SAMSUN’UN MARKALAŞMASINA EVET, AMA NASIL?
Bu kentin insanı yıllarca hep bir sorunun cevabını vermekte zorlanmıştır. O zor soru, bu kente gelen yerli veya yabancı konuklarımızın sorduğu, “bu kentin neyi meşhur ?, buradan anı olarak ne götürebiliriz? “ sorularıdır. Yıllarca bu soruya kimse cevap aramamış ve bu kentin sahip olduğu tarihi misyonunun O’na kazandırdığı şansı kullanamamıştır. Oysa, bu kent Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı bir tarihi olayın ilk adımının atıldığı kenttir. Elinde “19 MAYIS” gibi bir marka vardır. Bu zor ! sorunun cevabını ilk kez SAM-SEV gündeme taşımış ve 1988 de kurulurken tüzüğüne Samsun’un bu önemli özelliğini koymuştur. 19 MAYISIN Türkiye içinde ve dışında öneminin anlatılması ve Samsun’un bu şansının öne çıkartılması için seminerler düzenlenmesini ve bir adım daha ileri giderek, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramının Devlet töreni ile Samsun’da kutlanması için çalışma yapılmasını tüzüğüne yerleştirmiştir.
SAM-SEV, o dönemde bu konuda çok ciddi girişimleri de başlatmıştır. Bu gün, Samsun’da 19 Mayıs Gençlik haftası olarak kutlanan etkinliklerin ilk temeli de 1990 yılında SAM-SEV tarafından atılmıştır. O zamanlar tek güçlü TV kanalı olan TRT ile ortak bir organizasyon yapılmış ve TRT 19 Mayıs sabahı canlı yayına Samsun’dan başlamış ve gün boyu Samsun’da düzenlenen etkinlikler tüm Türkiye’ye duyurulmuştur. 15 kişilik bir TRT yapımcı ekibi bir hafta süreyle Samsun’da konuk edilmiş, 19 Mayıs günü kapalı spor salonunda SAM-SEV TRT işbirliği ile Samsun’u tanıtan bir program canlı olarak tüm Türkiye’ye izletilmiştir. Aynı gece de Neco Gazinosunda TRT nin ünlü ses sanatçıları ve dönemin en ünlü sunucuları ile Samsunlulara unutamayacakları bir gece yaşatılmıştır. Bu program büyük beğeni aldığı için sonraki yıllarda Belediye Başkanlığı olayı sahiplenmiş ve bu günkü şenlik haftası kutlamaları geleneksel hale gelmiştir.
1999 da Samsun’un tanıtımının en güzel şekilde ancak, 19Mayıs ve Atatürk ile özdeşleştirilecek bir Samsun imajı ile olacağı noktasından hareketle, Atatürk Anıtının iki boy maketi yaptırılarak satışa sunulmuştur. Daha sonra bunlara Atatürk Anıtı ve Bandırma Vapurunun iki boy hediyelik polyester panoları ilave edilmiştir. Günümüzde çok tutulan bu tanıtım ürünleri, Samsun’a gelen konukların önemli bir beklentisini karşılamaktadır.
SAM-SEV tarafından 2002 yılında başlatılan ve 2004 den sonra düzenlenmesinden vazgeçilen Samsun Kent Kurultayları, Samsun’un sorunlarını ve çözüm önerilerinin belirlendiği önemli bir platform oluşturmuştur.
Önceki dönem valilerimizden Sayın Metin İlyas Aksoy tarafından yaptırılan Bandırma Vapuru’nun birebir aynısı doğu parkta konuşlandırılmıştır. Bu yıl içersinde de Büyük Şehir Belediye Başkanlığımız tarafından bu gemi yeniden donatılmış ve çevre düzenlemeleri ile Samsun çok güzel bir açık hava müzesi kazanmıştır.
Bildiğiniz gibi Atatürk’ün Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere 19 -Mayıs-1919 sabahı Samsun’a çıktığında konakladığı ve milli mücadelenin ilk planlarını yaptığı Mantika Palas Oteli, sonraki yıllarda Gazi Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Üzerinden geçen yıllar ve el değişikliği sırasında uğradığı tahribatla son derece bakımsız hale gelen bu müze de, bu yıl içersinde Atakum Rotary Kulübü tarafından yapılan bir organizasyon ile ( Valilik, İl Özel İdaresi, sponsor ve kulübün katkıları ) restore edilmiş ve iki müzenin birleştirilmesi sağlanarak Samsun’a ve Atamıza yakışır bir müze haline getirilmiştir.
Düne kadar 19 Mayıs kentiyiz diye övünürken, konuklara bunu anlatmakta sıkıntı çektiğimiz önemli bir eksiğimiz giderilmiş ve bugün gelenleri göğsümüzü gere, gere gezdirebileceğimiz iki tarihi müzemiz ortaya çıkmıştır.
Geçtiğimiz hafta, Samsun Valiliği ve il Özel İdaresinin desteğinde yapılan bir bilgilendirme sine vizyon sunumunu seyrederken, bu yazdıklarım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçti. Sunum “Samsun’un Markalaştırılması Projesinin” tanıtımı için yapılmıştı. Proje de anlatılan ve öne çıkartılan konular ile öneriler, bu kentte taşın altına elini sokanlar için hiç de yeni şeyler değildi. Kentimize yeni atanan Sayın Valimiz ve İl Özel İdaresi Genel Sekreterimiz tarafından bilinmemesi normal olan bunlar, Samsun Kent Kurultayları sonuç kitapçıklarında, başta SAM-SEV olmak üzere bazı Sivil Toplum Kuruluşunun kent ile ilgili raporlarında yer alan şeylerdi. Her şeye rağmen bunu ciddi bir çalışma ürünü olarak bir proje haline getirip AB fonlarından önemli bir hibe kaynağı yaratan genç gazeteci Mustafa Çakır’ı alkışlıyorum. Samsun’da geçmişi eski olmayan bir gazetecinin gösterdiği çaba ve bugüne kadar kimseye nasip olmayan kent yöneticilerinden sağladığı destek için de kendisini kutluyorum.
Şimdi gelelim “ nasıl ? “ sorusunun cevabına;
Bu kentin önemli sorunları ve çözüm önerilerini öne çıkartan, 15 STK ve kent yöneticileri ile milletvekillerini ilk kez bir masada buluşturan, “mobil santral sorununu”, “ teşvikin Samsun için gerekliliğini” , “Samsun için tarımsal sanayinin ön şart olduğu olgusunu” gündeme oturtan ve her geçen gün daha iyisini yapabilme çabasında olan SAM-SEV in düzenlediği “ SAMSUN KENT KURULTAYLARI “, kişisel ve siyasi beklentiler uğruna engellenirken bu kentin düşünenleri, yöneticileri, hatta basını neredeydi?
“ Mobil Santral” belası bu kentin başına sarılırken, kentine sahip çıkan Sivil Toplum Kuruluşlarına en büyük desteği veren o günün muhalefette ki milletvekilleri, bugün iktidardayken tüm yasal dayanağını kaybeden bu santrallere çalışıyormuş gibi milyon dolarlar ödenmesine seyirci kalmıyor mu?
Bu kentin tek tanıtım aracı, hatta markası olacak iddiasını ortaya attığımız 19 MAYISIN en büyük yansıması olacak “ GAZİ MÜZESİ “ni bugünkü muhteşem görüntüsüne kavuşturan ve her gün 1000-1500 kişinin gezebileceği bir vizyona ulaştıran, yasal bir sivil toplum kuruluşunun adı uluslararası nitelikte diye, “ Kanıma Dokundu “ başlıklı köşe yazısı yazıp “ “verin paralarını sökün o tabelaları” diye bir yerlere mesaj veren ve hedef gösteren bilim adamı bu kentte yaşamıyor mu? Bu mesajı alıp görev edinerek, müzeye anlam kazandıran sanat eseri çini tabeladan, sadece STK adının değil, tüm tabelanın kaldırılması için çaba harcayan Müze Müdürü bir tepki görüyor mu? Atatürk ilkeleri adına kent aydınlarının hep sahip çıktığı 19 Mayıs Üniversitesi yönetimi bu çağ dışı yazıya ne kadar duyarlı davranıyor?
Samsun için marka 19 Mayıs ise, bunun bir simgesi olacak bu muhteşem müzeyi her gün kent içinden ve kent dışından binlerce insan gezerken, açılış törenine katılanların dışında kaç kent yöneticisi, en azından nasıl bir yer oldu?, diye merakından gezdi?
Bunları sorgulayıp cevabını dürüstçe veremedikçe, hazırlanan projeler kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur. Birimizin yaptığı güzel şeye diğerimiz sahip çıkıp, daha iyisinin yapılabilmesi için bilgi ve deneyimlerimizi birleştiremedikçe, kentin çıkarlarını kendi çıkarlarımızın ve siyasi beklentilerimizin önüne çıkaramadıkça, hepsinden önemlisi, herkesin birbirini çok iyi tanığı bu kentte, kent adına bir şeyler üretme çabasındakilerin önü kesildikçe, kağıt üzerindeki bu güzel projeleri nasıl hayata geçireceğiz?
Bu kent yeni bir şans yakalamıştır. Kentimize uzun yıllar sonra genç, çalışkan ve tanıyabildiğimiz kadarı ile vizyonu olan bir vali atanmıştır. Sayın Valimiz, hiçbir etki altında kalmadan, bu kentin sorunları için çaba harcayanları kendi penceresinden tanımalı ve en önemlisi, olumlu çalışmaların geniş kesimler tarafından kucaklanması için beklenen birliktelik ortamını sağlamalıdır.
Son söz olarak, eğer ”19 MAYIS bu kentin markasıdır” konusunda birleşiyorsak, Samsun’un Ankara, Sinop ve Ordu girişlerine çok büyük ve dikkat çekici “ 19 MAYIS KENTİNE HOŞ GELDİNİZ, GAZİ MÜZESİNİ, BANDIRMA VAPURU MÜZESİNİ GÖRÜNÜZ “ ışıklı tabelalarını asınız diyorum. Üst geçitlere “ Bandırma Vapurunu Gördünüz mü” yazısı gibi “ Gazi Müzesini Gördünüz mü ? “ yazılarını ilave etmeyi de göz ardı etmeyiniz diyorum. İyi haftalar.. 06-Ağustos-2006
SADİ SUBAŞI