HALKIN OLMADIĞI ÖNEMSİZLEŞTİRLEN
ULUSAL BAYRAM KUTLAMALARI
Ulusal bayram kutlamaları her ülke için çok büyük anlam taşır. Bu kutlamalar, genç kuşakların ülkelerinin tarihi geçmişini öğrenmeleri açısından da önemlidir. Özellikle ülkelerin kuruluş ve de bağımsızlıklarını kazandıkları günler tüm dünya ülkelerinde çok görkemli törenlerle kutlanır.
Tarihini unutan toplumların geleceği de olamaz. Bu özel günlerin kutlanmalarının yozlaşması ve sıradanlık kazanması, ülkelerin tarihlerinden kopmasının ve bağımsızlıklarını kaybetmeye başlamalarının ilk göstergesidir.
Üzülerek söylemek gerekirse bunları yazmamın nedeni, son yıllarda ulusal bayram kutlamalarının gittikçe önemsizleşmesi ve daha da düşündürücüsü, halkın içinde olmadığı protokol törenlerine dönüşmüş olmasıdır.
Son yıllarda Atatürk’ün adını unutturmak ve onun bizlere armağan ve emanet ettiği devrimler ile kazanımları, birer birer yok etme çabaları da artık gizlenemez boyutlara ulaşmıştır.
Bu ülkenin tüm sıkıntılı dönemleri dahi, bir şekilde atlattığını gören yabancı güçler, sonunda bunun nedenini çözmüş görünüyor.
Atatürk ilkelerine sımsıkı bağlı bağlanmış ve onu benimsemiş olan Türk Toplum’unun ana yapı taşını oluşturanın, “KEMALİZM” olduğunu ve bunun toplumun bağımsızlığına sahip çıkma konusunda ortak ideali olduğunu keşfetmişlerdir.
O nedenledir ki, Türkiye’nin Avrupa Birliğine girebilmesinin önünde ki engellerden birisinin KEMALİZM olduğunu seslendirmeye başlamışlardır.
Hemen her dönem de, bu toplumun ortak değerlerini hedef alarak toplumsal düzenimizin bozulması için çeşitli organizasyonlar yapan dış güçlerin, dini İslam olan bir ülkenin kendi içlerinde olmasını istemedikleri zaten bilinen bir gerçektir.
Şimdi de, toplumumuza çağdaş yaşamı hedef göstererek O’NU ümmet olmaktan çıkartan ve millet olmasını sağlayan 21. yüzyılın tartışmasız en büyük lideri MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN adını ve eserlerini unutturma kampanyalarına ağırlık verilmiştir.
Bu konuda içimizde ki ucuz işbirlikçilerinin de desteği ile ulusal değerlerimizin çökertilmesi ve ülkemizi bağnazlığın karanlığına gömerek toplumu ümmet yapma çabaları her geçen gün değişik alanlarda kendini göstermeye başlamıştır.
Avrupa’nın en uzak köşesinden İsveç’in, “KEMALİZM TÜRKİYE’NİN ÖNÜNÜ KESEN EN BÜYÜK ENGELDİR” söylemi de bunun en güzel göstergesidir.
Bir dönem Sünni- Alevi, bir dönem sağ-sol, bir dönem etnik bölücülüğü kışkırtarak ülkemizi karıştıran dış güçlerin hedefinde bu kez, Atatürk ve Kemalizm vardır. Ne yazık ki, bu çabalar her defasında ülkemizin birlikteliğine ciddi zararlar vermiştir.
Üzülerek söylemek gerekirse, ülke olarak bağımsız yaşamanın erdemini ve önemini hatırladığımız, genç kuşakların bu kazanımların ne zorluklarla kazanıldığını öğrenecekleri Ulusal Bayram Kutlamaları artık birer protokol törenine çevrilmiş bulunuyor.
Bu heyecanı bilmeyen ve yaşayamayan bir genç kuşak yaratmanın da ilk adımı olarak görebileceğimiz, Ulusal Bayramlarımızın önemsizleştirilmesi çalışmalarının hız kazanmış olmasını, gözden kaçırmamak gerekmektedir.
Ulusal Bayram Kutlama Törenlerine halkın katılımının sağlandığı uygulamalar rafa kalkmış bulunuyor. Bu sorun, son dönemlerde ortaya çıkmış bir olgu da değildir. Yıllardır artarak sürüyor bu sıradanlık. Oysa 20 yıl geriye gittiğimizde yapılan törenler belki daha sadeydi, ama içinde halk vardı. Çocuklarımız bu heyecanı canlı yaşar ve bu bayramların hangi nedenle kutlandığını öğrenirdi.
Samsun yerelinde ki kutlamalara bakarsak, özellikle Ulusal Bayram Törenlerinin sahil yoluna taşındığı günden beri bu törenler tam bir protokol törenine dönmüş bulunuyor. SAM-SEV Başkanlığım dönemlerin de katıldığım toplantılarda, sıkça bu konuyu gündeme taşımama rağmen uygulama da bir değişim sağlanamadı.
Sabahın erken saatlerinde sahil yolunda yapılan resmigeçit törenlerine protokol tribünü dışında çok az sayıda halk katılıyor. Bunun bir nedeni, halkın özellikle kış aylarında çok soğuk olan bu sahile çocuklarını getirmekten kaçınmaları ise, bir başka nedeni de ulaşım olarak kent merkezine uzak oluşudur.
Bu boşluğu doldurmak için bazı sivil toplum kuruluşları özel çaba sarf etmekte ve resmigeçit törenlerine üyeleri ile katılmaktadır. Bu konuda dahi zaman zaman garip engellemeler yaşanmaktadır.
Bunun tatsız bir örneği son 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI öncesi yaşanmıştır. Halkımızın bağımsızlığının simgesi olan Cumhuriyeti kurarak bizlere emanet eden, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini tanıtmak ve O’NUN ilkelerini yaşatmak üzere kurulmuş ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ Samsun Şube Başkanlığının üyeleri ile birlikte Cumhuriyet Bayramı geçit törenine katılma talebi reddedilmiştir.
“Vali adına” kaydı ile bir vali yardımcısı tarafından imzalanan bir yazı ile “yoğunluk” gerekçe gösterilerek, ADD ‘NİN Cumhuriyet Bayramı resmigeçidine katılımına izni verilmemiştir.
ADD’NİN gösterdiği tepki ve konunun yerel ve yaygın basına intikal etmesi üzerine, Samsun dışında bulunan Valimiz tarafından aranan ADD Başkanı Sayın Dr. Murat Erkan’a, bir iletişim hatasından kaynaklandığı söylenerek katılım izni verilmiştir.
Olayın bir şekilde çözülerek Denizli’de yaşananlara benzer olaylara zemin hazırlanmaması sevindiricidir.
Bu arada bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum. İki hafta önce bu sütunda yazdığım bir yazıda, Samsun’u yöneten ve temsil edenler arasında çok ciddi bir iletişim eksikliği olduğunu vurgulamıştım. Bu sorunun Samsun’un işsizlik sorunun dahi önüne geçtiğini ve Samsun’un yaşadığı tüm olumsuzlukların altında bunun yattığının altını çizmiştim. Aradan daha bir hafta geçmeden, Sayın Vali’mizin son yaşanan olayı iletişim eksikliğine bağlamış olması, benim yazdıklarımın onaylanması olmuştur.
Halkımızın ve çocuklarımızın büyük bir heyecanla beklediği ve katılarak büyük bir coşku yaşadığı “FENER ALAYLARININ” kaldırılması da halkı ulusal bayramların dışında bırakmıştır.
Protokolün katıldığı resmigeçitler ve resepsiyonlar toplumumuza ulusal bayram heyecanını yaşatmamaktadır.
Sonuç olarak önerim;
Büyük paralar harcanarak yapılan birkaç dakikalık havai fişek gösterileri yerine, çoluk çocuk halkın katıldığı FENER ALAYLARI yeniden düzenlenmelidir.
Sahil yolunda ki kutlamalar ve resmigeçit töreni kent içine kaydırılmalıdır.
Bunun için iki saatliğine trafiğe kapatılacak Çiftlik ( İstiklal) Caddesinden başlayacak ve DSİ önünde veya Uğur Mumcu Parkı önünde kurulacak protokol tribünü önünde sonuçlanacak resmigeçit töreni Halkımızın da çok geniş katılımına zemin hazırlayacaktır.
Bunun en güzel örneği, 19 Mayıs 2004 tarihinde kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramıdır. Şişli Belediyesi tarafından yaptırılarak İstanbul’da açılan 4300 metrelik rekor Türk Bayrağı,
( Bilindiği gibi bu bayrak Guinness Rekorlar kitabına girmiştir) O tarihte SAM-SEV tarafından Samsun’a getirilerek Uğur Mumcu Parkı önünde açılmış ve 100.000 i aşkın Samsunlunun elleri üzerinde, ulusal marşlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanına kadar taşınmış, Cumhuriyet Meydanında hep bir ağızdan coşku ile söylenen Ulusal Marşımızla noktalanmıştı. Bu bayram son yıllarda kutlanan en coşkulu bayram olmuştur. Çünkü içinde her kesimi ile Samsun Halkı vardı. Bu törene ait görüntüler, Valiliğin ve SAM-SEV’İN WEB sitelerinden izlenebilir.
Bu rekor bayrak tören sonrası Valilik makamına teslim edilmiştir. Daha sonra Etnografya Müzesinde koruma altına alınan bu rekor Türk Bayrağının, sonraki yıllarda bayramlarda kullanılmasına izin verilmemesi de düşündürücüdür.
Önümüzde ki dönemlerde bu önerilerin dikkate alınarak çok daha görkemli ulusal bayramlar kutlamamız dileğiyle iyi haftalar.
08 Kasım 2009
SADİ SUBAŞI