Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

19 Mayıs Lisesinin ve Diğer Liselerin Üzücü Başarısızlığı

19 MAYIS LİSESİ VE DİĞER LİSELERLERİN
ÜZÜZCÜ BAŞARISIZLIĞI

Geçen hafta HALK Gazetesin de yer alan “SAMSUN’UN UTANÇ VEREN KARNESİ” başlıklı haberi okuyunca şok oldum. Samsun’un eğitimde de Türkiye ortalamasının altında kaldığını biliyordum ama durumun bu kadar feci oluşuna doğrusu inanamadım. Hele de her zaman mezunu olmakla gurur duyduğum 19 Mayıs Lisesi’nin de içersinde olduğu Samsun merkez ve ilçelerinde ki lise ve dengi okullardan, mezun olan öğrencilerden dört yıllık fakülteye giren öğrenci sayısının sadece ve sadece % 0,5 ile %5 arasında olduğunu okuyunca kahroldum.
Konuyu bilen ilgililerle yaptığım görüşmeler sonucun da hem bu feci tablo ile ilgili edindiğim tespitlerimi, hem de umut verici çalışmaları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki, yıllardır üzerinde en çok oynanan ve yazboz uygulamaları ile adeta sistem karmaşasına uğratılan milli eğitimde ki bu başarısızlığın en büyük sorumlusu, dünden bugüne bir türlü devamlılığı olan milli eğitim politikası oluşturamayan siyasi iktidarlardır.
Samsun’un en eski ve köklü lisesi olmasının yanında, 1960 yıllara kadar Türkiye’nin de en önemli 2–3 lisesinden birisi olma unvanına sahip ONDOKUZMAYIS LİSESİ, ne oldu da son yıllarda böylesine dramatik duruma düştü? Biliyorum ki, bu lisede ki sorun neyse diğerlerinde de aynı sorunlar var demektir. Önce benim lisemin son 7 yılda ki ÖSS sonuçlarını ve başarı oranlarını bilgilerinize sunuyorum. Kazanan öğrenci sayısı dört yıllık fakülte ve yüksek okulu kapsamaktadır.
Yıl 2000. Mezun öğrenci 874, kazanan öğrenci: 62 % 7,1
Yıl 2001 “ “ 685, “ “ : 37 % 5,4
Yıl 2002 “ “ 510, “ “ : 15 % 2,9
Yıl 2003 “ “ 265, “ “ : 5 % 1,9
Yıl 2004 “ “ 632, “ “ : 22 % 3,5
Yıl 2005 “ “ 483, “ “ : 23 % 4,8
Yıl 2006 “ “ 545, “ “ : 5 % 0,9
Yıl 2007 “ “ 507, “ “ : 8 % 1,6
Samsun ve ilçelerinde ki son iki yılın ortalamalarına baktığımızda, Ondokuzmayıs Lise’sinin ortalamasının üzerine çıkan hiçbir düz lisemizin olmadığını görüyoruz. Şimdi yukarı da sözünü ettiğim eğitimcilerden aldığım bilgiler ışığında bazı önemli noktaların altını çizmek istiyorum.
Bilindiği gibi orta öğretimde düz liselerin dışında eğitim veren fen liseleri, Anadolu liseleri ve son yıllarda sayısı artan özel liselerde mevcut. OKS sonuçlarına göre puan sıralamasında en yüksek puanlılar öncelikle FEN LİSELERİNİ, daha sonraki sıralamada yer alanlar da ANADOLU LİSELERİNİ tercih ediyorlar. Yine aldığım bilgiler doğrultusunda üçüncü sırada başarılı olan öğrencilerin çoğunluğu meslek okullarını ve sosyal alanda eğitim veren liseleri tercih ediyormuş. Aslında bu ülkemiz gerçekleri doğrultusun da sevindirici bir gelişme. Daha alt sıralama da yer alanlar da YDA diye anılan ve bu yıldan itibaren kaldırılacağı söylenen yabancı dil ağırlıklı liselere giriyormuş. Eleğin en altında kalanlar diye adlandırabileceğimiz öğrenciler de düz liselere kalıyormuş. Düz liselerin başarılarının bu kadar düşük olmasında görünen ilk neden, düz liselere giden öğrenci seviyesiyle birebir ilişkili oluşu gibi gözüküyor. Türk Eğitimine imza atan bir lisenin artık tercih edilmeyen bir okul haline düşürülmüş olması, geçmişte Türk Eğitimine imza atmış Ondokuzmayıs Lisesi’nin bir mezunu olarak içimi parçaladı. Bu konuda bir özeleştiri yaparak, kendim de dâhil olmak üzere bu okulun mezunları olarak bizlerin de bu kötü gidişte payımız olduğunu belirtmek istiyorum.
Yukarıda iç karartıcı başarı oranlarını verdiğim Ondokuzmayıs Lisesi’nden mezun olanların bir kısmının aldıkları puanları daha da yükselterek iyi bir fakülteye girmek amacı ile bir yıl beklemeyi göze aldıklarını öğrendim. Bu öğrencilerin bir sonraki yıl ÖSS’de daha yüksek puan alarak istedikleri fakültelere girdiklerini ve bu öğrencilerin başarısının % 30’lara yükseldiğini de öğrendim.
Fiziki şartların yeterli olmaması sonucu sınıf sayılarının yüksek oluşunun da bu başarısızlıkta etkin olduğu, sürekli konuşulan bir gerekçe olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuda Sayın Milletvekillerimizin ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’ın işadamlarını özendiren çalışmaları ve % 100 Eğitime Destek Kampanyaları ile son beş yılda önemli sayıda yeni okullar ve dershaneler yapıldı. Birçok okulda sınıf sayıları düşürüldü. Ancak bunun olumlu sonuçları sanıyorum önümüzde ki yıllarda görülebilecektir. Emeği geçen yönetici ve işadamlarımızı bir Samsunlu olarak kutluyorum.
Sınıf sayılarının yüksekliğini bu başarısızlıklara ilk neden olarak sunmamalıyız diye düşünüyorum. 1963 yılı mezunu bir Ondokuzmayıslı olarak bir tespitimi de paylaşmak istiyorum. Şimdi Atatürk Anadolu Lisesi olarak hizmet veren ana bina yeterli olmadığı için, bahçede tren katarını andıran son derece yetersiz fiziki şartlara sahip pavyon denilen binada ortalama 50 kişilik sınıflarda eğitim yapılırdı. Sınıfımız 55 kişiydi. 55 öğrencinin hepsi mezun oldu. Beş arkadaşımız evlilik ve baba işini tercih nedeniyle eğitimlerini sonlandırdı. Tam 50 öğrenci Türkiye’nin en saygın fakültelerini kazandılar. Bir arkadaşımız da o zamanlar kazanılması imkânsız gibi görülen yurt dışı burslu sınavını kazandı. O yıllarda Ondokuzmayıs Lise’sinin her yıl benzer başarıyı yakaladığını vurgulamak istiyorum. Bunu söylememin amacı o yıllarda bir seçme sınavı yoktu ve her seviyede ki öğrenci aynı sınıflarda eğitim alıyordu.
SONUÇ:
Samsun ÖSS Türkiye sıralamasında 26. ile 29. sıralarda, OKS sıralamasında ise çok daha kötü bir sırada 50. sıralarda yer alıyorsa, bu Samsun adına bir ayıptır. Yılların ihmali ve yanlışları her konuda olduğu gibi Samsun’u eğitim açısından Türkiye sıralamasında da alt sıralara yuvarlamıştır.
1-OKS sınav sonuçlarına göre Fen liseleri, Anadolu Liseleri, Sosyal İçerikli Eğitim Okulları ve Meslek Liselerini tercih edenlerin dışında kalan öğrencilerin zorunlu olarak girdiği liseler haline gelen düz liselerin bir kısmı en kısa sürede Anadolu Lisesine çevrilmeli bir kısmı da cazip hale gelmeye başlayan Meslek Lisesi haline dönüştürülmelidir.
Öğretmen yetiştirme konusunda çok daha ciddi projeler geliştirilmeli ve öğretmen kalitesi yükseltilmelidir. Öğretmen liselerine ağırlık verilmeli ve devşirme öğretmen uygulamasından vaz geçilmelidir. Bir yıl beklemeyi göze alarak dershaneye giden öğrenciler başarıyı yakalıyorsa, liselerde ki eğitim ve öğretmen yapısı mercek altına alınmalıdır. Tabii bu ülkenin geçimini zor sağlayan ve işsiz aile sayısı göz önüne alındığında özel dershanelere gitme şansı bulamayan gençlerin uğradığı haksız rekabet ayıbını da iyi değerlendirmek gerekir.
Ondokuzmayıs Lisesi özeline baktığımızda kendi adıma da bir özeleştiri yaparak, Ondokuzmayıs Lisesi Mezunlar Derneği ve okul aile birliği olarak bu kötü gidişi durdurma görevini yapamadığımızı söylemek istiyorum. Yıllardır Samsun Anadolu Lisesi Mezunları Derneği ve Vakfını gıpta ile izliyorum. Ne yazık ki, biz bu konuda çok yetersiz kalmışız. Geç de olsa gerekli girişimleri başlatmalı ve Ondokuzmayıs Lisesini eski günlerine döndürecek yolu bulmalıyız. Gerekirse Anadolu Lisesine dönüşmesi için çalışmalara başlamalıyız. Ama öncelikli olarak dernek başkanlığımız gün geçirmeden tüm mezunları ve hayatta olan öğretmenlerimizi bir araya getirerek bir “ARAYIŞ PLATFORMU“ oluşturmalıdır.
Bu arada Samsun’a geldiği günden beri eğitim seviyesini yükseltmek üzere büyük bir çaba harcayan Milli Eğitim Müdürümüz Sayın NEVZAT İSPİRLİ’ YE de teşekkür ediyorum. Geçen hafta kamuoyuna duyurulan ve 18 pilot okulda uygulamaya konulacak olan “ GELECEK İÇİN EĞİTİM PROJESİ” ile önemli bir aşama yapılacağına inanıyorum.
Çocuklarımızı geleceğe hazırlamak ve onları donanımlı hale getirmek hepimizin görevi olmalıdır. İyi haftalar.. 16 Mart 2008
SADİ SUBAŞI