Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Değişim Olmalı ve Kılıçdaroğlu Bırakmalıdır.11

KILIÇDAROĞLU GENEL BAŞKANLIĞI BIRAKARAK DEĞİŞİMİN
YOLUNU AÇMALIDIR.
Evet,
Hem milletvekili seçimini hem de iki aşamalı yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini, muhalif masanın ortak adayı olan Sayın Kılıçdaroğlu ile altılı masa bileşenleri de kaybetmiştir.
Öncelikle belirtmek isterim ki, bu seçimin kaybedilmesinin bence en büyük nedeni, CHP’nin yerel teşkilatları ile Altılı Masa Bileşenlerini oluşturan partilerin hiç birisinin, Sayın Kılıçdaroğlu kadar çalışmamış olmasıdır.
Bu gerçeğe rağmen, altılı masa bileşenlerinden hiç birisinin bu yenilgide sorumlulukları yokmuş gibi davranmalarını en azından siyasi bir sorumsuzluk ve nankörlük olarak görüyorum.
Evet,
Sayın Kılıçdaroğlu tüm iyi niyetine, dürüstlüğüne ve gösterdiği beklenin üstündeki çabasına rağmen, bence son şansını da başarı ile sonuçlandıramamıştır.
İnanıyorum ki kazansaydı, O’nun uzlaşmacı, dürüst ve ahlaklı kimliği ile siyasette yeni bir sayfa açılır ve toplumdaki umutlar tazelenir ve hukukun hâkim olacağı demokratik düzen yeniden sağlanırdı.
Ne yazık ki, Sayın Kılıçdaroğlu çok çalışmasına ve tüm muhalif partileri bir masa etrafında toplamasına rağmen bu seçim de kaybedildi.
Evet,
“Sayın Kılıçdaroğlu kenara çekilerek değişimin önünü açmalıdır.
Ama bu yenilginin parti içindeki özeleştirisi yapılmadan, bu yenilgide sorumluluğu olanlar, hatta ihanet edenler varsa, onlar temizlenmeden yapılacak sadece Genel Başkan değişimi çözüm olmaz.
Bu düzenlemeler yapılmadan Genel Başkanlığa kim gelirse gelsin, “CHP’deki karmaşa giderilemeyecek ve yeni Genel Başkan da umut olamayacaktır”, diye düşünüyorum.
Bugün bunları konuşmak ve ”Bu seçim neden kaybedildi? “Sorularına cevap aramak yerine, “Sayın Kılıçdaroğlu’nu tek suçlu ilan edip acımasızca eleştirerek hemen istifa etmesini istemek”, en azından insafsızlıktır diye düşünenlerdendim.
Bu nedenle,
Yaşının da ilerlemiş olmasını değerlendirerek, kısa sürede parti içindeki her türlü gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra kendisine yakışanı yapacak ve “Akıl danışılacak bilge kişi” konumuna çekilerek, “CHP’ ne çok yakışacak bir geleneğin öncüsü olacaktır” diye düşünerek köşe yazımı yazmaya başlamıştım.
Ancak, Sayın Kılıçdaroğlu’nun seçim sonrası üst yönetimde yaptığı değişiklikler sonrası görevine devam edeceğini ima eden açıklamaları, beni de şaşırttı.

“Bende CHP’ ne oy verenlerin ortak düşüncesine katılıyor ve CHP’ de değişim şart” diyorum.
Ama sadece Genel Başkan seçimi ile hiçbir şeyin değişmeyeceğini ve CHP’ni nasıl büyüteceklerine dair henüz hiçbir proje ortaya koymayan ismi öne çıkmış bazı adayların, değişim diyerek Genel Başkanlığa talip olmalarını koltuk kapma fırsatçılığı olarak görüyorum.
CHP dışındaki çeşitli odakların ağır eleştirilerinin ise, ülkemizin % 50’ nin umut olarak gördüğü Çağdaş, Laik ve Hukuk temeline dayalı Türkiye Cumhuriyeti’nin savunucusu CHP’ne zarar vermekten öteye bir anlamı yoktur.
Bu nedenlerle, “Seçim öncesi ve seçim sürecinde CHP adına yapılan yanlışları irdelemeden, nasıl bir değişim olması gerektiği belirlenmeden, yapılacak acele bir değişim hiçbir yarar sağlamayacaktır” Diye düşünüyorum.
Değişim öncesi şunlar sorgulanmalıdır.
Bu seçimlerin adil ve dürüst bir ortamda yapılamayacağını göre göre, yasa dışı dayatmalara her alanda yeterince itiraz edilmeden, itirazlar karşılık görmediyse de seçime girmemeyi tartışmaya açmadan girilecek bu seçim, nasıl kazanılacaktı?
Kanımca, bu kuşkuların giderilemediği bir ortamda yapılacak seçimi, Kılıçdaroğlu dışında bir başka aday da gösterilmiş olsaydı, Cumhurbaşkanlığı Seçimi kazanılamazdı.
Başkanlık sisteminin sağladığı her türlü kararın Cumhurbaşkanı tarafından alındığı, yargının, polis ve jandarma gibi güvenlik güçlerinin, Diyanet İşleri Başkanlığının tarafsız olmadığı ve güvenirliği tartışılır hale gelmiş Yüksek Seçim Kurulunun son karar verici kurum olduğu bir ortamda yapılacak seçimlerin, güvenli olmayacağını görememek büyük bir hataydı.
Seçimler sırasın da kullanılmakta olan “Parmak boyası” uygulamasının AKP iktidarı tarafından kaldırılmasının, seçim sonuçlarına müdahale edileceği anlamına geleceğini görmezden gelinmemeliydi.
Seçimler için basılan milyonları bulan fazla oy pusulalarının seçimden bir gün önce noter aracılığı ile imha edilmemiş olmasına karşı çıkılmaması,
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 3. kez aday olmasına sonuna kadar karşı çıkmamak ve Cumhurbaşkanlığı için gerekli diplomaya sahip olmadığı iddialarını yeterince araştırmamak ve YSK’nın bu konuları görmezden gelmesine direnilmemesi,
YSK’nın seçimlerde Adalet, İçişleri, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlarının istifa etmesi gerektiği konusundaki itirazları dikkate alınmaması,
Tarafsızlığını yitirmiş RTÜK’ün muhalif medyayı susturmak için takındığı tavırlara altılı masa olarak yeterince karşı çıkılmaması,
İktidarın emrine girmiş Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, halkımızın ortak değeri olan dinimizin ve camilerin iktidarın siyaset alanı haline getirmesine göz yumarak siyasetin bir parçası olmasına yeterince tepki konmaması,
Bu seçimlerin daha baştan kaybedilmesini kabullenmek anlamına gelecek büyük bir siyasi hataydı.
Hepsi bir yana,
Bu seçimin kaybedilmesi halinde, yüzde bir oyu dahi olmayan sağ ve muhafazakâr partilerle ittifak kurarak bu partilerin 33 milletvekilini TBMM’ ne taşımanın ve bu milletvekillerin seçim sonrası CHP’den istifa etmesi ile CHP’ nin milletvekili sayısının bir önceki dönem sayısının altına düşecek olmasının faturasının ağır olacağının görülmemiş olması da bir başka büyük hatadır.
SONUÇ:
Ülkemizin, demokratik kuralların tam işleyeceği yönetim biçimine dönebileceği son şansı olan bu seçimlerin kaybedilmesinin nedenlerini ve bu konudaki bilinmeyenleri çözmek, şu anda hala partinin komuta makamında oturan Sayın Kılıçdaroğlu’nun görevidir.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun, tüzüğün yenilenmesini takiben Yerel Seçimlerden önce Kurultayın yapılacağını ve Genel Başkanlığa aday olmayacağını bir an önce açıklayarak, değişimin yolunu açması zorunlu hale gelmiştir.
Bir sonraki yazım da CHP’ nin nasıl bir değişime gitmesi gerektiğini irdeleyeceğimi belirtir, her şeyin güzel olacağı bir hafta dilerim. 01.07.2302
Ecz. SADİ SUBAŞI

e- http://www. hedefhalk. com