Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Sağlık Politikaları ve Sorunlar

SAĞLIK POLİTİKALARI VE SORUNLAR

Çağdaş olma iddiasındaki ülkeler özellikle iki konudaki politikalarını uzun vadeli ve sık, sık değiştirilmeyecek şekilde bir sisteme oturtmuşlardır. Bunlardan ilki eğitim diğeride sağlık ve sosyal güvenlik politikalarıdır. Ne yazıkki ülkemiz her iki konudada büyük bir kaos yaşamaktadır. Eğitim konusunda Atatürk'ün koyduğu doğru ilkeler zaman içersinde geliştirileceğine ideolojik ve siyasi saptırmalarla yaz boz tahtasına çevrilmiş, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın çağdaş bir eğitim almaları sağlanamamıştır.
Ben bugünkü yazımda sağlık ve sosyal güvenlik sorunununa değinmek istiyorum. Günümüz insanlarının sağlıklı yaşam ve sosyal güvence en doğal haklarıdır. Ancak bir sağlıkçı olarak benimde 40 yıldır izlediğim sağlık politikamız bir türlü uzun vadeli ve çağdaş yöntemlerle belli bir sisteme oturtulamamıştır. Bırakın hükümet değişikliklerini, neredeyse aynı hükümet içinde yapılan bakan değişliğinde dahi sağlık politikaları değişmekte , uygulamalar ulusal çözüm yerine kişilerin görüş ve eğilimlerine göre yönlendirilmektedir.
Bugün işçi, serbest meslek sahibi ve emeklilerin sağlık ihtiyacını birer sosyal güvenlik kurumu olan SSK, BAĞ-KUR ve TC. EMEKLİ SANDIĞI karşılamaktadır. Kamuda çalışanların sağlık giderleri de Maliye Bakanlığınca sağlanmaktadır. Gerçi bu üç sosyal güvenlik kurumunun kendi olanakları harcamaları karşılamadığı için son yıllarda Devlet bu kuruluşlara önemli destekler vermektedir. Bunların nüfusumuza oranı % 70 leri bulmaktadır. Tüm bunların dışında kalan ve hiçbir güvencesi olmayan kesimin sağlık güvencesi de Sosyal Yardımlaşma Vakfı aracılığı ile yeşil karla yine bir şekilde Devlet tarafından karşılanmaktadır. Bu gerçekler göz önüne alındığında yıllardır konuşulan bu sosyal güvenlik kurumlarının bir çatı altında toplanarak genel sağlık sigartasına geçilmesi gibi doğru yöntem birtürlü gerçekleştirilememiştir.
Son günlerde sağlık sorununun çözümü için yeni bazı çalışmaların başlatıldığını biliyoruz. Meclis çoğunluğunun tek parti elinde olması , bu dönem yasaların daha kolay çıkartılma olanağı yaratıyor. Geçmişte bu konuda yasal düzenlemeler yapılırken meslek örgütlerinin görüşlerinin alınmaması veya ciddi bir şekilde değerlendirilmemesi nedeniyle yapılan düzenlemeler hiç bir kesimi memnun etmedi ve sonuçtada yarar sağlanamadı. Bu nedenle bu kez köklü değişimlerin yapılması düşünülüyorsa ve çıkarılacak yasaların devamlılığı isteniyorsa yeterli uzlaşma sağlanmalıdır. Öncelikle Halkımızın sonrada doktor, eczacı hemşire ve yardımcı sağlık personelini tatmin edecek ortamı hazırlamak için meslek örgütleri ile ciddi ve inandırıcı ortak çalışmalar başlatılmalıdır. Bu arada meslek örgütlerinin de salt kendi üyelerinin çıkarları yönünde tavır sergilemek yerine adil ve çağdaş yöntemlerin uygulanmasını sağlamak üzere hükümete yardımcı olmaları gerekir.
Son günlerde uygulamaya konan tüm sosyal güvenlik kurum mensuplarının sağlık kuruluşlarını ortaklaşa kullanması olanağı, çok doğru bir karar olduğu halde meslek örgütlerinin görüşleri gözardı edilerek başlatıldığı için bir dizi karmaşayıda peşinden getirmiştir. Örneğin SSK serbest eczanelerle ilaç anlaşmasını yapmadan uygulamaya geçtiği için bir başka kurumda muayene olan veya yatan hasta ilacını alabilmek için SSK hastanelerine geri gitmek ve orada eski sıkıntılarını yeniden yaşamak zorunda kalmaktadır. Eğer birde saat 16,00 dan sonraya kalmışsa SSK eczaneleri kapalı olduğu için ilacını alamamakta ve perişan olmaktadır.
Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran bir hükümet döneminde de bu sorun Halkımız, sağlık mensupları , hepsinden önemlisi Ülkemiz çıkarları doğrultusunda çağdaş bir anlayışla çözülemezse bunun nedenini bu Halka kimse anlatamaz. İyi haftalar dileğiyle...

e-mail: sadisubasi@ttnet. net. tr fax:0362 4329020

SADİ SUBAŞI