Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Mecidiye'nin Kalbine Saplanan Hançer

MECİDİYENİN KALBİNE SAPLANAN HANÇER

BİR ÖNERİ

Bugüne kadar gerek içinde bulunduğum sivil toplum kuruluşlarında ve gerekse kişisel tavırlarımda Samsun için yapılan her güzel şeyin yanında
yer aldım ve destekçisi oldum. Kişisel hiçbir çıkarımı da bu düşüncelerin önüne hiçbir zaman çıkartmadım. Sanırım bu konuda bugüne kadar ortaya koyduğum tavır konusunda kimsenin kuşkusu yoktur. Bunları yazmamdaki neden, aşağıda okuyacağınız eleştiri ve önerilerimin yanlış algılamalara neden olmaması içindir. Yukarıda altını çizdiğim hassasiyetlerimden ötürü bu yazımı bugüne kadar geciktirdim. Ancak tesisin açılma aşamasına gelmiş olması , daha işin başında söylemekten kaçındığım bu düşüncelerimi bugün söyleyebilme şansını bana verdi. Artık tesis bittiğine göre , iş yerimin önünde olması nedeniyle ‘’işlerini olumsuz etkiler kaygısı ile engellemeye çalışıyor’’ önyargılarınında sona ermiş olduğunu düşünerek yazıyorum.
Geçte olsa yazmaya neden gerek duyduğumuda açıklamak istiyorum. Ben, gerek siyasetin içinde olduğum ve gerekse SAM-SEV Başkanı olduğum sürece hep bizden önceki kuşaklar zamanında Samsun’da yapılan yanlışlıklara toplumun tavır koymamasını eleştirdim.1960 yıllarda Limanın Samsun’un tam önüne yapılışından ve 1960 sonlarında yeniden imara açılan çiftlik caddesindeki çarpık düzenlemeden hep o dönemlerin Samsunlusunu ve meslek kuruluşlarını Kente sahip çıkmadıkları için sorumlu tuttum. Ne yazıkki bugünde bunlara benzer bir plansız düzenleme Samsun’un en önemli caddesinde uygulamaya kondu.
Bilindiği gibi 19 Mayıs Bulvarı ile Gazi Caddesinin (Mecidiye) kesiştiği kavşakta bir geçit yapıldı.19 Mayıs Bulvarı bu bölgede yükseltilerek Cumhuriyet Meydanına bağlanırken Gazi
Caddeside alttan geçildi. Sanırım alt bölümde 10 adet dükkan yapıldı. Trafiğin çok büyük sorunlar yaşadığı bir kentte bu tür kavşak düzenlemelerine karşı çıkılamaz. Ancak bu kavşakta yaşanan sorun araç trafiği olmayıp, yaya geçişleri ile ilgiliydi. Sinyalizasyon lambalarının konması ile bu sorunda %80 çözülmüştü. Mevcut sorun daha çok toplumumuzun trafik kültürünün eksikliğinden kaynaklanıyordu.36 yıldır bu köşede işyerim olduğu için burada yaşanan sıkıntıları en iyi gözlemlemiş olanlardan birisi olarak bu değerlendirmeleri yapıyorum. Bu sinyalizasyon bir yerde yukardan gelen araç trafiğinin hızını keserek Cumhuriyet Meydanındaki kavşakta tıkanıklıkları azaltıyordu. Dolayısıyla bu geçit araç trafiğinin daha hızla meydana inmesinden bir başka yarar sağlamamıştır. Alt geçitle yayalar güvenceye alınmıştır. Eğer amaç bu idiyse, 19Mayıs Bulvarı bu kadar yükseltilerek Mecidiye Caddesi iki taraftanda yüksek bir setle kesilerek köreltilmez, bir tüp geçitle geçilir ve sorun da çözülebilirdi. İstanbul için Beyoğlu ne ise , Samsun içinde Mecidiye Caddesi odur. Ancak adeta şehirler arasında veya büyük kentlerin dışından geçen çevre yollarındaki geçitleri andıran bir kütle ile Mecidiye Caddesi yok edilmiştir. Artık bundan geriye dönüş yoktur. Olan olmuştur. Ancak bu kütleyi daha da abartılı hale getirecek iki başta yapılan asansör kulelerine mutlaka bir çözüm bulunmalıdır. Özürlü vatandaşlarımız için böylesine çağdaş bir kolaylığın sağlanacak olması alkışlanacak bir olaydır. Oysa yukarıda önerdiğim gibi bir tüp geçitle yaya trafiği karşıya bağlansaydı bu geçitin içide bir bölümüne döşenecek yürüyen bantla hem özürlüler hemde yaşlı ve yorgun insanlar kolaylıkla karşıya geçebilirlerdi. Dolayısıyla Mecidiye Caddesi devamı olan Gazi caddesinden kopartılmazdı. Önerim şu; Eğer yapılabilme olanağı varsa mevcut alt geçite bu tür yürüyen bant ve yürüyen merdiven döşenmeli ve bu garip kuleler kaldırılmalıdır. Çünkü mevcut yönetime çok yakın olan çok sayıda dostumda bu kulelerin burada büyük bir görüntü çirkinliği yarattığı konusunda hemfikir. Ben kentimize Sahil Kordonu başta olmak üzere çok güzel eserler kazandıran Büyük Şehir Belediye Başkanının bu çirkinliğe mutlaka bir çözüm bulacağına inanıyorum.
Bir önerimde Konak Sinemasından Gazi Müzesine kadar olan bölüm
bu geçitle iki taraftanda araç girişine kapalı hale gelmiştir. Gazi Müzesi önüde babalarla kapalı olduğu için bu bölgeye, iş yerleri kalorifer yakıt tankeri ve mal getiren araçları sokamamaktadır. Bu bölgede mevcut doktor muayenehanelerinde muayeneye gelip ağırlaşan hastalar için acilen ambulans girişi gerekmektedir. Yangın olayını aklıma bile getirmek istemiyorum. İş yeri sahipleri gerekli hallerde bu babaları yıkmak zorunda kalmaktadır. Bu bölüm kontrollüde olsa zorunlu haller için mutlaka araç trafiğine açılmalıdır. Kent yöneticileri dönemlerinde yaptıkları güzel ve
çirkin yapıtlarla anılırlar. Dileğim kentimize çok sayıda güzel eser kazandıran yöneticilerimizin ileride bu geçitle anılmamaları.
Bir başka dikkat çekici konuda bu kentin yeniden planlanması ve imar düzenlemeleri konusunda projeler üreten ve Samsun 3. Kent Kurultayında kamuoyuna sunan TMMOB ve bağlı meslek odalarının bu
konuda ısrarlı bir tavır sergileyememeleri. Oysa gerek Yerel Gündem 21 in ilgili konseylerini ve gerekse sivil toplum kuruluşları platformunu etkin bir
şekilde yönlendirebilirler ve daha değişik bir yapıtın ortaya çıkması için kamuoyu desteği sağlayabilirlerdi. Sivil Toplum Kuruluşları gerektiği zamanlarda bunları yapamazsa güvenirliliğini yitirmeye ve altında başka nedenler aranacak eleştirilerin hedefi olmaya mahkumdurlar.
Yeni bir yıla Ülkemize çok uzak bir yörede yaşanan 9 şiddetindeki depremi ve ardından oluşan doğa felaketi ‘’TSUNAMİ’’sonucu 150,000 insanın yaşamını yitirmesi ile girdik. Umarım 2005 bu tür felaketleri Ülkemize ve tüm Dünya İnsanlarına yaşatmaz. Tüm okuyucularıma ve Ülkemiz insanlarına yeni yılda sağlık, sevgi ve hoşgörü diliyorum. Umarım, Ülkemiz AB ye giriş sürecinde milli çıkarlarımızın korunduğu, korkulan ödünlerin verilmediği bir yılın ardından sevinç ve mutluluğu bir arada yaşar. İyi haftalar dileğiyle..02-OCAK-2005

SADİ SUBAŞI