e
MARKA YOLCULUĞU VE MARKA ŞEHİR SAMSUN!
HADİ CANIM SENDE..
1. BÖLÜM
Yazıma başlamadan önce bir kutlama görevimi yerine getirmek istiyorum. Sanırım 10 yılı aşkın bir süre sonra Samsun bir bakana kavuştu.. Hem de geçmişte olduğu gibi pasif bir devlet bakanlığı da değil. Önce ki dönemlerde olduğu gibi bugünün iktidar partisine de en büyük desteği veren illerden birisi olan Samsun’a yapılan haksızlık geçte olsa giderildi. Bu nedenle Sayın Başbakan’a teşekkür ediyor ve yeni Bakanımız Sayın Mustafa Demir’i kutluyorum.
Sayın Demir şimdi bakan olarak çok daha büyük bir sorumluluk üstlenmiştir. Umuyorum bu bakanlık, Samsun’un kaderini değiştirmeye bir nebze olsun katkıda bulunur. İktidar partisi bu bakanlığı Samsun’a verirken hem bir görevi yerine getirmiş, hem de Samsun’a bugüne kadar sözde kalan istihdam artırıcı temiz ve ciddi yatırımların yapılamayışının mazeretlerinin de önünü tıkamıştır. Hep birlikte izleyeceğiz.
Sayın Demir, yapılacak her doğru işte alkışlarımızı alırken, kötü kaderimizin bu kez de değiştirilebilmesi yönünde bir çaba gösteremezse, bilmelidir ki en acımasız eleştirilerin hedefi de O olacaktır.
Bu arada Sayın Mustafa Demir’e bir öneride bulunmak istiyorum. Sayın Demir geçmişte çok fazla ilgi göstermediği sivil toplum kuruluşlarıyla yeni sorumluluğu çerçevesinde mutlaka yakın ilişki içinde olmalıdır. Bu kentte hiçbir üst düzey yöneticinin bugüne kadar denemediği yolu işletmeli ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek onlarla hem proje bazında, hem de görüşlerini değerlendirme bazında ortak bir çalışma ortamı sağlamalıdır.
Onların birikimlerinden yararlanmanın ötesinde onların baskı gücünü arkasına alması, kendisinin hükümet içersinde de elini güçlendirecektir. Samsun adına hükümete götüreceği taleplerinde bu sivil toplum ve kamuoyu baskısını artı bir güç olarak kullanmalıdır.
Bir buçuk milyon Samsunlunun düne göre çok daha dikkatli gözlerle izleyeceği yeni Bakanımız Sayın Mustafa Demir’e başarılar diliyorum.
GELELİM ŞU MARKA YOLCULUĞU HİKAYESİNE..
Son üç yıldır bir “Marka yolculuğu” hikâyesidir gidiyor. Birilerinin çıkıp bir “AB projesi “ yapıp bunun nimetlerinden yararlanmasına diyeceğim bir şey olamayacağı gibi takdirle de karşılarım. Ancak bu, Samsun’a yeni markalar aranması veya Samsun’u bu yolla bir marka şehir yapma iddiasına kadar vardırılırsa, her Samsunlu gibi bu konuda itirazlarım olur. Hele de bu iddiayı kenti yönetenler de sahiplenir, hatta bu iddia konusunda Sayın Başbakan da ikna edilir ve Sayın Başbakan tarafından Samsun marka şehirlere örnek gösterilirse, keşke söyleneler doğru olsa ve bizlerde bunu görebilseydik der ve şu sorularımın cevabını ararım.
Samsun hangi konuda “Marka şehir” olmuştur?
Samsun’un gerçekten de marka olabilecek ama Samsun’a yapılan haksızlıklar sonucu bir türlü hak ettikleri seviyeyi yakalayamayan hangi “Kurum veya kuruluşu” bu proje ile markalaşmıştır?
Samsun’u bırakın dünya üzerinde tanıtacak, Türkiye’de dahi öne çıkartacak hangi “Sosyal etkinlik” markalaştırılmıştır?
Bunların cevabını bu iddiayı ortaya koyanlar ve arkasında duranlar açıklamak zorundadır. Eğer bunlar net bir şekilde açıklanamazsa aşağıda belirteceğim soru işaretleri ve yorumların yapılmasının önünü kesemezsiniz.
Bu kentin bir adım öne gidebilmesi için yıllarını verenlerin, bu konuda kentlilik bilinci ve sorumluluğu ile yıllardır çaba harcayanların en ufak bilgi birikimine başvurma ihtiyacını dahi duymayanlar, bu kenti marka yolculuğuna çıkartmaya çalışırsa, bu çabalara kuşku ile bakmak kaçınılmaz hale gelir. Yok, eğer benim gibi düşünenler yapılanları anlayamıyor veya göremiyorsa bunu doğru anlatmayanlar da kusuru kendilerinde aramalıdır.
Yukarıda ki sorularıma inandırıcı cevap beklerken, şu konuların da yeniden değerlendirilmesini ve kamuoyunda tartışılmasını diliyorum. Bakalım hangi görüşler Samsun’da daha çok destek bulacak, hep birlikte izleyelim. Eğer inandırıcı, Samsun Toplumunun da kabullenebileceği ve bizim bugüne kadar göremediğimiz iddia sahiplerini doğrulayan bilgiler gelirse, kendi adıma özür dilemeye hazırım. Hem de bir Samsunlu olarak keşke, keşke diyerek..
İşte tartışmaya açtığım değerlendirmelerim;
Marka nedir? Önce ona bakalım. Marka başkalarında
olmayan, en azından benzerlerinden farkı ve üstünlüğü olan şeydir. Şimdi bakalım bu pencereden bakınca Samsun da neler görülüyor?
Tarih, Samsun’a hiçbir ile nasip olmamış bir onur ve bir marka sunmuştur. Onun adı da “19 MAYIS’TIR.” Büyük Önder Mustafa Kemal, Anadolu’nun ortasında dar bir alana sıkıştırılarak esaret altına alınmaya çalışılan son Türk Devleti’nin kurtuluş meşalesini 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun’dan yakarak Samsun’a tarihi bir misyon yüklemiştir. Bu misyon ve “Benim Doğum Tarihim 19 Mayıs 1919 dur” sözleri ile Büyük Önder, esaretten kurtararak kurduğu Laik, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin marka kentinin 19 Mayıs Kenti Samsun olduğunu tarih sayfalarına yazdırmıştır. Şimdi soruyorum, böyle bir markanın hakkını verebildik ve yeterince sahip çıkıp tanıtabildik de mi yenilerini arıyoruz?
Önce şu 19 Mayıs olgusunda neler yapmışız? Ona bakalım. 19 MAYIS’I” ve Samsun’u her yıl Türkiye gündemine oturtacak bir farklılık yaratabilmiş miyiz? “ULUSLARASI HALK DANSLARI FESTİVALİ’Nİ” doğru bir proje olarak ayrı tutarak söylüyorum ki, kocaman bir hiç. Bu yıl 90. yılını kutlayacağımız bu önemli günle ilgili çok büyük organizasyonların yapıldığını duyuyoruz. Duyuyoruz diyorum, çünkü organizasyon hazırlıkları kentin üst düzey yöneticileri tarafından sürdürülüyor ve basına yansıdığı kadarı ile gelişmeleri izleyebiliyoruz. Bu programın hazırlık çalışmalarında Samsun Halkı yok. Halkın temsilcileri olan sivil toplum kuruluşları yok. Oysa 19 Mayıs kutlamalarının Samsun’da Devlet töreni ile kutlanmasını tüzüğüne koyan ve kutlamaların festivale dönüştürülmesini ilk kez daha kuruluşunun 2. yılı olan 1990 da başlatan SAM-SEV’DİR. SAM-SEV bu festivallerin yolunu açmak üzere 1990 da büyük bir organizasyona imza atmış ve o dönemin tek TV kanalı olan TRT ile ortak bir program hazırlamıştır. Sonra ki yıllarda Samsun Belediye Başkanlığı bu organizasyonları üstlenmiş ve SAM-SEV de destek vermeyi sürdürmüştür. İşte bu nedenle, SAM-SEV o tarihten itibaren Valilik ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı öncülüğünde oluşturulan “19 Mayıs Kutlama Programı Hazırlık Komitesinde” tek sivil toplum kuruluşu olarak yer almış ve hemen her yıl önemli bir etkinliği kutlama programına taşımıştır. Bunun en önemlisi de, yıllarca kutlanan ve geleneksel hale getirilen her 25 Mayıs da tekrarlanan “ KURTULUŞ TRENİ” etkinliğidir. Ve son iki yıldır SAM-SEV de anlaşılmaz bir nedenle bu hazırlık komitesinin toplantılarına davet edilmemektedir. 19 MAYISLARI Samsun’da DEVLET TÖRENİ ile kutlanır hale getirme becerisini gösterebildik mi?
Yazımın yarın 2. Bölümünde buluşmak üzere iyi haftalar..03 mayıs 2009
SADİ SUBAŞI