Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Eczacılar Dar Boğazda…

ECZACILAR DAR BOĞAZDA..

Eczane eczacılığının serbest meslek olmasının yanında verilen hizmetin özelliği nedeniyle kamusal bir yönü de vardır. Hemen her ticari kolun özelleştirildiği bir dönemde, eczaneler her geçen gün biraz daha devletin sıkı denetimi altına girmektedir. Devletin tek alıcı haline gelmesi ile eczacılar da adeta devletin birer memuru haline gelmiştir. Gündemde ki genel sağlık sigortasının çıkması ile bu daha da kesinlik kazanacaktır. Şu anda dahi bu kamu reçeteleri oranı % 80 e ulaşmış bulunuyor. Alıcı devlet olunca kuralları da devletin en katı bir şekilde belirlemesi doğaldır. Emekli sandığının yıllar önce bilgisayar programı ile sisteme bağladığı otokontrol uygulaması daha sonra tüm resmi kurum ve sosyal güvenlik kuruluşları tarafından da benimsenmiştir. Bu kurallar her yıl başında maliye bakanlığı ile yapılan sözleşmelerde de yerini almaktadır.
Buraya kadar her şey olması gerektiği şekilde doğrudur. Ancak eczacıları canından bezdiren şey, standart hale getirilmesine rağmen uygulamanın kurumlar tarafından farklı yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle son dönemde getirilen “endikasyon uygunluğu” şartının kontrolünde gösterilen titizlik işi çekilmez hale getirmiştir. Hekimlerin bu uygulamalara ve kurallara biraz da polikliniklerde ki yoğunluk nedeniyle yeterince uymaması, hem hastayı hem de eczacıları rencide edecek şekle gelmiştir. Ödemelerde yaşanan gecikmelere bir de bu uygulamalarda ki kontrol sorunlarının eklenmesi ile eczacılar çok zor durumda kalmaktadır. Kontrollerden bunalan eczacılar reçetelerde düzeltme veya eksiklerin giderilmesi amacıyla zaman , zaman hastayı reçeteyi yazan hekime geri göndermek zorunda kalmaktadır. Çoğu hekimin bu kadar detay ile uğraşmak istememesi ve tepki koyması sonucu hasta ile eczacı arasında istenmeyen sorunlar yaşanır hale gelmiştir.
Bilgisayar programı ile onay alınarak karşılanan reçeteler de dahi zaman zaman kontrol birimleri tarafından kesintiler yapılmaktadır. İşin boyutları kontrol sınırlarını aşarak, adeta kesinti yapmak için fırsat aranıyormuş imajını vermeye başlamıştır. Eczacılardan hiç de zorunlu olmadıkları tıbbi bilgilere sahip olmaları ve hekimin yapması gerekli bir çok şeyi yapmaları istenir hale gelmiştir. Zaten hastalığı nedeniyle moral bozukluğu içersinde ki hastadan, reçetesinde ki eksikliği gidermesi istendiğin de içine gireceği tepkiyi hiç kimse önemsememektedir. Raporlarda aranan kurallara hastanelerin ilgili birimlerinin yeterince uymaması da yaşanan sorunların bir başka boyutudur.
Devletin vatandaşına sunduğu sağlık hizmeti bu kadar zorlaştırılırsa bu hizmet olmaktan çıkar. Bu gün gelinen nokta budur. Bu tutum vatandaşı ve eczacıyı bunaltmaya ve devletine tepkili hale getirmeye başlamıştır. Hazırlıkları tamamlanarak önümüzdeki günlerde uygulamaya geçirilecek olan aile hekimliği uygulaması sonucu bir çok ilacın ödenmeyeceği belirtilmektedir. Bu yeterince kamuoyuna anlatılmamıştır. Bu konuda meslek kuruluşları ile yeterli diyaloğun kurulmamış olması önümüzde ki günler de yeni sorunların yaşanacağını göstermektedir.
Kamusal hizmet özelliği bulunan bir mesleğin sahipleri olarak eczacıların denetimlere ve konulan kurallara bir itirazı yoktur. Ancak kontrol birimlerinin uygulamada ki yorum farklılıkları ve yaklaşımları eczacıları mesleğinden soğutur hale gelmiştir. Bu uygulamalar ve her geçen gün içinden çıkılamaz kurallar bazı endişeleri de beraberinde getirmektedir.
İMF aracılığı ile dünya ilaç tekellerinin büyük marketler de “zincir eczaneler” kurma baskısının bilinmesi, bu işlemlere zemin hazırlanıyor kaygılarını yaratmaktadır. İlkesi daha çok tüketim olan bu ilaç tekellerinin ülkemizde ki ilaç pazarını daha da genişletme isteklerinin giderek arttığı bilinmektedir. Son yıllarda ilacı marketlere indirme çabaları sonucu mamalar ve vitamin grupları eczane dışında satılır hale gelmiştir. Bu gün eczaneleri sıkı denetim altında tutan sağlık bakanlığının etkinliği bu ilaçlarda kalmamıştır. İstenen de zaten budur. Tüketim böyle pompalanacaktır. Son yıllarda iyice dışa bağımlı hale gelen ilaç için çok büyük bir kaynak dışarı gitmektedir. Bunu daha da artıracak uygulamalar ülkemize büyük kayıplar verdirecektir.
Ödemelerin zamanında yapılmamasına rağmen çok önemli bir sağlık hizmetini zor şartlarda da olsa sürdüren eczacıların sorunlarını çözmek ilgili bakanlıkların görevi olmalıdır. Kontrol birimlerinde ki uygulama farklılıkları ortadan kaldırılmalıdır. Bilgisayar programı ile kurumların onayı alınarak karşılanan reçetelerin incelenmesinde ki anlaşılmaz titizliklere ve haksız kesintilere bir son verilmelidir. Eczacılar mesleğini yaparken yaşadıkları olumsuzluklardan ve rencide edilmekten kurtarılmalıdır. Bankalar aracılığı ile yapılan ödemelerin hangi faturalara ait olduğu bilgisinin eczanelere sağlıklı bir şekilde ulaştırılamaması sorunu giderilmelidir. Uygulamalar, sağlık hizmeti veren eczacıların ruh sağlığını bozacak boyutlara ulaşmıştır. Böyle bir eczacılık hizmet şekli hiçbir çağdaş ülkede yoktur. Bu tutum AB yolunda ki Ülkemize de yakışmamaktadır.
Sağlıklı bir hafta dileğiyle..16-Nisan-2006
SADİ SUBAŞI