale türü yazılarımı da, 40 yıllık meslek yaşamımda iz bırakan anılarla süsleyerek yayınlama çalışmalarım sürüyor.
Yazın hayatım sırasında çok sayıda eleştiri ve destek mesajları aldım. Son altı aydır yazılı gelen mesajları bilgisayar ortamında bir dosyada topluyorum. Büyük bir mutlulukla söylemeliyim ki, yazılarımı sürekli takip eden bir okuyucu kitlesi oluştu. Sadece Halk Gazetesinde ki yazılarımı internet aracılığıyla okuyanların sayısı, zaman zaman 300’leri aşıyor. Yazılarıma gelen cevap mesajlarını Halk Gazetesinin internet sayfasında yer alan yazılarımın dip notlarında görebilirsiniz. Beni sevindiren asıl konu gelen mesajların % 90’ın olumlu ve destek anlamında oluşu. Hemen her yazımdan sonra arayarak kutlayan dostlarım var. Bunların bir kısmı Samsun’dan olduğu gibi, bir kısmı da Samsun dışında yaşayan ve Halk Gazetesini internet sayfasından takip ederek mesaj gönderenlerdir. Yazılarımı okuyarak olumlu ve olumsuz mesaj gönderen tüm okurlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Yazılarıma aldığım en önemli eleştiri, yazılarımın uzun olduğu ve daha kısa yazmam halinde okuyucu sayısının artacağı uyarılarından oluşuyor. Geçen hafta yazdığım “ SAMSUN’DA NELER OLUYOR? BİRİSİ ANLATSIN” Başlıklı yazımda Samsun’a bakan iki pencere olduğunu belirtiyor ve her şeyi pembe gösteren pencereden bakanlar ara sıra da öteki pencereden bakarak Samsun’da ki olumsuzlukları görsünler diyordum. Sürekli okurlarımdan bir dostum yine aradı ve yazdıklarının hepsine katılıyorum dedikten sonra, “sende ara sıra pembe penceren bakmayı dener misin? “ dedi. Bu gün bu öneriyi yerine getirmek istiyorum. Aslında zaman, zaman yazılarımın içersine Samsun adına yapılan güzellikleri de yazıyorum. Hatta 12 Kasım 2007 günü “ SAMSUN’A İMZASINI ATANLAR” ve “ 23 Aralık 2007 tarihinde “ SAMSUN’UN SANATSAL ZENGİNLİKLERİ,” Başlıklı yazılarımın tamamı Samsun’un güzelliklerini sunuyordu. Sanırım okurun gözünden kaçmıştı.
Kabul etmeliyiz ki Samsun tüm engellemelere rağmen Karadeniz Bölgesi’nin merkezi ve tek metropol kentidir. Gerek coğrafi ve gerekse ulaşım yollarının Samsun’a sağladığı avantajı hiçbir güç yok sayamaz. Geçen süreçteki yönetimsel hatalara rağmen Samsun, son 8–10 yılda kentsel güzelleşme açısından çok büyük bir gelişme ve değişim yaşadı. Samsunlunun son kırk yılda becerebildiği en iyi şey Ondokuzmayıs Üniversitesidir. Gelişim alanını son derece geniş tutarak, Türkiye’nin en büyük eğitim yuvalarından birsi haline gelmesini sağlayan Ondokuzmayıs Üniversitesi Yaptırma Vakfının değerli üyelerine tüm Samsunluların şükran borcu vardır.
İkinci en büyük değişim ve güzellik ise Samsunluyu yeniden deniz ile buluşturan “SAHİMİ İSTİYORUM” Kampanyasıdır. SAM-SEV’İN gündeme getirdiği ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz tarafından büyük bir cesaretle uygulamaya konulan sahil projesidir. O dönemin Valisi Sayın Muammer Güler’in de yasal engellerin önüne set oluşturarak verdiği destekle, bugün inanılması güç bir sahil bandı Samsun’a kazandırılmıştır. Yıkılabileceğini en iddialı kişilerin dahi hayal edemeyeceği Ticaret Borsa’sının da kaldırılması ile kentin önü açılmıştır. 5–6 yıldır Samsun’u görmeyenlerin hayran kaldığı bir güzellik oluştu. Samsun’un prestijini artıran projeye emeği geçen herkese binlerce teşekkürler.
Kendi mesleğim ile ilgili bir fuar nedeniyle İstanbul’da bulunduğum geçen hafta, SAMSİAD Başkanı ve SAM-SEV Yönetim Kurulu Üyesi değerli dostum Sayın Celil Kurada’nın bilgilendirmesi ile 17 Ocak 2008 Perşembe günü CNR Fuar merkezinde açılan “ EKOLOJİK TARIM FUARI’NI” gezdim. Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve ekolojik tarım ürünlerini sergileyen onlarca firma arasında, Samsun adına açılan stant göz kamaştırıyordu. Samsun Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu’un destekleri ile açılan standa üretici firmalar yanında, Gazi ve Canik Belediyeleri ile Ondokuzmayıs Üniversitesi de destek vermişti. Fuarın en görkemli ve büyük ilgi gören tek standı olan Samsun Standının açılışına, son dakikada Ankara’da düzenlenen Valiler toplantısı nedeniyle Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu katılamamıştı.
Ekolojik gıda maddesi üreten firmalar olan EKOSAM adına ortaklarından Sayın Celil Kurada, YEŞİL KÜRE adına sahibi eski milletvekilimiz Sayın Ahmet Aydın ile ekolojik hayvancılık yapan EKOLANT adına da sahibi eski siyasetçilerden Sayın Salim Ayla katılmıştı. Fuara destek veren Gazi Belediyesi Başkanı Sayın Süleyman Kaldırım, Canik Belediye Başkanı Sayın Osman Genç ile Samsun Ticaret Borsası temsilcisi ve İl Tarım Müdürü Sayın Sadullah Kirenci’de bir süre fuara katılmışlardı.
Samsun Valiliğinin hazırladığı çok güzel tanıtım CD’si ekranda yayınlanırken, ziyaretçiler için hazırlanan tanıtım poşetleri dikkat çekiyordu. Belli ki Sayın Valimiz bu işi çok ciddiye almış ve Samsun’un fuara imza atmasını sağlamıştı. Ben oradayken TRT Televizyonu çekim ve söyleşi yapıyordu. Daha önce de NTV ve Kanal Türk’ün çekim yaptığı tek standın Samsun Standı olduğunu öğrenmek bir Samsunlu olarak beni mutlu etti. Bu konuyu bir başka yazımda artıları ve eksileri olarak işleyeceğimi söyleyerek başta Sayın Valimiz olmak üzere emeği geçen herkese ve özellikle geleceğin tarımı olan EKOLOJİK TARIM konusunda öncülük eden üç firmamızı da kutluyorum.
Sayın Valimizin, bu fuarların bir başkası olan “SAĞLIK HİZMETLERİ FUARINDA” da Samsun’u çok iyi tanıtan bir düzenlemeye öncülük ettiğini hatırlatmak istiyorum. İzleme şansı bulamadığım o fuarda da, Samsun’u bölgenin sağlık merkezi yapma konusunda ki öncü tesislerin başarı ile tanıtımının yapıldığını dinlemiştim.
Bu pencerenin görüş alanına giren bir başka güzellik ise son yıllarda eğitimde yaşanan düşüşe dur diyecek çalışmalardır. “ % 100 EĞİTİME DESTEK” Kampanyaları ile başlayan okul ve sınıf sayını çoğaltarak eğitimin kalitesini yükseltme çabaları, çok sayıda Samsunluyu harekete geçirmiştir. Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’ın öncülük ettiği ve özendirerek okul yapmalarını sağladığı işadamlarımızın özverisi, çocuklarımızın gelecekteki başarısının artmasını sağlayacak güzelliklerdir. Parasını ve zamanını bu anlamlı işe harcayan işadamları ve yöneticilerimize Samsunlular adına teşekkür ediyorum.
Kentsel dönüşüm projeleri ile, kötü yapılaşmalar sonucu sağlıksız koşullarda yaşamlarını sürdürenlerin daha çağdaş meskenlere kavuşturulması sevindiricidir..
İkinci Bulvarın açılması çalışmaları hızla devam etmektedir. Bu bulvarın yapımına ilaveten eğer planlanan raylı sistem de gerçekleşirse, artık işlemez hale gelen trafik açısından büyük rahatlama olacaktır.
Evet, pembe pencereden bunlar, hatta daha fazlası görülüyor. Ancak gördüğünüz gibi, bunların çoğunluğu yerel yönetimlerin başarısını göstermektedir. Bugün öteki pencereden gözükenleri de yazarak keyfinizi kaçırmayacağım. Ama unutmayınız ki, öteki pencereden gözükenler de bu kentin acı gerçekleridir. Onları çözmeden sürekli pembe pencereden bakmak, bu kente kaybettiği yıllarını geri getirmez. Olsa, olsa birilerinin bu kente olan sorumluluklarını gizlemeye yarar.
Çok sayıda sorunu bulunan Samsun’un bu sorunlarından kurtulmasının yolu, sadece güzellikleri görerek her ortamda bunları anlatmak yerine, Samsun’un öteki yüzünü de görmekten geçmektedir. Sivil toplum Kuruluşlarının görevi de, yapılanları alkışlamaktan çok yapılamayanları gündeme taşımak, denetlemek ve çözüm önerileri sunmaktır.
Bu kentte daha iyi koşullarda yaşamak ve çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Samsun bırakmak ana amaç ise, başta Sayın Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu olmak üzere, yerel yöneticilerimiz ile siyasetçilerimize büyük bir görev düşmektedir. O da her koşulda kendilerine destek verenler kadar, yanlışları gündeme getirenleri de dinlemeleri ve gerekli iletişim ortamını sağlamalarıdır. Bu kenti yöneten ve temsil edenleri yaşanan sorunların çözümünü imkânsız kılan, bu iletişimsizliği giderecek girişimleri başlatmaya davet ediyorum.
İyi haftalar dileğiyle. 20 Ocak 2008
SADİ SUBAŞI