-mail: sadisubasi@ttnet. net. tr SUNUŞ
KARADENİZİN İSYANI
Samsun’un en güzel sahili ve kumsalı olan Taflan sahilinde garip şeyler oluyor. İki yıl öncesine kadar özellikle Pazar günleri Samsunluların akın ettiği Çatalçam, Taflan ve Erenköy sahili garip bir şekilde yok olmak tehlikesi ile karşı karşıya. İki yıl önce Dereköy ve Ballıca sahillerinde başlayan oluşum alınan önlemlere rağmen hızla Taflan sahilinide tehdit etmeye başladı. Gözüken o ki iki yıl sonra Ondokuzmayıs Polis Yüksek okuluna dayanacak. Nedir bu garip olay? Karadeniz adeta intikamını alıyor. Yakın zamana kadar en geniş kumsal görünümünde olan bu sahil hızla oyuluyor. Deniz yer yer kıyı kenar çizgisininide geçerek kumsalı yok etmenin ötesinde gerideki tatil sitelerini dahi tehdit etmeye başladı. O sahilde bulunan ve geçtiğimiz günlerde özellştirme programı kapsamında şahıslara satılan Sağlık Bakanlığı Dinlenme Tesisleri ve Milli Eğitim Kampının artık kumsalı yok. Deniz tesislerin duvarınıda yok ettikten sonra içerdeki yüzme havuzuna dayanmış. Yerinde yaptığım inceleme sonunda gözlerime inanmadım. Bu olayı durdurmak için DLH nın iki yıldır aldığı önlemlerle o güzelim sahil iyice çirkinleşmiş ve kıyıda 700-900 metre aralıklarla yapılan kıyı koruma dolguları( T şeklindeki mendirekler) sorunu çözmemiş ve her içeri girişte önlem olarak yapılan bu dolgularla bu kumsal kaybı hızla Samsun yönünde ilerlemeye devam etmiş.. Sahil bu doğa felaketi dışında yapılan dolgularla taş yığınına dönmüş
ve sahil sahil olmaktan çıkmış. Görmeden inanılacak gibi değil.
Konuyu DLH Bölge Müdürü sayın Halim Bekiroğlu ile görüştüm. Detaylı bilgi verdi. Bölge haritası üzerinde teknik ekibiyle konuyu anlattılar. Çözümü bu kıyı koruma dolgusu ile durdumaya çalıştıklarını ama o sahilde batıdan Samsun yönüne olan akıntının bu dolguları geçip bu kezde daha sonraki sahili oyduğunu açıkladılar. Ortada önlenez bir doğa olayı var. Anlaşılan çözümüde yok. Konuyu Ondokuzmayıs Üniversitesi Çevre Mühendisliği öğretim üyesi sayın Prof. Dr. Osman Nuri Erguna sordum. Sevgili dostum bana ‘’doğa kendisinden alınanı mutlaka geri alır’’diye kısa ve öz bir açıklama getirdi. Nasıl diye sorduğumda bilimsel olarak olayı şöyle anlattı.’’Kızılırmağın karadenize kavuştuğu deltadan yıllardır hiçbir kural tanımadan kum alınıyor. Doğal olarak o bölgede deniz içeri giriyordu ama pek farkında olunmadı. Ne zamanki, Dereköy sahilinde balıkçı barınağı için mendirek yapldı, işte ogünden sora akıntınında körüklemesi iledeniz mendireğin Samsun tarafını oymaya başladı. DLH önlem olarak T şeklindeki koruma dolgusunu yaptı. Bu kez aynı olay bu koruma bandında ortaya çıktı. Bu kez bir yenisi daha sonra yenileri yapılınca bu doğa olayı hızla Samsun yönüne kaymaya başldı. Bu görüşü Halim Bekiroğlu’na aktardığımda bu yaklaşımın doğru olabileceğini söyledi. Anlaşılan Karadeniz kendinden alınan kumun acısını çıkartıyordu. Amacım konuya dikkati çekmek. Bu felaket önlenemezse yakın bir zamanda Atakum sahilinide etkilemesi kaçınılmaz. Yapılan dolgu ortaya çıkan felaketi 200-300 metre öteye kaydırmaktan başka bir işe yaramıyor. Gerçi bu yapılan T dolgularından sonra bunun içersinde kalan sahil artık oyulduğu ile kalıyor, hatta zamanla bu T’ lerin içinin deniz tarafından doldurulacağı hesaplanıyor ama, sahili kilometrelerce taş dolgusuyla doldurulmuş kıyı şeridine sahil denebilirse.
Bu sorunun çözümünde DLH yalnız bırakılmamalı Ondokuzmayıs Üniversiteside devreye girmelidir. Sayın Valimiz konuyu enine boyuna araştıracak bir komisyon oluşturmalıdır. Gerekirse dışardan uzmanlar çağırılmalı , geçici ve sonuç getirmeyecek çözüm modelleri yerine olaya bilimsel yönden bakılmalıdr. Aksi halde herkesi kıskandıran Samsun’un bu sahili ve kumsalı yakın bir gelecekte yok olup gidecektir. Konuya ilgi duyan ve bilgi birikimi olan, sağ duyu sahibi herkesi göreve çağırıyorum. İyi haftalar..
06-EYLÜL-2004
SADİ SUBAŞI