ZORUNLU AÇIKLAMA
Bu ülkede bazı kafalara yerleşmiş yanlışları hiçbir şekilde düzeltmeye ve bu kafalara bazı şeyleri anlatmaya olanak yoktur. Bu kafaların bir kısmı milliyetçiliği kendi tekelinde görür ve kendilerinden başka hiç kimsenin bu ülkeyi sevmeye ve bu ülkenin çıkarlarına sahip çıkmaya hakkı yoktur diye düşünür. Yine bir başka kafanın ise, Müslümanlığı hiç kimseyle paylaşmaya niyeti yoktur. Özellikle dindarlıkla yobazlığı birbirine karıştıran bazıları, kişinin Tanrı ile kendisi arasında kalması gereken inancının gereklerini gösterişsizce yapanları dahi Müslüman olarak görmezler. Bunlar da insanların inançlarına ambargo koymuştur. Bir başka grup da, inanmış tüm insanları dincilerle karıştırır. Oysa bunların dışında inançlı sosyal demokrat ve ulusalcı büyük bir çoğunluk vardır. Bu ülkenin insanının çoğunluğudur bu insanlar. Ancak bu iki düşünce ve duyguyu kendi tekeline alarak yıllardır bunları kendisine bayrak yapan, bu iki ulvi duyguyu kendi yanlışlarına alet edenler yüzünden, bu büyük inanmış ve ulusalcı çoğunluk aynı paralelde gözükmemek adına hep geri planda kalmıştır. Bu kamplaşmanın acısını 1970-1980 arasında yoğun bir şekilde yaşayan ülkemiz, bu uğurda çok kardeş kanının akmasına neden olmuştur.
Bunları neden yazdığıma gelince; 07-Temmuz Cuma günü yerel bir gazetede çıkan bir köşe yazısında Gazi Müzesi restorasyonunun bir Rotary kulübü tarafından yapılışının ve kapısına da “Gazi Müzesi Restorasyonu Atakum Rotary Kulübü Tarafından Yapılmıştır” yazısının konmasının, eleştiri sınırları dışına çıkan bir üslupla gazete sütunlarına taşınması bunları hatırlamama neden olmuştur.
Yılda 10.000 kişinin dahi ziyaret etmediği bir müzenin onarılmasından sonra günde ortalama 1.500 kişinin ziyaret ediyor olması ve her gün onlarca kişi tarafından kutlanmamız, yapılan işin doğruluğunu tartışmasız hale getirmektedir. Artık kent dışından da önemli konuklar bu müzeyi gezmek için gelmektedir. Ondokuzmayıs kenti olarak gurur duyduğumuz Samsun'da 19 Mayıs'ı anlatan doğru dürüst bir simgenin bulunmayışı, bu güne kadar önemli bir eksiğimizdi. Büyükşehir Belediye Başkanlığımız tarafından yeniden düzenlenerek açık hava müzesi haline getirilen BANDIRMA VAPURU ve yeniden düzenlenen GAZİ MÜZESİ bu eksiğimizi büyük çapta gidermiştir.
Yapılan iş doğru ise, yanlışlık nerede? İşte sorun da burada başlıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin yasaları ile belirlenmiş ve Dernekler Kanunu'na göre kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu olan Rotary Kulübü'nün bunu yapması tepki almaktadır. Bu kuruluşun içinde en az kendileri kadar inançları sağlam ve gereğini yerine getiren insanları göz ardı ederek, Rotary Kulüplerini dış dünyaya kapalı Mason localarının kardeşi olarak tanımlamak ve sadece bu nedenle yapılan çok güzel bir hizmeti ve yapanları böylesine aşağılamak ve suçlu gibi tanıtmak insafla bağdaşmamaktadır. Rotary Kulüp toplantıları herkese açıktır. Gizli, kapalı hiçbir işlemi yoktur. Aksi halde, benim ve benim gibi ulusalcı kimliği olan, inançlı arkadaşlarımın bu yapının içinde olmamız nasıl düşünülebilir? Anlamak mümkün değil. Bu kuruluşun Samsun’da ilk üst geçidi yaptığı, çok trafik kazası olan Samsun–Çakallı arasındaki sağlık ocağına ilk yardım görevi yapabilmesi için bir ambulans hediye ettiğini, bir başka Rotary kulübünün de üstün zekâlı çocuklarımız için özel yetenek okulunu yapmakta olduğunu hatırlatmak istiyorum. İnsanların karşılıksız topluma bir şeyler kazandırmasının karşılığı bu olmamalıdır. Sormak lazım, bu kentte kim taşın altına elini sokuyor da sokanları hırpalama lüksünü kendimizde görüyoruz?
Bu proje emekli olan valimiz Sayın Mustafa Demir'in ilimizdeki kültürel ve tarihi eserlerin sivil toplum kuruluşlarının desteği ile güzelleştirilmesi için başlattığı “Tarihi Mirasımıza Sahip Çıkalım” kampanyası çerçevesinde Atakum Rotary Kulübü tarafından üstlenilmiştir. Üzülerek söylemek gerekirse başka hiçbir eser de, hiç kimse tarafından üstlenilmemiştir. Keşke gücümüz yetseydi de diğerlerini de onarabilseydik. Bu proje 01-Temmuz-2005'te başlayıp 01-Temmuz-2006 tarihinde son bulan benim başkanlık devremde gerçekleştirilmiştir. Bu proje Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanarak yapılmıştır. Bu proje, sivil toplum kuruluşu ile devlet, halk işbirliğinin ürünüdür. Bu projeyi gündeme getiren ve bir Rotary Kulübünün yapımına onay verenleri yermek de büyük haksızlık olmuştur. Hele hele “devletin bu müzeyi yapacak gücü yoksa, bırakın yıkılsın” demek, sanırım asıl amacı çok güzel ortaya koymaktadır.
Çok sayıda Samsun sevdalısı bu müzenin Samsun’a ve Atamıza yakışır hale gelmesi için maddi destek vermiştir. Onların isimlerinin bu müzede bir panoya yazılması bir teşekkür ifadesidir. Bu tür hizmetleri yapanların isimlerinin eserin belirlenen bir yerinde belirtilmesi bir gelenek olup, müze projesinde de bu yapılmıştır. Kulüp üyesi ve eşleri gecelerini gündüzüne katarak kısa bir sürede bu müzeyi beklentilerin de ötesinde güzel bir konuma getirmişlerdir. Onların emeğini böylesine horlamak iyi niyetle uyuşmaz. Bu insanların Atatürkçülüğünden kuşku duymak ve onları isimlerini yazabilmek uğruna takiye yapmakla suçlamak ayıptır.
Bu restorasyonun yapılması için destek verecek olanların yaklaştırılmadığı iddiası ise ciddiyetten uzak bir sözdür. Çünkü bu yazının yayınlandığı gazetenin bir başka sütununda Sayın İsmail Başaran haftalarca çağrımızı ve banka hesap numaralarını yayınlamıştır. Diğer gazetelerde çok sayıda haber çıkmıştır. İki yerel TV kanalında üç canlı yayın yapılarak tüm Samsunlular destek vermeye çağrılmıştır. Tüm bunları göz ardı etmeye kimsenin hakkı yoktur. Asıl takiyecilik budur.
Herkesin eleştiri hakkına saygılıyım. Gönül isterdi ki, yazıyı yazan kişi bu müzeyi gezsin ve gördüğü güzellikleri ve müzede yapılanları anlatsın ve inandığı doğrular uğruna da, varsın kapıdaki panoyu da eleştirsin. Ama bu eleştiri kimseyi veya kuruluşu hedef almasın. Ne var ki, yazı “üzüm yemekten çok bağcı dövmeye” dönüşünce, eleştiri olmaktan çıkıyor. Yazık, bu toplumda güzellikleri paylaşarak ve yeri gelince ölçülü bir şekilde tartışarak, bir arada huzur içinde yaşamayı beceremiyoruz.
Sizlerle köşemde böyle bir tatsız yazıyı paylaşmak zorunda kaldığım için üzgünüm. Umarım birbirimizi daha iyi tanımak ve anlamak için biraz çaba gösteririz. Haftanız güzelliklerle dolu olsun.
09-Temmuz-2006
SADİ SUBAŞI