SEN NEYMİŞSİN BE MOBİL SANTRAL?
Samsunlular gözünüz aydın, MOBİL SANTRAL kabusu yeniden vizyona sokuluyor. Her siyasetçinin kendine özgü bayram kutlaması vardır. Kimi siyasetçiler toplumun her kesimini kucaklayan sıcak dostluk mesajları verir, kimi de ister siyasi, ister özel dostluklar olsun, sadece onları mutlu edecek müjdelerle süsler bayram mesajını. Manevi değerlerin ön plana çıkması gereken dini bayramlardan olan ve geçen hafta yaşadığımız Kurban Bayramın da Samsun’a gelen Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler Samsunluları ürküten bir müjde vermiştir! Sayın Bakan Hilmi Güler, Samsunluların korkulu rüyası haline gelen adı mobil, kendileri kalıcı beton yığını “MOBİL SANTRALLERİN” ÇED raporu aldıklarını ve elektriğe ihtiyaç duyulduğu anda elektrik üretimine başlayacaklarını en yetkili ağızdan açıklamıştır.
Üç yıl önce %10 kapasite ile deneme çalışması yaptığında çevredeki sebzelerin nasıl yandığını, Tekkeköy ve yöresinde günlerce pencerelerin açılamadığını, Çevre Birlikteliğinin düzenlediği mitingi ve mitingde söz alan milletvekillerinin söylediklerini Samsunluların unuttuğunu sanmıyorum. Bu nedenle bu konuda detaya girmeden bazı sorular sormak istiyorum. Umarım muhatapları bu soruların açıklamasını yaparlar.
Bilindiği gibi Sayın Bakanın açıklamasından üç gün önce, 15 Sivil Toplum Kuruluşunun ortak kamuoyu açıklaması bir basın toplantısı ile Samsun Halkına duyurulmuştu. Bu metin de, Mobil Santraller için Ankara 10. İdare Mahkemesinin, “ …açıklanan nedenlerle, açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması durumunda giderilmesi güç zararlara yol açabilecek nitelikte bulunması nedeniyle” verdiği yürütmeyi durdurma kararının DANIŞTAY 10. DAİRESİNCE de onandığı açıklanıyordu.
Bu gerçekler ortayken, yapılmak isteneni anlamakta zorlanıyorum ve şu sorularıma açık ve inandırıcı cevaplar arıyorum;
--DANIŞTAY’IN verdiği bu karar yürürlükten mi kalkmıştır?
--Yapıldığında tüm çevresel kontrol kuralları o günün hükümetinin kararı ile askıya alınmasına rağmen, hukuken de zararlı olduğuna karar verilen bu santraller, her gün yakacağı 1000 ton 6 numaralı FUEL-OİL’İ kullanmaktan vaz mı geçmiştir?
-- Bu santrallerin sistemi mi değiştirilmiştir? O günden bu güne ne değişmiştir?
-- Sayın Bakan TBMM de yaptığı yazılı açıklamada, “ çalışma ön izinin verildiğini ve bazı tespitlerin çalıştıktan sonra Valilik ve ilgili çevre birimleri tarafından yapılacağını ve denetleneceğini” söylemiştir. Eğer bir anlamda istim arkadan gelecek deniyorsa, siyasi otoritenin yol vereceği bir uygulamayı durdurmaya hangi yerel yöneticinin gücü yetecektir?
-- Son günlerde yazılı ve görsel basında yeniden gözler önüne gelen YATAĞAN TERMİK SANTRAL faciasının yaşandığı ve çevre halkının sağlığını tehdit ettiği yerde vali, kaymakam ve çevre birimleri yok mudur?
-- Bayram günü Sayın Bakanın yaptığı açıklamaya cevap veren, SAMSUN BAROSU Başkanı Sayın Av. AHMET GÜREL’İN bu santrallerin çalıştırılmasını “BİR HUKUK İHLALİ VE SAMSUN HALKI ADINA CİNAYET OLUR “ sözleri ne anlama gelmektedir?
-- MOBİL SANTRALLERİN deneme çalışması yaptığı sırada TEKKEKÖY de düzenlenen açık hava mitinginde konuşarak yöre halkına sözler veren ve yapanları açık bir şekilde suçlayan, o mitingde yer alarak destek veren Millet Vekillerimiz, bu gün iktidarda oldukları halde neden susmaktadırlar? Kendi Bakanlarının bu açıklamasına neden ses çıkartmamaktadırlar? Halka verilen sözlerin hiçbir anlamı kalmamış mıdır? O gün zehir saçacak, çevreyi olumsuz etkileyecek diye karşı çıktıkları bu santraller, onlar için bugün zararsız hale mi gelmiştir?
-- Mecliste kurulan “ MOBİL SANTRALLERİ ARAŞTIRMA KOMİSYONUNUN” hazırladığı rapor rafa mı kalkmıştır? Bu komisyonun Samsun’da ki toplantısına katılan birisi olarak o gün konuşulanları hatırlayınca, o komisyonun üyesi sayın Milletvekillerimize sormak istiyorum, söylediklerini bugün hatırlamıyorlar mı?
-- Tüm bu olanlara rağmen, hala bu kentin sahipsiz olduğu görüşüne itiraz eden var mı?
-- Danıştay kararı ile kesinleşen hukuki engele rağmen, yapılan sözleşme öne sürülerek yapımcı firmalara, 2.5 yıl süreyle her ay ödenen 2.5 milyon Dolar paranın, ileride bu ödemeleri yapanlara zimmet olarak dönebileceği endişesi mi bu kararda etkili olmuştur?
Üzülerek söylemek gerekirse bu Ülkede ki çıkar çevreleri, iktidarda kim olursa olsun bir şekilde onun en yakın dostu olabilme becerisini gösterebilmektedirler.
Anlaşılan bu santraller elektrik ihtiyacı! olduğunda yasalar bir kez daha çiğnenerek bir şekilde çalıştırılmaya başlayacaktır. Bu ülkede nasıl suni şartlarda elektrik ihtiyacı doğabildiğini geçmişte yaşayarak gördük. Kaldı ki, bu günlerde dışa bağımlı olduğumuz doğal gaz sevkinde yaşanmaya başlayan sorunlar da yeterli gerekçeyi oluşturacaktır.
O zaman da, Tanrının bu Ülkeye lütfettiği akar sularımız üzerinde ki temiz ve en ucuz elektriği üreten hidroelektrik santrallerinin neden düşük kapasite ile çalıştırıldığını birilerinin açıklaması gerekmeyecek mi?
Samsun’da çalışması mahkeme kararı ile durdurulan ve bu sürede elektrik üretmeyen iki MOBİL SANTRALE, 2.5 yıl süreyle her ay ödenen 2.5 milyon dolarlar ile yarım kalmış BOYABAT BARAJININ tamamlanması neden düşünülmemiştir?
Bu sorular cevapsız kalır da santraller çalışmaya başlarsa, sanıyorum bu konuda en gerçekçi cevabı TEKKEKÖY ve yöresinde ki halk verecektir.
Sivil Toplum Kuruluşu olmayı, Halkın çıkarlarına sahip çıkmak olarak algılayan kuruluşlar da, o zaman hukuki tüm yolları deneyerek, geçen defa olduğu gibi gerekli tepkiyi yine gösterecektir.
SAMSUN HALKI ADINA DUYARLILIK GÖSTEREREK BU TÜR ZARARLI TESİSLERE TAVIR KOYAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ, BAZILARI TARAFINDAN, “YATIRIMCIYA KARŞI ÇIKANLAR” OLARAK TANIMLANMASI GERÇEKTEN ÜZÜCÜDÜR. OYSA BU KURULUŞLAR, KENTİMİZE YAPILACAK HER ZARARSIZ TESİSİ, İŞSİZLİĞE ÇARE OLARAK GÖREREK DAVUL ZURNA İLE KARŞILAYACAK İLK KURULUŞLARDIR. NE YAZIK Kİ, BU KENTTE NE ZAMAN BİR YATIRIM LAFI OLSA, TOPLUMDAN GİZLENEREK BİR ŞEYLER YAPILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR. SONUÇTA DA ALTINDAN, HİÇ BİR KENTİN SINIRLARINDAN SOKMADIĞI KİRLİ BİR TESİSİN ADI ÇIKMAKTADIR.
KENTE ZARAR VERECEK BİR TESİSE SAHİP ÇIKMAYI , “ YATIRIMA VE SANAYİCİYE SAHİP ÇIKMAK” OLARAK KABUL EDİLMESİ ANLAYIŞINI DA KABULLENEMEDİĞİMİ BELİRTMEK İSTİYORUM. UMARIM SAĞDUYU HAKİM OLUR VE BU SANTRALLER, YA SÖKÜLÜR ÜLKE DIŞINA GÖTÜRÜLÜRLER VEYA SÖZLEŞMESİ BİTENE KADAR ÇALIŞTIRILMAZLAR.
Bu arada MOBİL SANTRALLER ilk gündeme geldiğinde Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Başkanı olan ve o günlerde verilen mücadelenin en önde gelenlerinden birisi olan Sayın Metin Teletar önemli bir kitap hazırlamaktadır. Mobil Santral olayının tüm belgelerinin ve o günlerde yaşananlarla kimlerin neler söylediğinin yer alacağı bu kitap, sanırım bu konuda ki en güzel belge olacaktır. Sayın Telatar’ı bu özverili çalışması için kutluyorum. İyi haftalar.. 07-OCAK-2007
SADİ SUBAŞI