Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Samsun Tersanesi ve Yapılan Siyasi Yanlışlar

SAMSUN TERSANESİSİ ADINA YAPILAN SİYASİ YANLIŞLAR..

Samsun gerçekten çok garip bir kent. Diğer kentler yoktan kendilerine olanaklar yaratma başarısını gösterirken, biz önümüze altın tepsi ile sunulmuş projeleri beceriksiz politikalarla adeta yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz. Üzülerek söylemek gerekirse, Samsun Halkının ekonomik kurtuluşunun en büyük fırsatlarından birisi olacak Samsun tersane projesi de geçtiğimiz hafta içersinde bir kez kısır siyasete kurban edilmiştir. Aynı siyasi görüşü paylaştıkları için aynı siyasi şemsiye altında buluşan milletvekillerimiz, durup dururken birbirine zıt açıklamalarla kafaları karıştırmıştır. Yerel basında çeşitli kalemler bu konunun sorgulamasını yapmaya başlayınca, bu kez de, “söylenenler yanlış anlaşıldı” açıklaması ile durumu kurtarmaya çalışmışlardır. Ne var ki, Samsunlunun milletvekillerine olan güveninin bir kez daha sarsılmasını önleyememişlerdir. Hafta içersinde her kes görüşünü açıkladı. Ama sonuç olarak ortada duran koskoca bir bilinmeyen ve karmaşadır. Adı olan bu tersanenin akıbeti ne olacaktır? Yapılacak mıdır, yapılmayacak mıdır? Bu sorunun cevabı net bir şekilde Samsun Halkına açıklanmalıdır.
Bu konunun siyasete alet edilmeye başladığı 2004 Mart ayından itibaren ben ve SAM-SEV hep sustuk. Bugün bunları söyleme cesaretini bana veren ve bazı gerçekleri sizlere hatırlatmak ihtiyacını doğuran neden, bu tersane projesinin Samsun gündemine ilk kez SAM-SEV tarafından getirilmiş olmasıdır. İşte bu nedenle gelinen noktada bazı şeyleri hatırlamakta yarar olduğuna inanıyorum.
Yıl 2000 . SAM-SEV Başkanlığını 2. kez üstlendiğim günler. Bir yandan “ SAHİLİMİ İSTİYORUM “ kampanyasının startını vermişiz. Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’ın da ilk döneminin ilk yılları. Samsun’a bir şeyler kazandırmak heyecanı ile dopdolu olduğu günler. Bir görüşme sırasında bize tersane konusu ile ilgili bir bilgi veriyor. Aldığımız bilgiye göre, büyük Marmara depremi sonrası oluşan tersane ihtiyacı nedeniyle Denizcilik Müsteşarlığı tüm denizlerde bir araştırma yaptırmış ve Karadeniz bölgesinde en uygun yer olarak da Samsun’un Gelemen sahilleri belirlenmiştir. Bu konuda hazırlanan bir fizibilite raporunun olduğunu söyleyen Sayın Yusuf Ziya Yılmaz, konunun sonradan gündemden çıktığını açıklıyordu.
Bu bilgi bizim için bir işaret oldu. Yönetim kurulu olarak randevu alıp Ankara’ya gittik ve Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa Sanayi Genel Müdürü Sayın Korel Özbenli ile makamında görüştük . Aldığımız bilgiler hem şaşırtıcı, hem de üzücüydü. Aldığımız ilk bilgi doğruydu. Samsunluların hiçbir katkısı olmadan bir fizibilite raporu hazırlanmış ve Samsun’un önüne altın bir fırsat çıkmıştır. İş çok ciddidir. Tüm Türkiye’de 3-4 tersanenin çok kısa sürede gerçekleştirilmesi bizzat Ulaştırma Bakanlığının kararıdır. Ancak bundan sonraki bilgiler çok üzücü ve o derece de düşündürücüdür. Fizibilite raporu, daha sonra genel müdür olacak olan Sayın Sami KABAŞ ( şu an ki Genel Müdür ) ve uzman Barış ÖZTÜRK tarafından hazırlanmış ve Samsun Milletvekilleri ile valiliğine bilgi ve siyasi iradenin desteği için gönderilmiştir. Ama Samsun her zaman ki duyarsızlığını bu kez de göstermiş ve Samsun büyük fırsatı adeta elinin tersi ile itmiştir. Terme’li olan Sami KABAŞ ve Genel Müdür Korel ÖZBENLİ konuda biraz ısrarlı olunca, Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Devlet Bakanının hışmına uğruyorlar ve “ siz Samsun’un temsilcisi misiniz? “ tepkisini alınca da dosyayı rafa kaldırıyorlar. O gün bizzat en yetkili kişilerden aldığımız bu bilgi karşısında büyük bir şaşkınlık yaşıyor ve “ Sayın Genel Müdürüm, bu dosyayı o tozlu raflardan nasıl indiririz diye sorduğumuzda”, aldığımız cevap şu oluyordu. Genel Müdür “ bundan sonrası siz Samsunluların elinde, Milletvekilleriniz olayı hükümet gündemine taşıyabilirse, bu dosyalar yeniden gündeme gelir “ diyordu. Ankara dönüşü konuyu bir basın toplantısı ve yayınlandığımız basın bildirisi ile Samsun gündemine taşıyor, tüm Samsun Milletvekillerine de durumu bir yazı ile bildiriyorduk. Yıl 2000. Bugün birbirini tutmayan açıklamalarla ortalığı karıştıran milletvekillerimizden, Sayın Musa Uzunkaya hariç hiç birisini Samsunlular tanımıyor dahi. Sayın Uzunkaya’da o zamanlar muhalefet milletvekili. Yazımız üzerine o dönem de Ulaştırma Bakanlığının bağlı olduğu MHP Samsun Milletvekilleri Vedat ÇINAROĞLU, Ahmet AYDIN başta olmak üzere Samsun Milletvekilleri projeye sahip çıktılar. Milletvekillerimiz tarafından konu Başbakan Yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’ ye de anlatıldı. Ancak, Tarım Bakanı Sayın Hüsnü Yusuf GÖKALP, belirlenen arazinin tarım alanı içinde olduğu gerekçesi yer tahsisini yapmamakta direniyordu. Bunun üzerine o günlerde Samsun’a gelecek olan Sayın Devlet BAHÇELİ ile görüşmek istiyoruz. Talebimizi uygun gören Sayın Vedat ÇINAROĞLU, Ahmet AYDIN ve İL Başkanı Sayın İbrahim ÖZYER randevuyu ayarlıyorlar. Sayın BAHÇELİ, dönemin Valisi Sayın Muammer GÜLER , Vedat ÇINAROĞLU, İbrahim ÖZYER ve SAM-SEV Başkanı olarak beni Büyük Samsun otelinde ki odasında kabul ediyor. Toplantıya Tarım Bakanı Hüsnü Yusuf GÖKALP’DE katılıyor. Sayın Bahçeli’ye konuyu özetliyor ve hazırladığımız raporu sunuyorum. Konuyu bildiği anlaşılan Sayın BAHÇELİ, Valimiz ve Milletvekilimiz ile İl Başkanının da onayını aldıktan sonra Tarım Bakanına “ Samsunluların bu sorunu çözmek için yardımcı olunuz “ talimatını veriyordu. Bu yazdıklarımın en yakın tanığı halen MHP Samsun İl Başkanı olan İbrahim ÖZYER’dir. Tersane konusu daha sonra SAM-SEV tarafından düzenlenen KENT KURULTAYLARINA taşınmış ve enine boyuna tartışılmıştır.
İşler tam rayına oturmuşken hükümetin dağılması ve erken seçime gidilmesi ile konu bir süre daha askıda kalıyordu. 03 Kasım seçimleri sonrası oluşan yeni mecliste artık 7 tane iktidar (AKP ) milletvekilimiz vardır. Sayın Sami KABAŞ’ da Gemi İnşa Sanayi ve Tersaneler Genel Müdürü olmuştur. Konu, bu kez AKP’ li Samsun Milletvekillerimiz tarafından hükümetin gündemine getirilir. SAM-SEV olarak Genel Müdürlük düzeyinde yaptığımız çalışmalar ile Milletvekillerimizin desteği sonucu Başbakan Sayın Recep Tayip ERDOĞAN gerekli talimatları verir ve yer tahsisi yapılarak tersane için start verilir. Ancak Samsun yerel basının da tartışmalar sürmekte ve bazıları tersanenin hayal olduğunu söylemekte, mendirek yapılmadan tersane yapılamaz gibi haklı gerekçeler öne sürülmektedirler. SAM-SEV olarak yapılan girişimler sonucu Samsun kamuoyunu da tatmin edebilmek amacıyla, resmi açıklamayı yapmak üzere Ulaştırma Bakanlığı Denizcilik Müsteşar Yardımcısı Celalettin GÜVENÇ, Gemi İnşa Sanayi ve Tersaneler Genel Müdürü Sami KABAŞ ile Denizcilik Ulaştırma Genel Müdürü Ali KURUMAHMUTOĞLU Samsun’a davet edilir. Şubat ayı sonlarında Samsun’a gelerek beklenen resmi açıklamayı yaparlar. SAM-SEV Merkezinde kalabalık bir üye katılımı ve basının önünde yapılan basın toplantısında Samsun Tersanesinin kesinleştiği kamuoyuna duyurulur.
Ne yazık ki, SAM-SEV’İN tüm niyetli çabası ile yapılan bu açıklama, nisan ayında yapılacak olan yerel seçimlerde seçim malzemesi yapılır. Onbinlere iş vaadi ile bu projenin dibine dinamit konur ve durup dururken bir sürü söylenti ve dedikoduya zemin hazırlanır. Olayın siyasi malzeme yapıldığı yerel seçimlerden bu güne kadar SAM-SEV olarak işin içine siyaset bulaştığı için hep susmayı tercih ettik. Suskunluğumuzun bir başka nedeni de SAM-SEV olarak amacımıza ulaşmış ve rafa kalkan bir dev projeyi gerçekleşeceği platforma taşımıştık. Çünkü artık konu hükümetin sorunu olmuştur.
Bir süre mendirek yapılacak, yapılmayacak belirsizliği yaşanmış, daha sonra Devlet tarafından yapılacağı söylenerek bu olumsuz yaklaşımların önü kesilmiştir. Tam anlaşılamayan bir yer tahsis ihalesi de yapılan tersane alanında geçen sürede ciddi hiçbir şeyin yapılmamış olması ve bizimle birlikte gündeme gelen Karadeniz Ereğli başta olmak üzere, Akdeniz kıyılarında 3-4 tersane bitirilmiş ve hizmet vermeye başlamış olması gerçekten çok üzücü ve düşündürücüdür. Biz ise hala tartışarak zaman kaybediyoruz. Yapılacağına olan inançları her geçen gün biraz daha aşındırıyoruz.
Bu kent ne zaman, bu kente gerçek anlamda hizmet verecek milletvekili seçebilecek merak ediyorum? Kendi aralarında dahi söz birliği yapamayan milletvekillerimizin bu kente bir şey verebileceğine olan inanç her geçen gün azalıyor. Bu kent, bu iktidara 7 Milletvekili, biri Büyük Şehir olmak üzere 5 belediye başkanı vererek üzerine düşen görevi fazlası ile yapmıştır. Karşılığı bu olmamalıydı. Yazık, hem de çok yazık. Hiç kimse kızmasın. Ama artık Samsun’da çok yaygın kanı bu.
Tersaneyi gündeme getirmiş, bu konuda detaylı bir rapor hazırlamış, Kent Kurultaylarının gündemine taşımış, yukarıda özetlemeye çalıştığım çalışmaları yapmış, üç basın toplantısı düzenlemiş bir Sivil Toplum Kuruluşu olan SAM-SEV’İN Başkanı ve 2000 yılından 2004 yılına kadar bu konuda 5 köşe yazısı yazmış birisi olarak bunları sizlerle paylaşmak ve kafaları karıştıran son olaylara ışık tutmak istedim. Umarım beni anlayışla karşılamışsınızdır. Bu konuda verilen sözleri tutmak, bu hükümetin ve Milletvekillerimizin boynunun borcudur. Aksi durumda bunun siyasi sonuçları çok ağır olacaktır.
24 KASIM da kutlanan ÖĞRETMENLER GÜNÜ nedeniyle, bizleri yetiştiren ve Büyük Önder Ata’mızın emanet ettiği Laik Türkiye Cumhuriyetini yaşatacak gençlerimizi yetiştiren cefakar öğretmenlerimizin önünde saygıyla eğiliyor ve aramızdan ayrılan öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum. İyi haftalar.
26-KASIM-2006
SADİ SUBAŞI