YEREL BASININ ÖNEMİ VE SORUMLULUĞU
Basının toplumlar için önemi tartışılamaz. Özgürlüklerin yasal çerçevede kullanılabildiği ülkelerde basın, toplumun çıkarlarını savunan ve yerine göre denetim , yerine göre de çözüm üreten kuruluşlar olarak çok önemli bir görev üstlenmiştir. Ülke çapında dağıtılan ve yayınlanan yazılı ve görsel basının üstlendiği bu görevi, kentlerde de yerel basın yapmaktadır. Daha çok kentlerinin ve bölgenin sorunlarını yansıtan yerel basın , yöre insanlarının adeta gözü ve kulağı olmaktadır.
Bu özellikler basına ağır bir sorumlulukta yüklemiştir. İşin yasal çerçevesi bir yana , olaylar karşısında tarafsız kalbilmek ve kişisel çıkarlar
için kullanmamak gibi etik kurallar basının olmazsa olmazını oluşturmaktadır. Böylesine geniş kesimleri etkileme gücünün kötüye kullanılması halinde şantaj gazeteciliği de gündeme gelmektedir. Güçlü ve okunabilir basının çok yeni olduğu Samsun, geçmişte bu acıyı çok derinden yaşamıştır. “İyi mal kötü malı kovar “ deyimini doğrularcasına, son sekiz yılda yayına başlayan ve her geçen gün güçlenen yerel gazeteler geçmişteki kötü uygulamalara son vermiştir. Bu nedenle yerel basını yaşatmak ve onlara gereken desteği vermek Samsunluların görevidir. Her Samsunlu hergün mutlaka bir yerel gazete almayı görev edinmelidir. Bu hem Samsun gündemini yakından izleyebilmek, hemde tirajlarına katkı vererek güçlenmelerini sağlamak adına önemlidir.
Buna karşılık olarak yerel basının da Samsunluyu memmun etmek görevi olmalıdır. Bu nasıl olacaktır? Her şeyden önce gazeteler, baskı kalitesini yükseltirken içeriğinide güçlendirmelidir. Bir gazetenin okunabilir olması ve ilgi çekmesi için haberlerin güncelliğini yitirmeden yayınlanması ve güçlü kalemlerden çıkan makalelerin yer alması gerekir diye düşünüyorum. Köşe yazıları bir gazetenin kaymağı ve cilasıdır. Köşe yazılarının bulunmadığı gazeteler iyi bir gazete okuyucusu için yavan kalmaktadır. Yeterli ekonomik güce erişemeyen gazeteler haber muhabirleri çalıştıramadıkları için, belli haber ajanslarından gelen haberleri basma kalıp ve hiçbir değişiklik yapmadan gazetelerine aktarmaktadırlar. Bu nedenle, gazetelerden birisini okuyan okuyucudan , haberleri virgülüne kadar aynen basan ikinci bir gezeteyi okuması beklenemez. Bu iki konuya özen göstermek , gazeteleri çıkartanların görevi olmalıdır.
Benim de haftada bir gün köşe yazısı yazdığım Halk Gazetesinde geçtiğimiz hafta sonunda bir istifa depremi yaşandı. Bu istifaların altında ki nedenleri tartışma konumunda değilim. Ancak yıllardır yerel basının güçlenmesi için çaba harcayan birisi olarak üzgünüm.8. yılını tamamlayarak bölgenin en güçlü gazetesi konumuna gelen Halk Gazetesi Samsun’da ünlü yaygın gazete tirajlarını dahi solladıysa, bunda başta sayın Necdet Uzun olmak üzere istifa eden ekibin katkısı yadsınamaz. Ancak, gazetenin sahipleri sayın İsmail Uyanık ve Yusuf Yılmaz’ın ekonomik katkı yanında , tarafsız ve her türlü yazı özgürlüğünü tanıyarak verdikleri desteğin de, bu başarıdaki hakkını teslim etmek gerekir. Benim de bu gazetede yazı yazmamı öneren sayın Necdet Uzun’dur. Ne olmuşturda ekip olarak kopma noktasına gelinmiştir, tam olarak bilmiyorum? Bana kalırsa bu kopma iki taraf içinde kayıptır. Sorunları çözüp, gazeteyi daha da büyütmek ve kurumsallaşmayı tamamlamak çok daha uygun olurdu.
Ekibinin sayın Uzun’a sahip çıkarak onunla birlikte istifa etmesi gerçekten çok duygulandırıcı. Muhtemelen yeni bir yapılanma ile yeni bir gazete daha oluşacaktır. Çok sayıda gazeteyi yaşatabilmenin ekonomik sıkıntılarının yaşandığı, yeterli muhabirin bulunamadığı Samsun’da gönül isterdi ki , gazete sayısını 2 veya 3 e indirecek birleşmeler olsun ve tüm bölgeye hakim olan güçlü yerel gazetelerimiz bulunsun. Bu arada, bazı yerel gazete sütunlarında, bu istifaların dışında kalanların ihanet anlamına gelecek suçlamalara hedef olması ve istifa edenlerin alkışlanması yerel basınımız adına kaygı vericidir. Oysa bu sıkıntı hissedilebilse, arabuluculuk yapılarak işler bu noktaya gelmeden çözülebilseydi, her iki taraf içinde çok daha etik olurdu diye düşünenlerdenim. Umarım bu depremden Halk’ta , sayın Uzun ekibi de zarar görmezler.
İyi haftalar dileğiyle..11-EYLÜL-2005
SADİ SUBAŞI