Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Samsun'un Kıymetini Bilelim

SAMSUN’UN KIYMETİNİ BİLELİM..

Geçtiğimiz haftayı çok sevdiğim işlerim nedeniyle İstanbul’da geçirdim. İlk kez 1964 de Üniversite eğitimi için gittiğim İstanbul’da dolu dolu bir 4 yıl geçirdim. Bu dört yılda öğrenciliğin tüm zorluklarına rağmen tam bir İstanbul tutkunu oldum.1970 yılında Samsun’daki işimi kurduktan sonrada, ortalama iki ayda bir gerek iş, gerek toplantı, çoğu kezde gezmek ve kültürel etkinliklerden yararlanmak için İstanbul’a gider oldum. Evlendikten sonrada bu alışkanlığımızı sürdürdük. Çocuklarımın yüksek okul eğitimleri içinde İstanbul’u tercih ettik. Bir dostumun çocuklarımın tercihte zorlandığı sırada söyledikleri , sanırım bu Dünya Kenti için en güzel tanımlama olmalı. Dostum ,’’İstanbul dışında üniversite bitiren çocuk bir diploma alır, İstanbul’da bitiren bir kendi okulunun diplomasını, birde hayat üniverstesinin diplomasını alır’’demişti. Böylece İstanbul ile bağlantımızı hiç kopartmadık. İstanbul gerçekten bir Dünya Kenti. Her türlü kültürel, sportif ve eğlenceye yönelik aktiviteyi bulmanız mümkün. Ama gelin görünkü bu kentte yaşayan kaç kişi bundan yararlanıyor? İnanın Kentin bu olanaklarından çok küçük bir mutlu azınlık yanında, birde İstanbul’a kısa süreli iş ve gezmek için gelenler yararlanıyor. İstanbul artık eski İstanbul değil. Kötü yapılaşma ve kent planlamasının ileriyi görerek zamanında yapılmayışının sonuçları çok acımasızca hissediliyor. Bir yağmur yağıyor, bırakın gecekondu bölgelerinde yaşanan sel felaketlerini, en modern semtlerde bile yaşam kilitleniyor. İstanbul’da artık yaşam insanları eziyor. Trafik ve ulaşım tam anlamı ile facia. Taksi şoförleri özel araç kullananlara adeta düşman olmuş. Toplu taşımacılığı yaygınlaştırmak için sürdürülen kazı çalışmalarıda trafiği çökertmiş. Daha acıklısı insanları insan gibi yaşamaktan kopartmış. Bu Kentin değişik semtlerinde yaşayan birbiriyle kardeş olan yakınlarım var. İş düzenleri çok iyi ve ekonomik sorunları olmamasına rağmen, gördüğüm kadarı ile sosyal yaşamları enaza düşmüş. Birbirlerini görebilmeleri dahi, neredeyse iki ayda bir giderek onları görebilen benimki kadar. İstanbul’da yaşayan hangi dostumla konuşsam aynı yakınma. Sabah saat 05,30 kalkıp akşam eve 20,30-21,00 de dönebilen insanın sosyal yaşama zamanı kalırmı? Ortalama 4 saati direksiyon başında geçen insanın yorgunluğuda cabası. Her gelişimde bu şartların dahada ağırlaştığını hissediyorum. Tüm bunlara rağmen İstanbul bir Dünya Metropolü. Ülkemizin hiçbir kenti ile kıyaslanamayacak avantajlara sahip. Böyle bir Kente sahip olduğumuz için gurur duyuyorum.
Bu tablodan sonra İstanbul’da yaşamazmısın diye sorulduğunda cevabım hep hayır olmuştur. İstanbul gidip gezmek için güzel. Daha Samsun’a dönmeden bunları birkez daha düşündüğümde, iyiki Samsun’da yaşıyorum dedim. İnanın Samsun küçük İstanbul. Son yıllarda trafikteki keşmekeşi ile İstanbul’u aratmıyor ama, çok mecbur kalınca en uzak noktasına dahi yürümeyi göze alabilirsiniz. Sosyal aktivite olanaklarından hemen hepsi var. Çok sayıda en son filimlerin oynadığı cep sinemaları, amatörde olsa tiyatro zevkini giderecek 3-4 tiyatro gurubu hemen her akşam oyun sergiliyor. Spor ve jimnastik yapacaklara her olanak mevcut. AKM de sık sık Türkiye’nin önemli tiyatro grupları oynuyor. Gençlere yönelik konserler ile TSM konserlerini belli aralarlada olsa izlemek mümkün. Gençlere hizmet veren cafe ve barlar ile diskolar önemli olanaklardır. Bunları İstanbul ile Samsun’u kıyaslamak gibi bir yanlışa düşerek söylemiyorum. Bunu düşünemem dahi. Ancak bir önemli artısı var Samsun’un. O da Samsun’da yaşayanların, günlük yaşamlarında her an bu şansı kullanabilmeleri , yani insanca yaşamaları. Bence en büyük avantaj bu. Samsun’daki dostlukları, sosyal ilişkileri düşününce Samsun gibi bir İlde yaşadığımız için çok şanslı olduğumuza inanıyorum. Ah birde şu işsizlik sorununu aşacağımız işletmelerin kuruluşunun yolunu açabilsek. Yüksek okul eğitimlerini bitiren gençlerimizi Samsun’a getirebilsek sanırım bu kentin geleceği çok daha güzel olacaktır. Bu noktada bizlere, bu Kenti Yönetenlere ve sayın Milletvekillerimize çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Özelliklede İktidar Partisine, 9 milletvekillğinden 7 sini veren Samsunluların bunun karşılığını beklemek haklarıdır sanıyorum.
Lütfen bu kentin kıymetini bilelim ve bu Kente sahip çıkalım. Sorunlardan bunalıp bu kentten kaçmayı çıkış yolu olarak görmeyelim. İyi haftalar dileğiyle...
18-ekim-2004

SADİ SUBAŞI