SAMSUN KÖTÜ GİDİŞİNİ NASIL DURDURABİLİR?
2. BÖLÜM
Toplumları sürükleyenler, “toplum liderleridir”. Toplum liderleri, içinde oldukları toplumların dağılmasına ve zaaf içine düşmesine izin vermezler. Böyle anlarda toplumları ateşler ve önlerine yeni hedefler koyarak birlikte hareket etmelerini sağlarlar. Bu lider konusuna tekrar dönmek üzere bazı rakamsal verilere değinmek istiyorum.
Trabzon’un belediye sınırları nüfusu 270.000, il nüfusu 750.000 civarında, Samsun’un İlkadım, Atakum, Canik ve Tekkeköy ilçelerinden oluşan Büyükşehir Belediye sınırları içinde ki nüfusu 500.000’nin, il nüfusu ise 1.200.000’nin üzerindedir. Görüldüğü gibi insan gücü olarak Samsun Trabzon’un iki katıdır.
Trabzon’da bulunan 60 civarında ki il ve bölge müdürlüğünün 26 müdürü Trabzonludur. Samsun’da ise, aşağı yukarı aynı sayıda ki müdürlükten ancak 8 tanesi Samsunludur.
Son on yılda bazı il ve bölge müdürlükleri Samsun’da çeşitli nedenlerle eksilirken Trabzon’da artış göstermiştir.
Trabzon’un 8 milletvekilinin sekizi de Trabzon kökenlidir. Samsun’un 9 milletvekilinin kaçının Samsunlu olduğunun araştırmasını ise sizlere bırakıyorum.
Son on yılda Trabzon her dönem en az bir, zaman zaman daha fazla sayıda bakan çıkartırken, Samsun son on yılda bakanla tanışamamıştır. Daha önceki yıllarda da zaman zaman çıkarttığı bakanların da hiç birisi yatırımcı bakanlık makamı olmamıştır.
Trabzon ayrıca TBMM’de kendi milletvekilleri dışında, başka illerden seçilmiş çok sayıda Trabzon kökenli milletvekilinin desteğine de sahiptir
Trabzon ve Ankara’da, hatta diğer büyük illerde yaşamını sürdüren Trabzonlular bulundukları yörede büyük bir dayanışma içersinde olarak çok güçlü bir Trabzon lobisi oluşturmuşlardır. Ayrıca değişik illerden TBMM’ne gönderdikleri Trabzon kökenli milletvekilleri ile TBMM’de de etkin bir lobiye sahiptirler. Buna karşılık Samsun’dan ayrılan Samsunluların böylesine bir bilince sahip olamadıkları ve bulundukları yörelerde bir güç oluşturamadıkları ve Samsun’a ilgilerini kaybettikleri görülmektedir. Samsun’un ise, TBMM’de bırakın başka yörelerden gelen Samsun kökenli milletvekili desteği ile lobi oluşturmasını, kendi milletvekillerinin dahi yeterli desteğini görememektedir.
Trabzonlu sanatçılar çıktıkları her platformda Trabzonlu olduklarını haykırır ve Trabzon’un reklâmını yaparken, Samsunlu sanatçılardan böyle bir söylem ve eylem göremezsiniz. Bir dönem SAM-SEV’ in İstanbul Şubesi Başkanlığına getirdiğimiz bir ünlü sanatçımız bir süre sonra, “ Ben Türkiye’ye mal olmuş sanatçıyım, Samsunluyum dersem bu bana zarar verir” diyerek görevinden affını istemiştir.
Trabzon’da yabancı şirketler dışında beş yerli havayolu şirketi çok sayıda uçuş noktasına sefer yaparken, Samsun da üç havayolu şirketi sadece üç noktaya uçuş yapmaktadır.
Trabzon’da iki adet 5 yıldızlı, dört adet 4 yıldızlı otel varken, Samsun’da 5 yıldızlı otel bulunmamakta, 4 yıldızlı otel sayısı da sadece birdir.
Trabzon’da toplam 2100 kişilik 17 toplantı salonu bulunurken Samsun’da AKM ( orası da Devlet Opera balesine tahsis edildiği için toplantı amacı ile kullanılamamaktadır) dışında 300 kişilik toplantı yapacak salon bulunmamaktadır. Trabzon’da 800 kişi kapasiteli bir başka konferans salonu da tamamlanmak üzeredir.
Trabzon’da hem Devlet Tiyatrosu, hem de Opera ve Balesi
( Belediyeye ait) bulunurken, Samsun büyük uğraşılar sonucu
Devlet Opera Balesine yeni kavuşmuştur.
Buna karşılık Samsun’un artıları olarak söyleyebileceğimiz TSM Konservatuarı ile TSM ve THM özel koroları bulunmaktadır. Bu korolar Türkiye’ye çok sayıda sanatçı armağan etmiştir.
Trabzon’u yönetenler Sumela Kilisesini yabancı turistler için cazibe merkezi haline getirmişlerdir. Samsun’u yönetenler ise, ellerinde ki hiçbir ile nasip olmamış “19 MAYIS” markasını görmezden gelip, yeni markalar yaratma yanlışına düşmüşlerdir. 2007 de ( Topkapı, Dolmabahçe, Ayasofya, Mevlana, Anıtkabir’in de yer aldığı) Türkiye müzeleri ziyaretçi sıralamasında ilk ona girip 9. sırada yer alma başarısını sağlayan GAZİ MÜZESİ’NİN, kapatmadan yapılabilecek onarımı bahanesiyle 2008 yılının Mayıs-Eylül aylarında ve tam da turizm sezonunda kapatılmasına göz yummuşlardır.
Teşvik yasasının ilk kez gündeme geldiği dönemde, Trabzon teşvikli iller kapsamına alınmamıştır. Bunun üzerine Kentte kentlilik bilinci ile büyük bir tepki oluşmuştur. Oluşan ortak tepki, ilk seçimde iktidar partisinin adayı yerine ana muhalefet partisi adayının belediye başkanı seçilmesi ile gösterilir. Bu kentlilik bilinci seçim sonrası meyvelerini verir ve iktidar Trabzon’a özel ilgi göstermeye başlar. Sonuçta, son teşvik yasasının kapsamı ve sağladığı olanaklar genişletilirken, Trabzon teşvikli iller kapsamında ki yerini alır.
Aynı teşvik düzenlemesi Samsun için ise tam bir utanç tablosu ile sonuçlanır. Teşvik yasasının düzenlemesi öncesi Samsunlulara verilen sözler unutulur ve bölgede sadece Samsun teşvik kapsamı dışına itilir. Teşvik dışı kalan Trabzon tepki gösterip karşılığını alırken bakınız, SAMSUN ne yapar? Samsun’un geleceğini karartan “Teşvik dışı bırakılma” kararını Samsunluların yüzüne karşı açıklama cesaretini bulan Başbakan, bu yasadan en fazla yararlanacak olan sanayici ve işadamları tarafından hararetle alkışlanır. Meydan mitingi sırasında da bir kendini bilmezin, “Sayın Başbakanım, ne teşvik ne de başka bir şey, sizin güler yüzünüz bize yeter” pankartı asmasına göz yumulur.
Teşvik dışı bırakılan Samsunluya bu kez “Cazibe Merkezi” yapılma sözü verilir. Cazibe Merkezleri yapılan iller Devlet Bakanı Sayın Nazım Ekren tarafından Samsun’da düzenlenen bir salon toplantısında açıklanır. Samsunlu bir kez daha yanıltılmıştır. Ne yazık ki, aylarca bu işin reklâmını yapan ve bu toplantıya katılan milletvekillerinin, yerel yöneticilerimizin ve her daim susma becerisini gösterebildikleri için bu tür toplantıların müdavimi olan çok namlı sivil toplum kuruluş başkanlarından hiçbir itiraz, hiçbir tepki gelmez. Aynı bakan Trabzon’u dışarıya iten böyle bir kararı Trabzon’da ve Trabzonluların yüzüne karşı açıklayabilir miydi? Açıklasa o toplantıda nasıl bir tepkiyle karşılaşırdı, düşünebiliyor musunuz?
Trabzonspor süper ligde şampiyonluğa oynarken, Samsun’un bir başka markası Samsunspor düştüğü alt ligde orta sıralardan da aşağıya düşmeme mücadelesi vermekte, yönetici dahi bulmakta zorlanmaktadır. Pazar günü muhteşem Kayseri Stadını ve açılış öncesi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Haseki’yi dinlerken bir Samsunlu olarak içim burkuldu.
Hiçbir ilin sınırlarından sokmadığı, Samsun’a hiçbir ekonomik ve istihdam katkısı olmayacak kirli yatırımlar Samsunluya dayatılırken, bunlara en büyük desteğin ne yazık ki, bu kentin en üst düzey yöneticilerinden geldiğini üzülerek izliyoruz. Oysa aynı yöneticiler, adı dahi Samsun-Ceyhan olan petrol boru hattının Samsun’a katkısı olacak tesislerinin, Ordulu Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler tarafından Ünye’ye kaydırılmasına seyirci kalmışlardır.
Bu örnekleri ve karşılaştırmaları artırabiliriz. Uzun lafın özü, tüm bunların bir nedeni olmalıdır. En azından çevremizde ki tüm illerden daha çok olanağa sahip bir il nasıl olurda böylesine yapay sorunlarla boğuşur? Anlaşılır gibi değildir. Gözüken en büyük olumsuzluk, bu kentte birimler arasında bir iletişimin ve sinerjinin yaratılamamış olmasıdır. Bu konuda öncülük etmesi gereken yöneticilerin tüm kurum ve kuruluşları kucaklayarak birlikteliği sağlama çabası yerine, bunların bir kısmı ile iletişim içersinde olması düşündürücüdür.
Samsun yakın geçmişinde az da olsa bu sinerji ortamını yakalamış ve o dönemin en büyük kazanımı da Samsun’un sahiline kavuşması olmuştur. 1999–2004 arası dönemde en tepede ki atanmış ve seçilmiş yerel yöneticileri ile sivil toplum kuruluşları arasında sağlanan sıkı iletişim ve dayanışma ile nelerin halledilebileceği çok iyi görülmüştür.
Artık Samsun’un ana sorunun ne olduğu çok iyi bilinmektedir. Bu konuyu ve bu konuda yaşanan olumsuzluğun nasıl giderilebileceği konusunu bu yazımın 3. bölümünde haftaya sizlerle paylaşacağım.
Yazılarımı okuyan dostlarımdan ve kent yönetimin de sorumluluğu olan yöneticilerimizden de, varsa bu konuda ki itiraz ve yorumlarını her Samsunlu gibi bende öğrenmek istiyorum.
Yazımın 3. bölümünde buluşmak üzere iyi haftalar. 08 Mart 2009
NOT: Yazımın dünkü bölümünü ve daha önceki yazılarımı okumak isteyen değerli okuyucularım www. halkgazetesi. com. tr veya www. denizeczaneoptik. com sitelerine bakabilirler.
SADİ SUBAŞI