YAKLAŞAN YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER-2
İki hafta önceki köşe yazımda yaklaşan yerel seçimlerde Samsunluların beklentilerini bu sütunda sizlerle paylaşacağımı yazmıştım. Bu haftaki yazımda da yerel seçimleri Samsun açısından bir başka yönü ile irdeliyeceğim.15 yıl politikanın içersinde bulunmuş ve bu süreçte bir kez de Samsun Büyük şehir belediye Başkanlığı seçimine girmiş birisi olarak, bu deneyimlerimin ışığı altında seçimlerle ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle bir şeyin altını çizmek istiyorum. Yasal koşulları uyan her Türk vatandaşının seçimle gelinecek böyle bir göreve talip olması en doğal hakkıdır. Ancak bazı görevler vardırki oralara talip olabilmek için bazı özelliklere de sahip olmak gerekir. Bu görevlerden biriside kent yöneticiliğidir. Benim gözümde belediye başkanlığı uygulama yönünden milletvekilliğinden çok daha fazla özellikler isteyen bir görevdir. Bunu kesinlikle milletvekilliğini küçümsediğim için söylemiyorum. Belediye başkanlığı birebir sorumluluk taşıyan, her an dinamik ve üretken olmayı gerektiren bir görevdir. Bu konuda teknik donanıma sahip olmakta yeterli değildir. Yönetimine talip olunan yörenin özelliklerini ve ihtiyaçlarını çok iyi bilmenin yanında, yöre halkını çok iyi tanımak gibi bir zorunlulukta vardır. Başarılı olabilmek için günün 18 saatini bu işe ayırabilecek bir dinamizm gerekir. Yaptığı ve yapacağı har şey halkın ve basının gözü önündedir. Bu da bu görev öncesi bazı yöneticilik deneyimi ve birikimini gerektirir.
Bu tesbitleri yaptıktan sonra yaklaşan yerel seçimleri Samsun açısından değerlendirebiliriz. Seçimlere üç aydan az bir zaman kala büyük şehir belediyesi, alt belediyeler ve ilçe belediyeleri başkanlıklarına talip olanların sayısındaki çokluk ilk bakışta demokrasimiz adına sevindirici gözükebilir. Ancak yukarıda sıraladığım kıstasları doğru kabul edersek, bu aday enflasyonu bana biraz amacından sapmış gibi geliyor. Bugüne kadar herhangi bir sivil toplum örgütünde ön deneyim kazandıracak hiç bir etkinliğin içinde görmediğimiz, bugüne kadar adını dahi duymadığımız, çok sayıda aday adayının yerel basında arzı-endam etmesi beni cesaretleri yönünden şaşırtıyor. Şaşırtıcı diğer yön ise, söz birliği etmişlercesine hemen, hemen % 90 nın kendilerini iktidar partisinin aday adayı olarak lanse etmeleri. Her nekadar iktidar partisinin il başkanı ''hiç kimseye sözümüz yok, kimse kendi kendine gelin güvey olmasın '' tarzı açıklamalar yapıyor olsada , aday adayı sayısı her geçen gün hızla artıyor. Bu insanlar bugüne kadar neredeydiler? Kaç tanesi bir siyasi partide , hele hele iktidar partisinde siyaset yaptılarda kendilerinde bu cesareti buluyorlar? Diğer siyasi partilerin aday adayı bulmakta zorlandığı bir ortamda , herkesin bir anda iktidar partisinin misyonunu benimsemesi, hiç kimse kusura bakmasın bana biraz ilkesizlik gibi geliyor. Bu partinin misyonunu bu güne kadar ki yaşantısında kanıtlamış aday adaylarına saygı duyarım. Ama görünen o ki , herkes koşan ata binmenin telaşı ile ilkeyi, inancı hatta bugüne kadar ki çizgisini bir yana itmiş bulunuyor. Bu arada iktidar partilerinin dışındaki anlı şanlı partilerimizin 4 yıl öncesinden başlayarak bir aday hazırlamamış olmasını da doğrusu yadırgıyorum. Her neyse herşey üç ay sonra belli olacak. Bu aday adayı bolluğunun partilere büyük bir ekonomik güç sağlıyacağı kesin.
Bu değerlendirmelerden sonra Samsun Halkının benimle paylaşacağına inandığım ''seçilecek belediye başkanlarında hangi özellikler olmalıdır? '' sorusuna kendi yorumumla katkı vermek istiyorum.
1-Kesinlikle bu kentte yaşayan , kenti ve sorunlarını iyi bilen, bu konuda iddiaları ve projeleri olan çağdaş görüşlü , yöneticilik deneyimi bulunan ve kendini Samsunlu kabul eden birisi olmalıdır.
2-Samsun, çağdaş ve laik Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun ilk adımlarının atıldığı bir kenttir. Bugüne kadar bu konuda örnek ve lider kent olma konumunu sürdüren Samsun, bu seçimden sonrada bu anlayışla yönetilmelidir. Siyasi partiler Samsun'un bu özelliğini göz önünde bulundurarak çağdaş, yenilikçi, icraatçı ve kendini kanıtlamış adayları ön plana çıkartmalıdır.
3-Samsun son 4,5 yılda çağdaşlaşma ve güzelleşme yönünden önemli atılımlar yapmıştır. Samsun hızlı gelişmeye ve yeni atılımlara açık olmaya mecburdur. Olaya bu pencereden bakınca , hiç bir siyasi partinin, geçmişte denenmiş, bu kente hiçbir şey verememiş, misyonu ve vizyonu olmayan veya sadece ideolojik amaçlarla , yeteneksiz ve çapsız adayları Samsunlunun önüne koyma gibi bir sorumsuzluğu olmamalıdır. Bu kentte görev bekleyen genç ve iddialı , proje sahibi insanlara olanak yaratılmalıdır.%55 i 25 yaş civarındaki gençlerden oluşan ülkemizde artık gençlerin önü açılmalıdır diye düşünüyorum. Çok şeyde olduğu gibi ku konudada Samsun örnek olmalıdır.
Ulu Önder Atatürk'ün bizlere armağan ettiği laik ve bağımsız bir ülkenin özgür insanları olarak girdiğimiz 2004 yılında , kendisini laik ve çağdaş Türkiye yanlısı kabul eden aydın ve demokrat insanlarımızın çok daha kararlı, cesur ve sorumluluk duygusu içinde olması gerektiği inancını taşıyorum. Tüm samsunlular bu ilkeler doğrultusunda inandıkları siyasi partilere destek vermeli ve bu özellilklere sahip kişileri yüreklendirmelidir. Samsun'un 21. yüzyılda çok daha çağdaş ve sorunları azalmış bir konuma ancak bu ilkelerle taşınacağı inancıyla, tüm okuyucularıma yeni yılda sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum...
SADİ SUBAŞI