Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Samsun'da Trafik Adına Yaşanan Olumsuzluklar…

SAMSUN’DA TRAFİK ADINA YAŞANAN OLUMSUZLUKLAR..

Önceki hafta İl Emniyet Müdürü Sayın Mustafa İlhan’ın Başkanlığında Samsun’da ki trafik sorunlarının görüşüldüğü bir toplantıya katıldım. Trafik şube müdürlüğünce hazırlanan sunum da, Samsun’da yaşanan trafik kazalarının bilânçosu ve trafiğin daha iyi konuma getirilmesi için yapılan çalışmalar hakkında detaylı bilgiler sunuldu. Toplantıya Trafik Şube Müdürü, Büyükşehir Belediyesi adına Sayın Akın Üner, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü adına bir temsilci, Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı ve Fahri Trafik Polisleri Derneği Başkanı da katılmışlardı.
Sunumdan sonra katılımcılar söz alarak, hemen herkes tarafından bilinen sorunları ve önerilerini açıkladılar. Gündeme gelen en önemli sorunlar, şehir içinde;
Otopark yetersizliğinin neden olduğu yolların ve yaya banketlerinin uygunsuz park eden araçlar tarafından işgal edilmesi,
Ondokuzmayıs Bulvarının Cumhuriyet Meydanı çıkışının sağ tarafında yer alan açık otopark girişinin Gazi Caddesinden gelen araçlarla çakışmasının yarattığı sorunlar,
Ondokuzmayıs Bulvarını 100. yıl Bulvarına bağlandığı yerde ki alt geçidin üzerinde ki iki yan yoldan, Anneler Parkı ve Klise yönüne giden araçların alt geçidin ağzına park eden araçlar nedeniyle, alt geçitten süratle gelen araçların önüne düşerek kazaya neden olması,
Atatürk Bulvarından Cumhuriyet Meydanına dönüş kavşağında durarak yolcu alan ve indiren minibüslerin yarattığı tehlikenin bir türlü giderilememesi,
Lise Caddesinin refüjle bölünmesi ile yaşanan tıkanıklık ve özellikle iki büyük hastanenin ulaşım yolu olduğu için, ambulanslara çok zaman kaybettirmesiydi.
Şehir merkezi dışında ise;
Atatürk Bulvarında meydana gelen kazalar hemen her konuşmacının değindiği sorunlardı. Özellikle Üniversite hattında yolcu taşıyan minibüslerin aşırı hız yapması ve önündeki araçları sıkıştırarak taciz etmesi,
Atatürk Bulvarının Baruthane bölgesinde çok sık kaza olmasının bu yolu tartışmalı hale getirdiği ve teknik bir sorunun olabileceği,
Yine bu bulvarın Liman Kavşağı ile Kurupelit arasında çok sık kaza olduğu ve zaman zaman kaza yapan araçların bölünmüş yolun diğer tarafına geçerek olayla hiç ilgisi olmayan insanların ölümüne neden olduğu ve bu bölgede önemli tedbirlerin alınması gerektiği üzerinde en çok durulan sorunlardı.
Daha sonra gündeme getirilen sorunları Sayın İlhan bizzat yanıtladı. Bence bu toplantıda ortaya çıkan çok önemli açmaz, kent içi trafiğinin belediyelere verilmesinin yarattığı çözümsüzlüklerdi. Bilindiği gibi kent içi trafiğini düzenleme görevi, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ve bürokrat ağırlıklı oluşturulan “UKOME” ye ( sanırım açılımı Ulaşım Koordinasyon Merkezi olacak) verilmişti. Benim de eleştirdiğim bu kurul hakkında Fahri Trafik Polisleri Derneği Başkanı da yakınıyordu.
Benim eleştirimin nedeni bu kurulun siyasi bir yapı olan Büyükşehir Belediyesinin bünyesinde olması nedeniyle, sorunların üzerine yeterince gidemeyeceğiydi. Sorun yaratanların büyük bir kesiminin seçmen oluşu ve oy hesabının öne çıktığı yerde katı kuralların uygulanmasının mümkün olmayacağıydı. Bu görüş oldukça da destek buldu.
Geçtiğimiz yılın sonlarında başkanı olduğum SAM-SEV, Samsun’da yaşanan ciddi trafik sorunlarını bir yazı ile Samsun Valiliği kanalı ile Emniyet Müdürlüğüne bildirmiş ve çözüm bulunması istenmişti. Yazımıza bir hafta sonra cevap veren Emniyet Müdürlüğü, talebimizin UKOME’YE gönderildiğini bildiriyordu. UKOME toplantısı öncesinde bize de bilgi verilir diye beklerken toplantı yapılmış ve sonrasında da taleplerimiz ile ilgili hiçbir cevap verilmemişti.
Atatürk Bulvarının şehir içersinde ki bölümlerinin orta refüjüne konulan demir korkuluklar çok yararlı olmuştur. Bu uygulama için Büyükşehir Belediye Başkanlığına teşekkür ediyorum. Son günlerde Atatürk Bulvarının Atakum ile Atakent arasında ki bölümünün orta refüjüne de ince demirden yapılmış kafes şeklinde korkuluklar konmaya başlamıştı. Ancak, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü temsilcisi bazı alışveriş merkezlerinin müşteri geçişini kolaylaştırmak için tel korkulukları kesmelerinden yakınıyordu.
Aslında yapılan ince korkuluklar kesilmese yayaların ana yola aniden çıkışları önlenmiş olur. Ama o gün ısrarla belirttiğim gibi, bu bulvarın Liman kavşağından Üniversiteye kadar olan bölümünün orta refüjüne yaya korkulukları dışında, kaza yapan araçların karşı yola geçmesini önlemek üzere şehirlerarası yollarda ki gibi kalın bariyerler konması şart haline gelmiştir.
10 yıl kadar önce bu yolda meydana gelen bir kaza sonucu, yolun bölünmüş diğer yanında seyreden araçtaki bir eczacı ve beş kişilik ailesi can vermişti. O günden bugüne günahsız yere benzer kazalar nedeniyle onlarca insanımız öldü. Kısa bir süre önce de bir doktor ve yanında ki ölmedi mi? Daha ne kadar insanımızın ölmesi beklenecek merak ediyorum. Büyükşehir mi yapar, Karayolları mı yapar, kim yapacaksa bu bariyerler bir an önce yapılmalıdır.
Geçmiş yıllarda belediyecilik adına yapılan yanlışlar sonucu zaten yeterli genişlikte caddeleri ve sokakları olmayan Samsun’da, hem sürücülerin hem de yayların kurallara çok daha fazla özen göstermesi gerekmektedir.
İyi haftalar.. 02 Aralık 2007
SADİ SUBAŞI