Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Mobil Santral

MOBİL SANTRALDA SORULAR

TBMM Araştırma Komisyonu bir ay aradan sonra cuma günü ölçümler yapmak üzere tekrar Samsun'a geldi. Valiliğin davet yazısı üzerine benim de katıldığım toplantı, santralin brifing salonunda yapılan bilgilendirmelerle başladı. Daha sonra da yapımcı firma temsilcilerinin teklifi ile tesisleri gezdik. Özellikle firma yetkilileri Sayın Ömer Mafya ve Sayın Erdoğan Erek'e teşekkür ediyorum. Teknik adam olmadığım için ve daha önce böyle bir santral gezmediğim için tesisler hakkında yorum yapmam mümkün değil. Ancak bu toplantıda kafalara takılan bazı noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle anlamakta sıkıntı çektiğim husus vilayetin davet yazısı ile çağrılan ve çağrılmayanlardı.1.5 yıldır bu konuda yürütülen çalışmalara sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu çevre birlikteliği başkanı olarak katılan Elektrik Mühendisleri Odası başkanı sayın Metin Telatar, Çevre Mühendisleri Odası, idare mahkemesinde dava açıp kazanan Baro Başkanlığı ve bu konuda söz söyleyecek en yetkili kuruluş olan 19 Mayıs Üniversitesi çağrılı değildi. Ama bugüne kadar bu konuda hiçbir çalışması ve açıklaması duyulmayan bir öğretim üyesi ile bazı isimler davet edilmişti.
Komisyon üyelerini dahi isyan ettirecek garip bir uygulama ile çevrede SO2 ölçümlerinin yapılacağı bir günde Tügsaş ve Karadeniz bakır İşletmesinin bacaları tütmüyordu. Sanki birileri santralların işini kolaylaştırıyordu.
Komisyonun ölçümlerden en az bir hafta önceden santralların tam kapasite çalıştırılmasını talep ettiklerini söylemelerine rağmen santrallar perşembe günü tam kapasite ile çalıştırmaya başlamıştı. Nedeni sorulunca ikna edici bir açıklama yapılamıyordu.
Bu ölçümler için Tubitak'a 9,5 milyar ödeme yapıldığı açıklanmıştı. Bu ölçümlerin sağlıklı yapılabilmesi için ortamın her şekliyle hazırlanmış olması gerekirken, görülen hiç de öyle değildi. Sanki bazı güçler bunu engelliyordu.
Mart ayında bu santrallar çalışmaya başladığında bacalardan çıkan ürkütücü dumanlar Tekkeköy ve çevresini kaplayan boyutlardaydı. Oysa cuma günü %100 çalıştığı söylenen santrallardan çıkan duman hiç de bu boyutta değildi. Bunun nedenini sorduğumda ikna edici bir yanıt gelmiyordu. Bunun üzerine mart ayında çekilmiş fotoğrafları içeren CD’yi komisyon başkanına iletilmesi için Sam-Sev ‘deki görevli arkadaşıma ricada bulundum.
Çevre halkının da tespit ettiği bir görüntüyü yetkililere sordum. Gündüzleri beyaz çıkan duman geceleri neden siyah çıkıyordu? Cevap olarak böyle bir şey olamayacağı çünkü kireç kullanımının bilgisayarla ayarlandığı söyleniyordu. Anlaşılan bizlerin gözleri yanılıyordu.
Samsun milletvekili sayın Prof. Dr. Haluk Koç'a ''bana bir kez daha Aziz Nesin’in ülkesinde yaşadığımı hatırlattınız'' dedirten çok ilginç bir açıklama yapımcı firmanın sunuş yapan yetkilisinden geliyordu. Sayın Erdoğan Erek grafiklerle yaptığı açıklamada Samsun'a çevre bilincini kendilerinin getirdiğini ve bu santralların çalışmaya başlaması ile çevredeki SO2 oranının düştüğünü söyleyebiliyordu. Sorulan sorular karşısında firma yetkililerinin yaptığı açıklamalarda bu tesislerin savunulmasının ne kadar güç olduğunu ortaya koyuyordu.
Sonuç olarak araştırma komisyonun tüm iyi niyetiyle çaba harcadığına inanıyorum. Geçen dönem hükümetlerinin yarattığı bu olumsuz yatırım Samsun'un başına ciddi bir sıkıntı açmıştır. Gösterilen çabalar sonuç getirebilecek mi çok net bir şekilde göremiyorum. Ancak ortada bazı gerçekler var. Buna rağmen bu santralların hala çalışıyor olmasını anlamakta sıkıntı çekiyorum. Komisyon üyesi sayın Kemal Anadol bağırırcasına ''önümüzde uygulanması zorunlu olan mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı var. Neden bu karar uygulamaya konularak santrallar kapatılmıyor'' diye yetkililere soruyordu? Yetkililerse sorumluluğu birbirlerinin üzerine atıyordu.
- Sormak gerekirse, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararını uygulama yetkisi ve sorumluluğu kiminse neden bir an önce uygulamadığını ve görevini yapmadığını öğrenmek istiyorum.
- Enerji bakanlığı bu santrallara tazminat ödendiğini açıkladığı halde neden %10 kapasiteyle de olsa çalışmasına izin veriyor?
- Hidroelektrik santralları tam kapasite ile çalıştırılacak ve mobil santrallardan elektrik satın alınmayacak açıklamaları neden uygulanmıyor?
Bu ülkede hemen hemen her yanlışın alıştıra alıştıra bu halka kabul ettirilmesi gibi bu santralların da Samsunlulara alıştıra alıştıra kabul ettirildiğini görmek bir Samsunlu olarak beni gerçekten üzüyor. Umarım birkaç yıl sonra bugünleri hatırlayarak birilerini lanetlemek zorunda kalmayız. İyi haftalar dileğiyle...

Ecz. SADİ SUBAŞI