Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Sam-Sev Başkanlığına Veda

SAM-SEV BAŞKANLIĞINA VEDA.

Kuruluş fikri sahibi ve kurucusu olarak kurucu başkanlığını, daha da sonra 1989–1992 arasında dört yıl ve 2000–2009 arasında 10 yıl olmak üzere toplam 14 yıl başkanlığını yapmaktan onur duyduğum SAM-SEV Başkanlığına geçen hafta Salı Günü yapılan SAM-SEV’İN 11. Olağan Genel Kurul’unda veda ettim. İnanıyorum ki, bayrağı devralan arkadaşlarımız Samsun için çok önemli bir misyona sahip olan SAM-SEV’i çok daha iyi konumlara taşıyacaklardır.
Görevi devrettiğim Genel Kurulu açış konuşmam da bazı noktalara da dikkat çekmekte yarar gördüm. Bir kentin gelişmesi için, o kenttin yönetim birimleri arasında ki uyumun çok önemli olduğunu ve bunun yaratacağı sinerjinin kent insanlarını da motive ettiğini, 40 yıllık deneyim ve gözlerime dayanarak vurguladım.
Ancak, bu konuda geçmişten beri gelen çok önemli bir sıkıntımızın bulunduğunu belirterek, özellikle milletvekili seçimlerinde siyasi partiler kanunundan kaynaklanan dayatmalarla Samsunluya seçtirilen milletvekillerimizin Samsun’a önemli katkılarının olmadığının altını çizdim. Yeterli lobi gücümüzün de olmaması nedeniyle, siyasi parti genel merkezlerinde etkin olamadığımızı ve Samsun’u hakkıyla temsil edecek bir siyasi yapıyı oluşturamamanın eksikliğini hemen her dönem de yaşamak zorunda kaldığımızı söyledim. Bizden çok daha az sayıda milletvekili bulunan kentlerin Samsun’dan çok güçlü siyasi irade ortaya koymalarının düşündürücü olduğunu belirttim.
Samsun’un tüm sorunlarının altında yatan en büyük nedenin, “SAHİPSİZ KENT SAMSUN” söyleminde yattığını söyledim. 1988 de bu söylemi ilk kez gündeme taşıyanın SAM-SEV olduğunu ama “Üzülerek söylüyorum ki, aradan geçen 21 yılda bu söylemi ortada kaldıracak bir sahiplenmenin yaşanmadığını, aksine bu söylemin artık Samsun’un kaderi halinde algılandığını” belirttim.
Samsunlunun, “ TEŞVİKTE”, “ CAZİBELİ KENT OLMA”, “MOBİL SANTRALLER” ve şimdi dayatılan altı adet ”TERMİK SANTRAL” konusunda yalnız bırakılma duygusunu, TBMM’de Samsun’u Samsunlu Milletvekili yerine başka illerin Milletvekillerinin savunmasının acısını yaşamak zorunda kalışını hak etmediğini anlattım.
Buna bir de son beş yılda dozu yükselen Samsun’un üst yönetimindeki iletişim eksikliği, hatta bazı kurumlar arasında ki sürtüşmeler ile kent yaşamı için çok büyük önemi olan sivil toplum kuruluşlarına karşı uygulanan ayrıcalıklı tutumun hatta dışlayıcı tavrın, Samsun adına büyük şansızlık olduğunu vurguladım. Samsun’un hiçbir dönemde böylesine bir üst yönetim anlayışı yaşamadığını söyleyerek, seçim sonrası yeni bir dönemin başlaması için herkese görev düştüğünün önemine değindim..
Bu konuda “sorumluluğu olan kentimiz yöneticilerinin Samsun’un tüm kurum ve kuruluşlarını bir araya toplamak, onların birikimlerini kentimiz çıkarına yönlendirmek ve onları Samsun ortak çıkarları doğrultusunda buluşturmak görevidir” vurgulamasını yaptım. Bu konuda ki eksikliğin giderilmesi bu kentin şansı olacaktır. Aksine tavrın sürdürülmesi ise, Samsun’un geleceğini daha da karartacaktır ve bunun da vebali ağır olacaktır, yorumunda bulundum.
Kaderine terk edilen Samsunspor’a sahip çıkılmasının Samsun’u yönetmeye talip olanların vazgeçilmez sorumluluğu olduğuna değindim.
Konuşmamın son bölümünde bir dizi teşekkür görevimi yerine getirdim.
Son beş dönemdir birlikte görev yaptığım yönetim kurulu üyelerimiz ile her konuda büyük bir uyum içersinde çalıştığımızı vurgulayarak, önceki dönemde çalıştığım arkadaşlarımın isimlerini okuyarak, son dönemde birlikte çalıştıklarımızı ayağa kalkmaya davet ederek teşekkür ettim ve Genel Kurulumuz tarafından alkışlamaya davet ettim.
Sorumluluk anlayışları ve sağladıkları katkı için her birine bir kez daha ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.
SAM-SEV’İN kurucu başkanı olarak benden sonra görev alacak tüm arkadaşlarımıza desteğimin süreceğini, istediklerinde her konuda yanlarında olacağımı özellikle belirtmek istiyorum.
Görev yaptığım süre içersinde, çalıştığım arkadaşlarımla birlikte SAM-SEV’İ hiçbir siyasi görüşün arka bahçesi olarak siyasete alet etmedik. Ama Samsun adına Samsunculuk siyasetini yaptık ve tüm siyasilere aynı mesafede durduk.
Amaç Samsun olduğu için, zaman zaman Samsun’un çıkarları adına sert tavırlar sergilemiş olabiliriz. Samsun’un ortak çıkarları doğrultusunda Samsun’da Sivil Toplum Kuruluşları ile örnek dayanışmanın içersinde olduk. Bu kuruluşların tüm başkan ve yöneticilerine bana ve SAM-SEV’E verdikleri destek ve gösterdikleri güven için şükranlarımı sunuyorum.
Görev sürem içersinde başta Valilerimiz olmak üzere tüm kent yöneticileri ile belli bir saygı çerçevesinde iletişim içersinde olma çabasını ilke edindik. Samsunlunun çıkarları nedeniyle zaman zaman görüş ayrılıklarımız nedeniyle karşı tavırlarımız da oldu.
Görev sürem içersinde desteğini veren tüm yöneticilerimize şükranlarımı sunarken sadece ve sadece Samsun çıkarları adına sergilemek zorunda kaldığım bazı karşı tavırlar nedeniyle de onların hoşgörü göstermesini diliyorum.
Genel Kurulumuz da yaptığım veda konuşmasının, bazı köşe yazılarında üzgün ve kırgın ve hatta ağlamaklı olduğu şeklinde yorumlanmasına bir anlam veremediğimi belirtmek istiyorum.
Görevi yeni bir ekibe bırakmanın zamanının geldiğini kendi demokratik anlayışımla kendim vermiş ve bunu da iki yıl önceki Genel Kurulumuz da vurgulamıştım. Ayrıca Vakıflar Kanunun da yeni üye alımını yasaklayan hükmün Danıştay tarafından iptali ile doğan fırsatı değerlendirerek, son dönem de 40 a yakın yeni üyeyi SAM-SEV’E kazandırmanın ve yeni yönetime taze güç katabilmenin çabasında öncülük etmiş bir kişi olarak, başka türlü bir anlayışım olamaz.
Ayrıca görevimin sonuna geldiğim son ay içersinde arkam da çok daha sağlam bir yapı bırakmak ve görev alacak arkadaşlarımın işini kolaylaştırmak amacı ile ara verdiğimiz “ SAM-SEV BÜLTENİN” yeni sayısını, yenilenen WEB sayfasını ( www. samsev. org. tr”), mevcudu kalmamış olan tanıtım broşürümüzü, yenilenmiş ”SAM-SEV TANITIM BROŞÜRLERİNİ” tamamlayarak gönül rahatlığı ile görevimi tamamladım.
Görev bırakmayı aylar öncesinden yönetimiyle paylaşmış ve yeni yönetimin çatısının çatılmasına, benimle birlikte yıllardır görev yapan ilk kurucu yönetici arkadaşlarımla ortak çaba sarf etmiş birisi olarak Genel Kurul açış konuşmamdan böyle bir anlam çıkartmak doğru olmasa gerek. Ancak kurucusu olduğum ve zamanı gelince bıraktığım, ancak sekiz yıl sonra doğan zorunlulukla yeniden üstlenmek zorunda kaldığım ve 10 yıl daha başkanlığını yapma onurunu yaşadığım bir kuruluşun başından ayrılırken, anlatılması güç duygusallıklar yaşamış olmam da yadırganmamalıdır diye düşünüyorum.
Ancak belki tek bir üzüntüm oldu. Ama bu da açış konuşmama yansımış olamaz. Bunca yıl kendimi yıpratmak pahasına görev yaparak, tehditlere göğüs gererek, yanımda ki ekiple birlikte SAM-SEV’İN Samsun’un en önemli ve cesur tavır sergileyen kuruluşlarından birisi haline gelmesine katkıda bulunduğumu sanıyorum.
Tek üzüntüm, görevini kendi isteğiyle devreden birisi olarak, Genel Kurulun sonunda en azından hak ettiğim bir teşekkürü duyamamak olmuştur.
Sorunlarını çözmüş, işsizi kalmamış, gerek kentsel güzellikleri daha da artmış ve gerekse ekonomik yönden geçmişteki bölgesel gücüne ulaşmış, SAHİPSİZLİK DUYGUSUNU YENMİŞ kent hayallerimizin gerçekleştiğini görmek dileğiyle, hoşça kalın diyorum. Saygılarımla.. 10 Nisan 2009
SADİ SUBAŞI

aneoptik. com.