BU KENTTE ARTIK BİRİLERİ, BU SORULARI
CEVAPLAMALIDIR.
17 Şubat 2010 tarihli yerel gazetelerde yer alan bir haber beni, bu yazıyı yazmaya mecbur etti.
Haberin başlığı aynen,”BİR FIRSAT DAHA KAÇTI” şeklindeydi. Yazıda sözü edilen konu, bir süre önce Karadeniz’de petrol aramak üzere bölgemize gelen PETROBRAS Firması’nın, Sinop açıklarında konuşlandırdığı dev platformda görev yapan, 110 kişinin yiyecek ve temizlik ihtiyacını Samsun’dan karşılamak yerine, SODEXO isimli uluslararası bir Catring ( yiyecek ve diğer ihtiyaç malzemesi temini) firmasından karşılama kararı almış olmasıydı.
Sodexo Firması’nın da gerekli ihtiyaç malzemelerini temin etmek üzere İnebolu’yu seçtiği belirtilen haberin kaynağı ise, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası
(STSO) Başkanı Sayın Salih Zeki Murzioğlu’nun açıklamalarıydı.
Sayın Murzioğlu, “Petrobras’a Samsun’u üs yapmaları konusunda ısrarlı olmamıza ve tüm çabamıza rağmen oranın odasına kaydolmuşlar” diyerek yakınıyordu.
Habere göre, yine konuyla ilgisi olan meslek odalarından Samsun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ( SESOB) Başkanı Sayın Metin Genççakır, kendilerine ulaşmış bir bilgi olmadığını söylerken, Lokantacılar Odası Başkanı Sayın İsmail Balcı’ da, Petrobras Firması’nın yiyecek, içecek hizmetleri konusunda hiçbir bilgileri olmadığını söylemekteydi.
Bu haberin, benim için hiçte şaşırtıcı bir yönü yoktu. Asıl şaşkınlığım, bu işten ilk günden haberi olması gereken meslek odası başkanlarının haberlerinin olmayışıydı.
Bu kentte olup bitene artık benim de aklım ermiyor. Bu kentin nasıl ve hangi mantıkla yönetildiğini de çözemiyorum. Bu kentte adeta sağırlar diyalogu yaşanıyor.
Eğer bu kenti yönettiğini iddia edenler, hadi diyelim olayları izlemiyorlar, tanıtım kokteyllerinde yüksek sesle söylenenleri de duymuyorlar.
Eğer bu köşenin yazarı olarak bundan tam iki ay önce, 21 Aralık 2009 tarihli Halk Gazetesi’nde Petrobras’ın Samsun’dan neden kaçtığını, firmanın Türk Genel Müdürü Ömer Tangurtay’dan aldığım bilgilere dayanarak yazdığım, “PEMBE SAMSUN’DA ŞANSSIZ BİR OLAY DAHA” başlıklı köşe yazımda yazdıklarım sorgulansaydı, bugün bu şaşkınlığı kimse yaşamazdı. O yazıda neler yazdığımı, lütfen internetten www. halkgazetesi. com adresinden bana ait köşe yazıları arşivine girerek okuyunuz.
Okuyunuz da, Petrobras Firması’nın lojistik merkez olarak Türkiye’nin üç dört büyük limanından birisi olan Samsun Limanı yerine, küçük bir ilçe olan İnebolu’nun küçücük limanını neden tercih ettiklerini öğreniniz.
O yazımın son bölümünde, “Samsun Lojistik Merkez olacak diye gazetelere sayfalar dolusu açıklamalar yapan kent yöneticilerimizin, bu konuda söyleyecekleri bir şeyler olmalıdır ” vurgusunu yapmışım.
Üzülmeyin değerli oda başkanı dostlarım. Üzülmesi gerekenler sizler değilsiniz. Bırakınız, koskoca Samsun Limanından Petrobras Firmasına verilecek bir bölüm yer bulamayanlar ve bu olayı sorgulamayanlar üzülsün.
Sizler ve bizler üzüleceksek, bize sahip çıkacak yöneticilerimiz olmadığına üzülelim.
Üzülecekse, dün Samsun’u teşvik dışında bırakarak, Samsun’un, en çok işsizi olan kentler sıralamasının başlarında yer almasına neden olanlar ile onlara çanak tutanlar ve onları alkışlayanlar, üzülsün…
Üzülecekse, Samsun’un teşvik dışı bırakılışına direnenlerin gözüne teşviki sokanlar, üzülsün…
Üzülecekse, Samsunluyu cazibeli kent yapma pembe hayalleriyle uyutanlar, üzülsün…
Üzülecekse, Samsun’u kirli yatırımlar merkezi yapacaklara sahip çıkanlar ve makamlarında ağırlayanlar, üzülsün…
Üzülecekse, Samsunlunun sesini duyurmaya başladığı “Samsun Kent Kurultaylarını” dağıtanlar, üzülsün…
Üzülecekse, bu kentte birliktelik yok deyip, sonra da yandaş STK’lar yaratıp, diğerlerini yok sayanlar ile randevu dahi vermeyenler, üzülsün…
Eğer üzülecek birileri varsa, bırakın bu kenti sahipsiz bırakanlar üzülsün..
ALKIŞLAR, İKİ DEFA
SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASINA.
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı 20 Şubat 2009 Cumartesi günü düzenlediği bir tanıtım kokteyli ile Samsun adına son derece önemli ve de gerekli bir kampanyayı başlattı.
Yıllar önce buna benzer bir program yapmayı SAM-SEV ile denemiş birisi olarak, konunun asıl sahibi olan STSO Başkanlığının, “ SAMSUN’DA VAR, SAMSUN İÇİN AL” isimli kampanyasından çok etkilendim.
Bugünden itibaren, her Samsunlunun herhangi bir alışverişi yaparken dikkat etmesi gereken en önemli konu, alacağı ürünün üzerin de o ürünün Samsun’da yapıldığını belgeleyen kırmızı etiketi aramak olmalıdır.
Kırmızı zeminin içersinde Samsun’un simgesi Atatürk Anıtı ve çevresinde “Samsun’da Üretilmiştir” yazısının bulunduğu kenarları fırfırlı etiketi aramak, bundan böyle tüm Samsunlular için bir görev ve sorumluluktur.
Bu etiketi taşıyan ürünü aldığımızda o malın vergisi Samsun’da kalacak ve bizlere hizmet olarak dönecektir. Çocuklarımıza yeni iş alanları açılmasına olanak yaratacaktır.
Ulusal ve Uluslararası firmaların merkezlerinin Samsun dışında olması nedeniyle, vergileri Samsun’da kalmamakta ve getirisi bizlere hizmet olarak dönmemektedir.
Verilen bilgiye göre, önümüzde ki günlerde Samsunlu üreticilerin ürettikleri ve dünya piyasasına da sattıkları ürünlerin tam listesi dağıtılacaktır.
Samsunlunun kararlı tutumu, ısrarla Samsunlunun ürettiklerini mağazalarına sokmayan dış merkezli firmaları da, daha duyarlı davranmaya itecektir.
Verilen bilgiye göre, Samsun’da 850 civarında değişik ürün üretilmekte ve 124 ülkeye satılmaktadır. 124 yabancı ülkenin beğenip aldığı, kendi ürettiğimizi almak yerine, aynı ürünün sırf adı ünlü diye bir başkasını almak demek, bu kente gelecek hizmetlerin önünü kesmek, Samsunlu üreticilerin de şevkini kırmak demektir.
Her ne kadar davetiyelerin altında, kampanyanın kamu kurumları ile STK’ların katılımıyla düzenlendiği yazılmış ise de, bunu yeterli bulmadığımı söylemek istiyorum.
Bu kampanyanın başarısı için STK dayanışması çok daha fazla önemsenmelidir. Keşke önceden STK’lar ile ortak bir çalışma yürütülmüş olsa ve destek veren STK’ların isimleri de açılışta duyurulsaydı.
Bu kampanya da, bir an önce STK’larla yapılacak işbirliği bir protokole bağlanmalı ve onların da, STSO’nın öncülüğünde ki bu kampanyayı desteklemeleri için üyelerini bilgilendirmeleri sağlanmalıdır.
Bu köşeden tüm Samsunlulara, alışverişlerinde Samsun’ da üretilenlere öncelik vermeleri çağrısını yapıyorum.
STSO yukarıda ki kampanya ile ilk alkışı, aynı gün Samsunspor’a hediye ettiği otobüs ile de 2. alkışı hak etti.
Samsunspor taraftarlarının yıllardır STSO’dan özlemle beklediği otobüs jestini, STSO’nın yeni yönetimi gerçekleştirdi. 2004 model Mercedes marka otobüs bakımı ve iç düzenlemeleri yapıldıktan sonra kırmızı beyaz renkler ve Samsunspor logoları ile donatılarak Samsunspor’un hizmetine sunuldu.
Otobüsün parasının STSO bütçesi yerine, yönetim kurulu ile meclis üyelerinin kişisel katkıları ile sağlandığı açıklaması da anlamlıydı.
STSO Başkanı Sayın Salih Zeki Murzioğlu, Meclis Başkanı Sayın Sedat Demirci ile birlikte Samsunspor Otobüsünün anahtarını Samsunspor Başkanı Sayın Hakkı Tomaç’a teslim etti.
STSO Yönetimi ile Samsunspor Yönetimi’nin, Samsunspor teknik kadrosu ve sporcuları ile birlikte verdikleri görüntü, yıllardır özlenen dayanışma adına sevindiriciydi.
Her iki olay, STSO da geçen yıl yapılan yönetim değişiminin olumlu etkilerinin Samsun’a yansımaya başladığının da bir işareti olarak algılanmalıdır.
Tebrikler ve teşekkürler, Sayın Murzioğlu Başkanlığında ki STSO Yönetim Kurulu’na ve Meclis Başkanı Sayın Sedat Demirci Başkanlığında ki STSO Meclis Üyelerine.
Bir teşekkür de, STSO bünyesinde Sayın Yeşim Kıyıcı Başkanlığında oluşturulan ve daha ilk günden işlere hanım elinin değmesinin farkını yaratan, STSO Kadın Girişimciler Komitesi’ne.
İlk bölümde ki bizleri üzenler yerine, yukarıda ki gibi güzellikleri bolca yaşamamız dileğiyle.. 21 Şubat 2010
SADİ SUBAŞI