Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

19 Mayıstan Günümüze Türkiye ve Samsun…

19 MAYISIN ARDINDAN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE
MANZARALARI VE SAMSUN’UN ÖNEMİ..

Türk milleti ve toprakları üzerinde oynanan oyunlar tarihin her döneminde görülmüştür. Özellikle ekonomik sıkıntıların arttığı dönemlerde bu çok daha artmıştır. 1919 öncesine baktığımız da, Osmanlı’nın nasıl ve hangi koşullarda parçalanmaya çalışıldığı çok net bir şekilde görülecektir. Bir gerçek artık çok iyi anlaşılmalıdır. Avrupa devletleri ile Amerika’nın Avrupa ile Asya arasında geçiş noktasında bulunan ve stratejik önemi çok büyük olan Anadolu’da , güçlü bir Türk Devletine tahammülleri yoktur. İstanbul’un fethi ile Anadolu’ya hakim olan Osmanlı’dan başlayarak oynanan oyunlar, 1. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı’nın şavaştan yenik çıkması ile doruk noktaya çıkmıştır. Anadolu toprakları Avrupalının istekleri doğrultusunda parçalanmaya ve işgal edilmeye başlamıştır. Her şey istedikleri gibi giderken düşünemedikleri tek şey, Türklerin esaret altında yaşayamayacakları gerçeğiydi. Tam planlanan işgal tamamlanmak üzereyken, bu oldu bittiye isyan eden bir Türk 19 Mayıs 1919 sabahı 18 dava arkadaşı ile Samsun’a çıkıyordu.
Daha sonra yenilgiyi kabul etmek zorunda kalan Avrupalı liderlerin, kendilerini “ ne yapalım, her yüzyılda bir dahi çıkar, bu yüzyılda da karşımıza Türkler bir dahi çıkardı “ diyerek savunmaya çalıştıkları bu dahi, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜ. Büyük Önder Mustafa Kemal, 16 mayıs 1919 tarihinde davasına inanmış 18 silah arkadaşı ile Bandırma Vapuruna binerek İstanbul’dan Samsun’a doğru yola çıkıyordu.19 Mayıs sabahı Samsun’a atılan bu ilk adım , Anadolu’nun küçük bir bölümüne sıkıştırılarak esir hayatı yaşatılmak istenen bir milletin ayağa kalkışının da ilk adımıydı. Samsun’da konakladığı , o zaman ki adıyla Mantika Palas Otelinde milli mücadelenin ilk planlarını yapıyor ve ardından gittiği Havza, Amasya toplantıları ile kurtuluşa giden ilk talimatlarını Ülkenin her tarafına göndermeye başlıyordu. Daha sonra Erzurum ve Sivas Kongrelerini toplayarak işgale toplu direnişi başlatıyordu.
Yokluk ve işgal altında inleyen Anadolu yavaş, yavaş silkiniyor ve Ata’sının ardından cepheye koşuyordu. Bu bir milli uyanış ve toplu karşı koyuştu. Çaresizlik ve umutsuzluk içersinde kıvranan millet inandığı Önderinin arkasında kenetlenmiş, cephelerde ardı ardına zaferler kazanıyordu. Artık sona yaklaşılmış ve Büyük Komutan son talimatını veriyordu; “ Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri..” Sonuçta Türk topraklarında gözü olan Avrupalılar bir kez daha hüsrana uğruyor ve işgal güçleri denize dökülüyordu.
TBMM ‘nin açılması ve Cumhuriyetin ilanı ile yeni bir devir başlıyor ve ardı ardına gelen devrimlerle yepyeni bir laik ve çağdaş bir Türkiye Cumhuriyeti doğuyordu. 1938 de çok genç yaşta aramızdan ayrılan Büyük Önder Atatürk’ün 15 yıla sığdırdığı devrimlere baktığımız da O’nun büyüklüğünü çok daha iyi anlıyoruz. İnsan ister istemez, bir 15 yıl daha yaşasaydı ve başlattığı devrimleri tamamlayabilseydi, belki bugün yaşadığımız bir çok sıkıntıyı da yaşamazdık diye düşünüyor.
Bugün ne yazık ki O’nun başlattığı devrimleri bırakın sürdürmeyi , korumakta bile zorluk çekiyoruz. Çağdaş yaşamı bu topluma bir türlü layık göremeyenlerin oyunları bir türlü bitmiyor. Dış güçlerin bölgede ki çıkarları doğrultusunda yürüttükleri sinsi politikalara üzülerek söylemek gerekirse, içimizden de destek verenler çıkıyor. Son günlerde yaşanan olaylar ve güneydoğu bölgemizde yıllardır tezgahlanan oyunlar birer raslantı değildir. Görünen o ki ülkemizi zor günler bekliyor. Bu dönemde uyanık olmaya ve birliğimizi sağlamlaştırmaya her zamankinden çok ihtiyacımız vardır. Çıkarlarını sağlamak için bu oyunları tezgahlayanları çok yadırgamıyorum. Asıl yadırgadığım, bu oyunu göremeyecek kadar demokrasi havarisi kesilen aydınlarımız. Gelişen tüm olayların bu oyunun bir parçası olduğunu hala göremeyenlerin artık uyanması lazım. Aksi halde korkarım uyandıklarında çok geç olacaktır.
Bu yıl 19 MAYIS kutlamaları Samsun için çok daha anlamlı geçiyor. 19 Mayıs sabahı BANDIRMA VAPURUN da yapılan törende, yeni Valimiz Sayın Hasan Basri Güzeloğlu’nun konuşması içerik olarak günün şartlarını ve önemini çok güzel anlatıyordu. Samsunluların içini ısıtan bu konuşması için Sayın Valimize teşekkürlerimi sunuyorum. O gün yeniden düzenlenen BANDIRMA VAPURU AÇIK HAVA MÜZESİ de yeni şekli ile hizmete açıldı. Samsun’un ve 19 MAYIS’IN anlamını ortaya koyan bu müzenin yapılmasını sağlayan Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Bugün Samsun bu anlamda bir başka müzenin yeni görüntüsü ile tanışacak. Atamızın 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktığında konakladığı ve daha sonra 1940 yılında müze olarak hizmete sokulan, GAZİ MÜZESİ Atakum Rotary Kulübü tarafından Samsunluların gurur duyabileceği bir şekilde yeniden düzenlendi. Samsun mimarisinin bir örneği olan bina, aslına uygun bir şekilde restore edildi. Valilik binası yanında ki Atatürk Müzesinde bulunan eserlerin ve mum heykellerin de buraya taşınması sağlandı. Alt katta bulunan toplantı salonu kaldırılarak yerine 19 Mayıstan Cumhuriyetin ilanına kadar geçen dönemi anlatan bir galeri hazırlandı.
Gerek iç aydınlatması ve gerekse dış gece ışıklandırılması görülmeye değer sanıyorum.
Artık Samsun’a gelenlerin 19 MAYIS Kentinin bu özelliğini doyasıya yaşayacakları “BANDIRMA VAPURU AÇIK HAVA MÜZESİ” “ ve “GAZİ MÜZESİ “ var. Bu iki müzenin bir başka önemi de özellikle çocuklarımız açısından çok önemlidir. Onlar, bu ülkenin kurtuluş savaşını nasıl kazandığını ve bu gün yaşadıkları özgürlüğün nasıl ve hangi şartlarda sağlandığını, bu müzelerde görerek yaşayacaklardır. Her iki müze de Samsunlular ve Ülkemiz açısından büyük kazanç olmuştur. Emeği geçen ve destek olanlara kucak dolusu selam. İyi haftalar.22-Mayıs-2006

TÜM SAMSUNLULARI BUGÜN SAAT 16.00 DA GAZİ MÜZESİ AÇILIŞINA VE BU GÜZELLİĞİ YAŞAMAYA DAVET EDİYORUM..

SADİ SUBAŞI