Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Bir Başka Açıdan Samsunspor'da ki Çöküşün Nedenleri.

e-posta; sadisubasi@denizeczaneoptik. com SAMSUN

BİR BAŞKA BAKIŞ AÇISINDAN,
SAMSUNSPOR’DA Kİ ÇÖKÜŞ BİLMECESİ.

Samsunspor’da korkutan bir süreç başladı. Son derece olumsuz şartlara rağmen tıkır tıkır işleyen Samsunspor’da ne oldu da işler birden bire tersine döndü.
Şimdi herkes bu sorunun cevabını arıyor. Yıllara dayalı deneyimlerim ise, bu işe bir başka pencereden bakmamız gerektiğini söylüyor.
Bu konuya girmeden önce getireceğim yoruma esas teşkil edecek olayları yeniden hatırlamakta fayda görüyorum.
Geçen sezonun sonunda yaşananları tüm Samsunspor camiası çok iyi bildiği için onlara değinmeyeceğim. Ancak o günden başlayarak bugüne kadar geçen süreci gözden geçirelim.
Geçen sezon sonunda her yıl yaşanan genel kurullardan birisi daha gündeme gelmişti. Geçen sezonda kulübün başında olan yönetim görevi bırakmış, direk oynayan tüm oyuncular gitmiş ve sadece yedek kaleci ile tek oyuncu kalmıştı.
Borç akıl almaz bir rakama ( 50 milyara-eski deyimle 50 trilyona) dayanmış ve hiç kimse görev kabul etmiyordu. Her genel kurulda konuşulan “Kayyum” korkusu, bir kez daha Samsunspor camiasını sarmıştı.
Son anda eski kaptanımız Emin Kar Samsunspor sevgisinden fazla bir şeyi olmayan cesur bir yönetimle kulübe sahip çıkmıştı.
Sezonun başlamasına kısa süre kala, son derece mütevazı bir kadro oluşturulmuş, başına da adı çok da bilinmeyen Erhan Altın getirilmişti.
Sezon başında ben dâhil herkes, bu takımın daha ilk günden bir alt lige düşeceği endişesini yaşıyordu.
Ancak, maçlar başlamış ve takım son yıllarda seyredemediğimiz güzellikte top oynuyor, çok düzenli paslaşmalar yapıyor, oyunu kanatlara yayma becerisini gösteriyordu.
Hemen her maçtan sonra oynanan oyundan memnun ve “Böyle oynasınlar sonuç hiç önemli diyerek” stattan ayrılıyorduk.
Takımın yeni olması ve acele kurulan takımda iyi golcümüz olmadığı için galip gelemiyorduk ama pozisyona giriyor goller atıyorduk.
Takımın kapasitesinin yetmemesi ve şanssızlıklar sonucu, en az 3-4 maçta son dakika golleri ile galibiyeti kaçırıyorduk. Hani o şansızlıklar da olmasa, liderle kafa kafaya gelecektik.
Tek tek de olsa, 12 puana ulaşmıştık. Hepimizin umudu, devre arası alınacak iyi bir golcü ve bir orta saha oyuncusu ile bırakın düşmeyi, ligin üst sıralarına oynayacağımızdı.
Buraya kadar olanları özetledikten sonra kafama takılan soruları sizlerle paylaşmak istiyorum.
İşte tam da o günlerde yerel basında bir haber yer aldı. Habere göre, takımın başına Samsunlu Besim Durmuş’un getirilecekti.
Bu söylenti o günlerde yalanlandı. Ama beni de daha o günden bir korku sardı. Maya tutmuş ve işler iyi giderken yapılacak bu tür bir değişiklikle, iyi yürüyen sistemin bozulacağından korkuyordum.
Aradan bir ay kadar zaman geçmişti ki, tüm Samsunspor kamuoyunun takıma büyük katkısı olduğunu söylediği Ali Kemal Gedikli istifa etti.
İstifa ederken de, “Samsunspor’un yara almaması için konuşmayacağım” dedi.
Önemli nedenleri olmalıydı bu istifanın. Aradan sanırım bir veya iki hafta geçmeden birden bire Erhan Altın’ın istifa ettiği duyuldu.
İşte bu noktadan sonra olanları yorumlamak kolaydı. Her şey önceden hazırlanmış olmalı ki, Erhan Altın’ın istifasının ertesi günü Besim Durmuş ile sözleşme imzalandı.
Kafam karışsa da, önemli bir nedeni vardır diye düşündüm. Ama daha yeni hocayla oynanan ilk maçta, sahaya takım çıkartmakta dahi zorlanan lig sonuncusu Ankaragücü karşısında oynanan oyun bir felaketti.
O tıkır tıkır top çeviren takım gitmiş, yerine saha da ne yaptığını bilmeyen acemiler mangası gelmişti. Arkasında çok kötü oynağımız Buca maçında zar zor tek puan kurtarılmıştı.
Sonrasında felaketler zinciri devam etti ve rezalet oyunlar sonrası üst üste son iki maçta kaybedildi.
Şimdi herkes birbirine ne oldu diye soruyor? Gerçekten de ne oldu da, işler tahminlerin ötesinde iyi giderken böyle bir teknik kadro değişikliğine gidildi?
Uyum içinde çalışan dişlilere kim çomak soktu?
Yönetimi bu yanlışa kim veya kimler itti.
Yıllarca top oynamış, futbolu çok iyi bilen ve sezona da imkânsızı başararak giren Başkan Emin Kar’ın, böyle bir yanlışı yapacağına inanmak istemiyorum. Neden, en azından devre arası beklenmedi?
Bu zamansız değişimin, Ali Kemal Gedikli’nin istifası ile ilgisi var mıdır?
Ortada çok şey bilip konuşmayan üç kişi var diye düşünüyorum.
Ali Kemal Gedikli ve Erhan Altın neden istifa ettiklerini açıklamalıdırlar.
Üçüncü konuşmayan ve en doğru açıklamayı yapacak olan Emin Kar, bu değişikliğin gerekçelerini açıklamalıdır.
Aksi halde sokakta ki dedikoduların ucunun nereye dayanacağını kestirmek zor olacaktır.
Zaten ekonomik yönden boğazı sıkılmış Samsunspor’da nelerin olduğunu bilmek bu camianın hakkıdır.
Bu yanlışa neden olanlar varsa, onları da bu takıma canını veren taraftarın öğrenmeye hakkı vardır.
Faturayı, dün çok güzel futbol oynarken birden bire acemileşen oyunculara kesmek, onları ruhsuzlukla suçlamak, en azından tüm imkânsızlıklara rağmen 14 puan çıkartan oyunculara haksızlıktır.
Ayrıca bilinmeli ki, faturayı oyunculara keserek düzlüğe çıkılamaz.
Her şeyin birden bire tersine dönmesi, yönetimin devre arasında yapacaklarını daha da zora sokmuştur.
Yazımın sonunda bir sorumda Samsunspor Divan Kurulu Başkanlık Divanına olacak.
Ortada bu kadar bilinmeyen varken, sizler neredesiniz? Samsunspor’da varlığınızı ne zaman hissedeceğiz?
Onlara da önerim, bir an önce Divan Kurulunun tüm üyelerini olağanüstü olarak toplayarak, kendi içlerinde bir özeleştiri yapmalarıdır.
Bunların hiç biri yapılmaz ve işler oluruna bırakılırsa, korkarım bölgenin şimdilik tek büyükşehri olan Samsun’un akıbeti, Kocaeli, Sakarya ve Altay gibi olacaktır.
Bu ayıbı bu kenti yönetenlerle, bu kent adına siyaset yapanlar nasıl taşırlar bilemiyorum.
Umarım, bu sorular cevap bulur ve Samsunspor kısa sürede düzlüğe çıkar.
Samsunspor camiasına sabır ve sükunet diliyorum..
İyi haftalar.. 18. 12. 2012

Ecz. SADİ SUBAŞI