GENEL KURULA DOĞRU SAMSUNSPOR’UN
DOĞRULARI VE YANLIŞLARI..
Son yıllarda süper ligte kritik günler yaşayan Samsunspor, sonunda unutmaya başladığı eski adıyla 2. lige düştü. Bu sonuç adeta bağıra, bağıra geldi. Bir takımın bu kadar büyük ekonomik sıkıntıyı ve ilgisizliği kaldırması mümkün değildi. İşin acı tarafı, ekonomik sorunların çözümü yolunda önemli atılımların yapıldığı ve umutların yeşerdiği bir sırada takımın küme düşerek çok önemli ekonomik gelirlerden yoksun kalmasıdır.
Olan olmuştur. Yapılacak tek şey, bu ligte beklemeden tekrar süper lige çıkmak olmalıdır. Ancak bu öyle çok kolay bir iş değildir. Bu umutlarımızı artırmak için, hafta sonu yapılacak genel kuruldan, buna inanan bir yönetimi çıkartabilmek gerekmektedir.
Genel kurulun öncesinde bazı şeylerin iyi tahlil edilmesi gerektiğine de inanıyorum. Üzülerek söylemek gerekirse önceki sezon sonu yapılan yanlış bu yılda tekrarlanmıştır. Transfer sezonunun hemen başında takım bir yönetim boşluğuna itilmiştir. Aslına bakarsanız, bu yıl ki küme düşme olayının altında da yatan en büyük neden, sezon başında yaşanan yönetim krizidir. Uzun süre direnen , ancak beklediği ekonomik desteği kentten bir türlü alamayan Sayın İsmail Uyanık, biraz da çaresizlikten sezon biter bitmez istifa etmiş ve yeniden görev almayacağını açıklamıştır. Doğan yönetim boşluğu ve uzun süren başkan arayışları sırasında takım dağılma tehlikesi yaşamıştır. Transfer sorunları zamanın da çözülemeyen oyuncularımız kafaları rahat bir tatil dahi yapamamış ve alelacele yapılan transferler ve yeterli hazırlık dönemi geçirilmeden maçlar başlamıştır. Kent yöneticilerinin de desteği ve büyük bir özveri ile başkanlığı üstlenen Sayın Adnan Ölmez ile yönetim krizi aşılabilmişti. Ancak büyük bir samimiyetle futboldan anlamadığını itiraf eden Sayın Ölmez başkanlığında, biraz da zorlamayla oluşan yönetim kurulu daha işin başında önemli yanlışlar yapmıştır.
Bu takımı yıllarca sırtlayıp, kent adına hiçbir kuruluştan destek alamadan takımı süper ligde tutmayı başaran bu kentin insanları hedef haline getirilmiştir. Önceki yönetimlerde de yer aldığı halde, zamanında iddia edilen yanlışlara karşı çıkmayanların, yeni yönetimlerde de yer almaları ve suskun kalmaları anlaşılır gibi değildir. Zaten taşın altına elini sokan insan sayısının çok az olduğu kentimizde, bu kent için çaba harcayan insanları küstürme lüksümüz olduğuna inanmıyorum.
Yapılan yanlışların belki de en büyüğü, , kendisini Samsunspor’dan büyük görerek , “ ben daha büyük takımlar çalıştırmalıyım” deyip takımı en iyi zamanlarında iki defa yarı yolda bırakmış olan Erdoğan Arıca’nın takımın başına getirilmesi olmuştur. O hoca ki, daha sonra ki yıllarda bu kendini beğenmişliğin boyutlarını daha da ileri götürmüş ve milli takımın başına Şenol Güneş’in getirilmesi üzerine “bu görev benim hakkımdı “ diyebilmiştir. Geçen sezon başında Samsunspor da göreve çağrılmadan önce görev aldığı Gaziantep, Gençlerbirliği ve Rize’de de başarılı olamayarak sezon ortalarında bu kulüplerden ayrılmak zorunda kalmıştır. Kendisi motivasyona ihtiyacı olan bir hoca ile çıkılan yolun da sonu hüsran olmuştur.
Yönetimin tüm iyi niyetine rağmen işler kötü gitmiş ve daha ilk yarının bitmesine 5-6 maç varken başkanın yaptığı şanssız bir açıklama takımın inancını iyice sarsmıştır. İş hayatında başarısızlığa tahammülü olmayan Sayın Ölmez faturayı oyunculara kesmiş ve yola en azından devre sonuna kadar onlarla devam etmek zorunda olduğunu göz ardı ederek, “ hepsini tribüne yollar, yerine oynayacakları alırım “ diye göz dağı vermeye kalkmıştır. Devre arasında miadı dolmuş ve gittikleri hiçbir takımda kalıcı olamamış yanlış transferlerle 2. yarıya başlanmıştır. Ekonomik konularda gösterilen başarı teknik ve sportif anlamda gösterilememiştir.
Daha işin başında “ben futboldan anlamam” diyebilecek kadar açık sözlü başkanı suçlamak insafsızlık olur. Ancak yönetimde ve teknik kadroda yer alan sportif ve teknik konularda deneyimli olan dostlarımın
bu yanlışları engelleyemeyişlerini anlamakta sıkıntı çekiyorum.
Önceki yıllarda da yaşanan düşme tehlikesi, kendi çocuklarımızın gerektiğinde para dahi almadan ortaya koydukları yürekli mücadele ile atlatılmıştı. Bu gerçeği göremeyen teknik kadro ve yönetim, ne vereceği belli olmayan gezginci ve bu işin profosyoneli olmuş futbolcuları ciddi paralar vererek transfer etmiştir. Futbolcu psikolojisini bilenlerin çok iyi anlayacağı gibi, bu tavır yeri gelince forma aşkı ile büyük bir özveri ile oynayan diğer futbolcularınızın oynama şevkini kırmıştır. Son günlerde Celil’in yaptığı “ paramı alamayışım nedeniyle kafam rahat değildi, ancak yarım kapasite ile oynadım “ sözleri her şeyi açıklıyor sanırım.
Ligin sonuna doğru geç kalınan uygulama ile Erdoğan Arıca gönderilmiş ve takımın başına kendi çocuklarımızda birisi olan Hasan Şengün’ün getirilmesi ile takım inançla direnmeye başlamış ve kurtulma aşmasına da gelmiştir. Ancak, Malatya maçında yanlış transferlerden birisi olan Mehmet Polat’ın ihaneti ile Samsunspor kötü sonu yaşamak zorunda kalmıştır. Bu kentin Mehmet Polat’ı affetmesi mümkün değildir.
Bu yaşananlardan sonra içine düşülen karamsarlıktan, en kısa sürede sıyrılmak zorundayız. İstifa sonrası yapılacak genel kurul öncesi yeni yönetim için alternatif bulunamayınca , Kentimizin üst yöneticilerinin duruma müdahele etmesi ile genel kurul 01-Temmuza ertelenmiştir. Bu arada transfer komitesi doğru bir kararla çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Hasan Şengün ile devam kararı doğru bir karardır. Ercan Koloğlu gibi yıllarca fedakarca hizmet veren kendi çocuğumuzun teknik ekibin yanında oluşu bir şanstır. En azından görüşme bekleyen sporcular rahatlamıştır. Ancak bu kente ihanet edenlerle hala anlaşma zemini aranmasını şaşkınlıkla izliyorum. Her yıl sözleşmesi devam ederken sorun çıkartanların takımda tutulması için çaba harcanmasını yadırgıyorum.
Cumartesi günü yapılacak genel kurulda mevcut yönetim göreve devam kararı almalıdır. Ekonomik sorunları yeniden yapılandıran ve oldukça da deneyim kazanan Sayın Adnan Ölmez ve yönetimi, takımı yeniden süper lige çıkartmak üzere bu dönem de sorumluluk almalıdır. Yaşamımda başarısızlığa yer yok diyen Sayın Ölmez’e yakışan da bu olacaktır.