SAMSUN GÜNDEMİNDEN ÇEŞİTLEMELER..
Bu kentin bir insanı olarak kentlilik bilinci ile görebildiğim eksikleri ve çarpıklıkları sekiz yıldır bu köşeden sizlerle paylaşıyorum. Amacım açık aramak ve birilerini yıpratmak değil, tam tersine kent yönetiminde söz sahibi olanlara önemli bulduğum eksiklikleri hatırlatmaktır. Ancak, bu kent öylesine duyarsızlaşmış ki, ne söyleneni duyan var, ne de yazılanları. Kent adına gösterilen çabalar karşısında adeta bir duvar var. Bu duvarı aşıp düzlüğe çıkmak bir türlü mümkün olmuyor. Bu tür eksiklikler çoğu başka kentlerde de oluyordur. Ama Samsun da hemen her dönem de yaşanan kent yöneticileri arasında ki kopukluk, sanıyorum hiçbir kentte yaşanmıyordur.
İnanıyorum ki, çoğu kişinin gözünden kaçan veya önemsenmeyen birkaç olayı hatırlamak dahi söylediklerimi anlatmaya yeterli olacaktır.
GAZİ MÜZESİ’NDE BAŞLAYAN ONARIM.
2005 yılında o dönemin Valisi Sayın MUSTAFA DEMİR’İN başlattığı “Tarihi Mirasımıza Sahip Çıkalım” kampanyasına destek veren ATAKUM ROTARY KULÜBÜ benim başkanlık dönemimde GAZİ MÜZESİ’Nİ restore ederek hizmete sokmuştu. Yenilenen ve zenginleştirilen GAZİ MÜZESİ ziyaretçi akınına uğramış ve Türkiye’de en çok ziyaret edilen müzeler sıralamasında dokuzuncu sıraya yerleşmişti. Şimdi bu müze tam da turizm mevsiminin ortasında onarım yapılacak diye dört aylığına kapatılmış bulunuyor. Turizm Derneği Başkanı Sayın Mustafa Yavuz’dan başka bu zamanlama hatasına tepki gösteren yok. Bu yanlışa basın da nedense hiç ilgi göstermedi. Bu iş sonbahar da yapılamaz mıydı? Bunun anlaşılabilir bir izahı var mı?
TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL SAHİLİ GÖZ GÖRE GÖRE YOK
OLUYOR, KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL.
Türkiye’nin beklide en ince ve güzel kumuna sahip sahili Samsun Bafra arasında bulunmaktadır. Ne yazık ki bir doğa harikası bu sahil, yanlış yapıldığı söylenen bir barınak mendireği yüzünden yok oluyor ve kentin yöneticileri seyrediyor. Dereköy’de yapılan balıkçı barınağı mendireğinin uzatılması işleminden sonra Dereköy Sahilinde başlayan doğa felaketi Taflan sahilini de yok edip hızla Polis Meslek Yüksek Okuluna doğru ilerlemesini sürdürüyor. Olayın daha başlangıcında fark edip, durumu 2004 yılında DLH’NIN o zaman ki Bölge Müdürü Halim Bekiroğlu’na ileterek tedbir alınmasını istemiş ve bu konuda ki ilk köşe yazımı da 06 Eylül 2004 tarihinde “KARADENİZİN İSYANI” başlığı ile yazmıştım. Ne var ki, olayın nedenleri ortadan kaldırılarak sahili kurtarmak yerine, dünyanın parası harcanarak bir başka doğa katliamı yapıldı. Belirli aralıklarla yapılan T şeklindeki “ofshore” olarak da adlandırılan dalga kıranlarla sahil görüntü olarak da katledildi. Her yapılan T denizin kumsalı almasını önleyemediği gibi, tahribatın daha da ilerlemesine neden oldu.
Bu kez 2007 yılında DLH’nın yeni Bölge Müdürüne durumu anlattım. Bu arada bu konuda 2. köşe yazımı da yazarak dikkat çekmek istedim. Ardından Samsun Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu’na konuyu anlattım. Sahilin derinliği 100 metreyi bulan kumsalının eski resmi ile son durumunu gösteren resimlerini de kendilerine göstererek konunun uzmanlarının getirilerek sahilin kurtarılmasını, aksi halde bu doğa felaketinin Atakum’a kadar dayanacağını arz ettim.
Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’da gelip yerinde inceledi. Hala yapılan bir şey yok. Ve deniz kumsalı alarak Samsun’a doğru hızla ilerliyor. Bu nasıl bir duyarsızlıktır anlayamıyorum.
YILMAZ EREL GERÇEĞİ.
Kimdir bu YILMAZ EREL? Hemen söyleyeyim. Adı olan ONDOKUZMAYIS olan ve adeta Samsun’un tarihi misyonu ile özdeşleşmiş şirin bir ilçemizin belediye başkanıdır. Yanlış hatırlamıyorsam 12 Eylül döneminde ki kesinti dışında, 6 kez seçim kazanmış bir belediye başkanıdır. Partisi olan eski DYP yeni DP bugün TBMM de dahi yoktur. O’nun için iktidar veya muhalefet belediye başkanı olmak fark etmiyor. Gücünü halkından alan, çalışkan ve kendini kanıtlamış ve ilçesini tüm olanaksızlıklara rağmen şirin bir belde haline getirmiştir. “Belediye başkanlarının iş yapabilmesi için iktidar partisinden olmalıdır” tezini de çürütmüştür.
Cumartesi akşamı ONDOKUZMAYIS İLÇESİNDE bir açılış töreni vardı. Açış konuşmasında müteahhitler yerine tamamen belediyenin araç ve olanaklarını kullandıklarını, böylece tesisi yarı fiyatına mal ettiklerini söylüyordu. Bölgenin en büyüğü olduğunu ve en son teknolojinin kullanıldığının altını çizdiği tesis büyük bir yüzme havuzu ile su oyunlarının yapılacağı kaydıraklardan oluşuyordu.
Orta tabaka dediğimiz tatil beldelerine gidebilme şansı olmayan dar gelirli ailelerin, eşi ve çocukları ile denizden faydalanacağı tek bir tesisin olmadığı Samsun’un, bu şirin ilçesinde bungolavlardan bir tatil köycüğü oluşturmuş. Bunları anlatırken gurur doluydu. Yakın dostu olan bazı belde belediye başkanları O’nu bu mutlu gününde yalnız bırakmazken, en küçük işyerlerinin dahi açılışına koşarak giden, Samsun’u yönetenlerin ve milletvekillerinin hiç birisinin olmaması düşündürücüydü.
VE SAMSUNSPOR’DA YAŞANANLAR.
Samsunspor’u kurtarma çabaları da neredeyse meşhur “ASİYE’Yİ KURTARMA MÜZİKALİNİ” hatırlatıyor. Samsunspor’a siyasetin bulaştırıldığı günden beri Samsunspor’un beli doğrulmuyor. Her yıl aynı senaryo tekrarlanıyor. Kitabına uydurularak ertelenen genel kurullar sonrası, ihale birisinin üzerinde kalıyor.
Bu yılda aynı noktadayız. Hafta sonu genel kurul var. Belirsizlik devam ediyor. Tek fark, parasal katkıda bulunacakların sığındıkları güvensizlik gerekçesini ortadan kaldıracak bir dernek oluşturuldu. Fikir babası Milletvekilimiz Sayın SUAT KILIÇ. İlk kutlayan destek verenlerden birisi benim. Zaten kurulan dernekte de tüzel kişiliğimizi temsilen SAM-SEV olarak varız. Sayın KILIÇ derneğin kuruluş aşamasında 400 tane altın adamın hazır olduğunu defalarca vurguladı. Sayın Valimizin başkanlığında yapılan toplantıda, bu kampanyayı başlatan ve elinde 400 altın adamın bulunduğunu söyleyen Sayın KILIÇ’IN, bu işin sonuna kadar içinde olması gerektiğini, aksi halde bu kampanyanın da geçmişte olduğu gibi yürümeyebileceğini vurgulamıştım. Dernek kuruldu. İlk etapta katkıda bulunanlar hemen hemen bu tür kampanyalara her zaman destek veren isimler. Var olduğu söylenen 400 altın adam neden hala paralarını yatırmadı? Bunu öğrenmek her Samsunsporlunun hakkıdır sanıyorum.
Kampanyaya ilk günden destek veren Sayın Valimiz HASAN BASRİ GÜZELOĞLU ve CHP Milletvekili Sayın Prof. Dr. HALUK KOÇ ile fikir babası Sayın KILIÇ’TAN başka milletvekilinden katkı veren yok. Yerel yöneticilerden de ses yok. Bu kampanya nasıl yürüyecek birisi bana anlatsın.
ŞİMDİ CİDDİ BİR ÖNERİ GETİRİYORUM ve bu yönde çağrı yapıyorum. Yaz geldi. Tüm belediyelerimiz yaz şenlikleri düzenliyor ve sanatçılara on binlerce YTL. Ödüyor. Bu yıl tüm belediyelerimiz bu şenliklere harcayacakları paraları SAMSİD Derneğine yatırsınlar. Bu girişimin onlara çok daha fazla prim yaptıracağına inanıyorum. HAYDİ BAŞKANLAR! VARMISINIZ?
Yazımın başında “ bu kentte bir şeyler yapmak isteyenlerin önüne adeta aşılması güç bir duvar çıkıyor” diye bir cümle kullandım. Bu duvar nasıl bir duvar? Sanıyorum cevabı aşağıda ki sorularda saklı.
Lütfen aksini iddia eden birisi varsa çıksın bunlar gerçek değil desin.
Samsun için bırakın iktidar partisi ile muhalefet partisi milletvekilleri arasında ki ortak çalışmayı, iktidar partisinin milletvekillerinin arasında bir dayanışma var mı? Birisinin katıldığı etkinlikte diğerlerini görüyor musunuz? Aynı şey ana muhalefet partisi milletvekilleri için de geçerli değil mi?
Kenti yöneten aynı partiye mensup beş belediye başkanı arasında ortak çalışma var mı? Bırakın ortak çalışmayı kavga düzeyinde çatışma yok mu?
Samsun’un tek tanıtım organı Samsunspor’un süper ligde zor günler yaşadığı dönemde, “ düşsün de kurtulalım” diyecek kadar kolaycılığa kaçanlar bu kentte değil mi?
Samsun’un batısında ki muhteşem kumsal yok olurken, doğusunda ki verimli ova mobil ve termik santrallerle katledilirken seyirci kalan, hatta destek veren siyasetçi ve kent yöneticileri tarafından yönetilmiyor muyuz?
Zaten turiste cazip gelecek yer sayısı kısıtlı olan Samsun’un en önemli ve her gün ziyaretçi akınına uğrayan GAZİ MÜZESİ yaz ortasında onarıma alınırken bu yanlışa dur diyecek bir yöneticimiz var mı?
Çok başarılı olmasına rağmen, yöre halkı için yarattığı güzel bir tesisin açılışında, Belediye Başkanı iktidar partisinden olmadığı için olsa gerek, valilik makamının, diğer yerel yöneticilerin ve de kent adına siyaset yapanların temsilen de olsa katılmayışını nasıl yorumlayabiliriz?
Bunlara sizlerde ekleme yapabilir, örnekleri artırabilirsiniz .
İşte sözünü ettiğim bir türlü aşılamayan duvar işte bu sorularda gizli. Bu soruların cevabı ne zaman olumlu şekle dönüşürse, Samsun kabuğunu çatlatır. Burada en büyük görev Samsunluya düşüyor. Bu durumdan memnun değilse sesini yükseltecek ve kentine sahip çıkacak. Bunun başka yolu olduğunu bilenler varsa çıksın söylesin. Yoksa bu kent adına üç beş kişinin didinmesi ile bu duvarlar aşılamayacaktır. Sözün özü bu.
İyi haftalar.. 06 Temmuz 2008
SADİ SUBAŞI