SAMSUN EN GÜZEL SAHİLİNİ KAYBETMEK ÜZERE !
Samsun’un Çarşamba ilçemiz yönündeki sahili sanayi bölgesi alnında yer aldığı için bu sahilden deniz aktiviteleri açısından yararlanma şansı yoktur. Bafra ilçemiz yönünde ise Ondokuzmayıs ilçemiz sınırına kadar Karadenizin en güzel sahillerinden birisi yer alır. Gerek uzunluğu, gerekse kumunun güzelliği ile burası Samsunluların yaz boyu denizden ve güneşten yararlanabildiği tek sahildir.
Ancak, son iki yılda bu sahilde garip şeyler oluyor ve ülkemizin en güzel sahillerinden birisi yok oluyor. Böylesine bir doğa olgusuna mantık dışı önlemler alarak çözüm aranmasına isyan ediyorum. İş işten geçtikten sonra ‘’ben söylemiştim ‘’ türü söylemlerin ne kadar itici olduğunu çok iyi biliyorum. Amacım bilgiçlik taslamak değil ama, bu konuda olayın ilk patlak verdiğinde ve hemen hiç kimsenin farkında dahi olmadığı günlerde bu sütunda bir köşe yazısı yazarak, iki yıl sonra bu sahilin biteceğini Samsunlulara duyurmuştum. Bu yazım 06-eylül-2004 yılında ve ‘’KARADENİZİN İSYANI ‘’ başlığı ile bu bu köşede yer almıştı.
Önce bu doğa katliamının ne olduğunu bir kez daha hatırlamakta yarar olduğuna inanıyorum. Dereköy ve Ballıca yöresin de yaşayan insanlarının en önemli geçim kaynağı balıkçılık olduğu için bu yörede 3-4 yıl önce bir balıkçı barınağı oluşturmak üzere bir mendirek yapılmıştır. Bu mendirek bu sahilin de sonunu hazırlamıştır. Yaz aylarını Taflan’da geçiren birisi olarak sabahları o sahilde yürüyüş yaparken mendireğin yapımından sonra mendireğin Samsun tarafındaki sahilin oyulmaya başladığını fark ettim. Önceleri kimsenin önemsemediği bu oyulma genişleyerek, o sahildeki meskenleri ve özel şahıslara ait arazileri yutmaya başlayınca, yapılan başvurular sonrası DLH yetkilileri geliştirdikleri projeyle belirli aralıklarla T şeklinde mahmuzlar ( küçük mendirek-dalgakıranlar ) yapmaya başladılar. Böylece denize doldurulan kayalarla oluşturulan bu dalgakıranların Bafra tarafında kalan oyuklar daha fazla oyulmuyor ve dalganın etkisi azaltıldığı için deniz bu oyulan yerlere yeniden kum yığmaya başlıyordu.
Teorik olarak doğru gözüken bu işlem zarar görenlerin bastırmasıyla Samsun yönünde yapılmaya devam edildi. Deniz tarafından bakıldığında yan yana denizin bağrına saplanmış birer hançer görüntüsü veren bu taş yığınları, o güzelim sahili bitirdi. 06-eylül-2006 da yazdığım yazı öncesi konuyu bazı uzmanlarla paylaşmış ve son olarak da o tarihlerde DLH bölge müdürü olan sayın Halim Bekiroğlu ile konuyu görüşmüştüm. Yapılan her dalgakıran yeni oyulmaları , onlarda yeni dalgakıranları gerektirecekti. O yazımda, iki yıl sonra kumsal kaybının Ondokuzmayıs polis Okuluna dayanacağını iddia etmiştim. Henüz iki yıl dolmadan geçtiğimiz günlerde Erenköy de yapılmaya başlanan bir dalgakıran ile Taflan sahilinin de oyulduğunu öğrendik. Şimdi Taflanlılar dalgakıran talebinde bulunuyorlar.
Üzülerek söylemek gerekirse bu tür kolaycı çözümlerle Devletin konuyla ilgili birimleri doğayı katletmişlerdir. Hiçbir yetkili bu yanlışı engelleyememiştir.
Zamanında muhtemelen yer seçimi yanlış yapılan liman mendireği bu canım sahili bitirmiştir. Bu doğa felaketinin mutlaka bir çıkış yolu olmalıydı. O yazımda gerekirse yurt dışından uzmanlar getirilerek bu yanlış uygulamanın durdurulması gerektiğini yazmıştım. Geçen hafta içersinde DLH müdürüne konu yeniden iletildi. Ne yazık ki, düşünülen yeni bir dalgakıranın daha yapılarak bu kez de Taflanlıların sahilini kurtarmak. Oysa, bazı uzmanların bu konudaki görüşü çok daha farklı. Eğer doğru ise yazık olmuş. Söylenen balıkçı mendireğinden sonra oyulabilecek belli bir bölüm gözden çıkartılmış olsa ve arazinin sahiplerinin yerlerinin bedeli ödenebilseydi geri kalan sahil kurtarılmış olacaktı.
Tanrının bize cömertce sunduğu paha biçilmez güzellikleri, bilimsellikten uzak, politik güçleri de alet ederek acımasızca çirkinliğe dönüştürmekte bizimle kimse baş edemez diye düşünüyorum..
Kendi sahilimizi kurtarmak için harcayacağımız çabanın birazını olsun bilimsel çözüm için kullanabilsek, belki de geri kalan kumsalı kurtarabiliriz.
Kentin yöneticilerinden bu konuya el atmalarını ve gerekirse yurt dışımdan uzman davet edilmesini arz ve talep ediyorum.
İyi haftalar dileğiyle.. 20-OCAK-2006
SADİ SUBAŞI