e-mail; sadisubasi@denizeczaneoptik SUNUŞ
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ VAR OLUŞUNUN
NEDENİ VE SAM-SEV GERÇEĞİ..
Çağdaş toplumlar da kamu adına görev yapan, seçilmiş ve atanmış yöneticiler dışında bazı sivil kuruluşlar daha vardır. Bunlar yazılı ve görsel basın ile Sivil Toplum Kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlar toplumun haklarını savunmanın yanında, seçilmiş ve atanmış yöneticilerin çalışmalarını izler ve gerektiğinde de, gördükleri aksaklıkları gündeme taşıyarak toplum adına bir anlamda denetim görevini üstlenirler. AB ne girme sürecini yaşayan ülkemizde de, sivil Toplum Kuruluşları son yıllarda önem kazanmış ve sayıları her geçen gün artmıştır.
Ülkemizde ki Sivil Toplum Kuruluşları oda, vakıf, sendika ve dernek statüsün de olup, her biri kendi yasaları çerçevesinde düzenlenen tüzüklerinde ki amaçlara hizmet ederler. Üzülerek söylemek gerekirse, son yıllarda özellikle dernek statüsünde toplum çıkarlarından çok, çeşitli oyun ve kumar oynamaya ortam hazırlamak amacıyla kurulan Sivil Toplum Kuruluşu sayısın da büyük bir artış olmuştur.
Bir kuruluşun gerçek anlamda Sivil Toplum Kuruluşu olabilmesi için tüzüğünde belirlenen konularda proje üretmesi, toplumun haklarına sahip çıkarak sorumluluk üstlenmesi gerekir. Bu görevlerini yaparken de hiç bir kurum ve kuruluşun güdümünde olmamalıdır. Yasalar çerçevesinde hizmet ettikleri toplumun çıkarlarını uzlaşarak çözme çabasında olmalı, gerektiğinde de siyasi erke toplumun ve üyelerinin haklarını koruma anlamında tavır koyabilmelidir. Bunları yapamayan, kişisel veya siyasi çıkarları doğrultusun da, toplumun sorunlarına sahip çıkmaktan kaçınan STK’ lar tabela kuruluşları olarak kalmaya mahkumdurlar.
STK’ların önemi seçimler öncesi artar ve siyasilerin en gözde kuruluşları haline gelirler. O günlerde STK’lar, siyasete soyunanların ve parti yöneticilerinin adeta ziyaretgahı haline gelir. Onların yerel ve ulusal konularda ki düşüncelerini ve önerileri alırlar, bolca vaatlerde bulunurlar. Onlardan aldıkları öneri ve projeleri seçim propagandaların da bol, bol kullanırlar. Seçimlerden sonra ise durum değişir. STK’lar görevleri gereği gördükleri yanlışları gündeme taşımaya başlayınca, bu yakın ilişkiler biter. İktidar olanlar STK’ları adeta siyasi rakibi gibi görmeye başlarlar. Muhalefet kanadı ise ilişkilerini kısıtlı olarak da sürdürürler.
Bu genelleme çerçevesinde Samsun’da ki Sivil Toplum Kuruluşlarını irdelediğimizde ilginç görüntülerle karşılaşırız. Son yıllarda bir canlılık kazanan STK’lardan , halkın ortak çıkarlarını önemseyenlerin kenetlendiğini ve çok önemli tavırlar sergilediğini görüyoruz. Bilindiği gibi “Mobil Santrallerin” çalışması, STK’ların yasal çerçevede sürdürdüğü ortak tavır ve çabalar sonucu engellenmiştir. Samsun’un bölgemiz de ki “Teşvik Yasası” kapsamı dışında bırakılan tek il olduğunun açıklandığı günlerde yürütülen ortak çalışmalar, SAM-SEV tarafından 4 yıl süreyle düzenlenen “Kent Kurultay’ları”, “Tekel Sigara Fabrikası” yerine yapılacak iş merkezi projesinden geri adım atılınca sergilenen ortak tavır, “Sahilimi İstiyorum Kampanyası” bunlardan bazılarıdır. Ne var ki, hem ekonomik yönden, hem de sahip oldukları misyon açısından çok önemli konum da olan bazı Sivil Toplum Kuruluşlarının bu ortak STK çalışmalarının içinde yer almaktan kaçınması düşündürücüdür.
Fikir babası olmaktan ve kuruluşunun her aşamasında görev üstlenmekten büyük gurur duyduğum SAM-SEV, kurulduğu 1988 yılından günümüze kadar çok önemli sorumluluklar üstlenmiştir. Sivil Toplum Kuruluşu olmanın bilinci ile Samsun’un hemen her sorununda taşın altına elini sokmaktan çekinmemiştir. Siyaset dışı kalarak hiçbir siyasi görüşün arka bahçesi olmamış, sadece tüzüğü gereği Samsunlunun ortak çıkarlarının savunuculuğunda öncülük etmiştir. Zaman, zaman kendi alanlarına girmesine rağmen Samsun için önem kazanan bazı konularda ilgili STK’ların duyarsız kalması nedeniyle, SAM-SEV Samsun Halkı adına sorunu gündeme taşıma konusunda öncülük yapmak zorunda kalmıştır. Halkın ve bu kuruluşlar dışında kalan STK’ların büyük desteği ile çok önemli konularda ortak çalışmalar yürütülmüştür. Bu kuruluşların Samsun Halkını yakından ilgilendiren konularda ki ortak çalışmalara destek vermemesi Samsun adına büyük şansızlıktır.
Giderek gelişen ve Samsun adına çok önemli bir görev yapan “Kent Kurultaylarının” devamının bir takım çıkarlar uğruna engellenmesi, “Teşvik Yasasının” Samsun için gereksiz görülerek desteklenmemesi düşündürücüdür. Geçtiğimiz haftalarda, “Mobil Santrallerin” çalıştırılmasının yeniden gündeme gelmesi ve “Gemi Söküm Tesisinin” kurulacağı haberlerinin yerel basında yer alması üzerine, SAM-SEV in çağrısı ile toplanan Çevre Birlikteliğinin yaptığı açıklamalar dahi, bu STK’ların tepkisine neden olmuştur. Özellikle şahsıma ve bu konuda da önderlik yaptığı için SAM-SEV’e yöneltilen saygı dışı sözler, sanıyorum Samsun Halkı tarafından değerlendirilecektir. SAM-SEV’i amaçlarından uzaklaşmakla suçlayanların, asıl kendilerinin misyonlarından ne kadar uzaklaştıklarını yeniden sorgulamasında yarar vardır sanıyorum.
SAM-SEV için önemli olan Samsunlu adına yaptığı çalışmalardır. SAM-SEV bundan sonra da yapılan her güzel şeye destek verecek ve alkışlayacak, yapılan yanlışlıklara da her platformda karşı çıkarak Samsun’un çıkarlarını savunmayı sürdürecektir. Bir takım çevreleri üzmemek adına veya siyasi beklentilerle Samsunlunun çıkarlarını göz ardı etmek, SAM-SEV’in gündeminde hiçbir zaman olmamıştır ve de olmayacaktır. Daha güzel ve daha az sorunlu bir Samsun için çaba gösteren ve destek veren tüm yetkililere ve STK’lara teşekkür ediyorum. İyi haftalar.. 21-OCAK 2007 SADİ SUBAŞI