Köşe Yazılarında
DÜNDEN BUGÜNE SAMSUN

Teşekkürler Samsun Kız Basketbol Takımı

e-posta, sadisubasi@denizeczaneoptik. com SUNUŞ

TEŞEKKÜRLER SAMSUN KIZ BASKETBOL TAKIMI

Teşekkürler Başkan Hüseyin Tayıncı, teşekkürler SBK Yönetim Kurulu Üyeleri, teşekkürler basketçi kızlarımız, teşekkürler Keskindemir ve teknik ekibi. Bir teşekkür de büyük katkı veren seyircimize. Teşekkürüm en başta, yıllardır sporda unuttuğumuz zaferi bizlere yaşattığınız ve Samsunluların gurur duyacağı bu takımı yarattığınız için.
En büyük üzüntüm geçirdiğim ağır soğuk algınlığı nedeniyle bu zaferi salonda yaşayamamak ve sizlerle olamamak. Zaferler her zaman güzeldir ve alkışlayanı çok olur. Önemli olan, bu zaferi yaşatan takımı oluşturan Samsun sevdalısı yöneticilerimize nasıl destek olacağımız ve neler yapmamız gerektiğidir.
Transfer sezonu başından itibaren değerli dostum Hüseyin Tayıncı’nın arayışlarını ve çaldığı kapıları çok iyi biliyorum. Maç sonrası herkes zaferin mutluluğunu yaşarken, Sayın Tayıncı’nın gazetelere yansıyan “bir ana sponsorumuz bile yok” feryadını çok iyi anlıyorum. Ne yazık ki, Samsun bu. Bu güne kadar Samsun’un en önemli tanıtım markası olarak andığımız Samsunspor’un durumu ortada. Kentin en büyük yerel yöneticisi dahi, geçmişte olan ve olmaması gereken bir takım olaylar nedeniyle Samsunspor’un adını dahi anmıyor. Haklı mı? Haklı nedenleri de olsa, bu kentin hamisi konumunda bir görevde olduğu sürece, böyle bir hakkı olduğuna inanmıyorum.
Sayın Tayıncı’ya ve böylesine zor bir işi yaparak takımı en alt ligden alıp 1. lige çıkartma başarısını gösteren arkadaşlarına her kesin elinden geldiğince destek olma zorunluluğu vardır.
Eğer hafta sonunda Türkiye Kız Basketbol Ligi’nin en büyük şampiyon adayı Galatasaray’ı dağıtmasa, bu gün belki bunlar gündeme gelmeyecek ve Samsun’un diğer spor kulüplerinin algılandığı gibi sıradan bir spor takımı gibi konuşulup geçecekti. Bence bu zaferin en önemli sonucu budur. Sayın Tayıncı’ya dahi zaferi ve onun tadını çıkartmayı unutturmuş isyanını ön plana çıkartmıştır.
Bu zaferin, Sayın Tayıncı’nın “olmadığından yakındığı” ana sponsor konusunda da kapıyı açtığı gözden kaçırılmamalıdır. Hele de bu hafta İstanbul’da oynayacağımız Beşiktaş maçında da benzer bir zafer kazanılırsa ben inanıyorum ki, Sayın Tayıncı’nın “olmadığından yakındığı” sponsorlar kapıyı çalacaktır. Sayın Tayıncı ve SBK gerekeni yapmış ve dikkatleri üzerine toplamıştır.
Bu arada, yaz aylarında Sayın Tayıncı’nın sponsor arayışları sırasında yaptığımız görüşmede, gündeme getirdiği bir konuda sağlanan desteği yakından bilen birisi olarak, SBK’NIN bu başarısında önemli katkısı olan bir kurumun da hakkını teslim etmek istiyorum. Bu kurumun reklâm yapmaktan hoşlanmadığını yakından bilen birisi olarak bunu açıklamayı da görev sayıyorum.
Bu kuruluş Samsun’un gurur kaynağı, Anadolu’da ki tek ilaç firması olan ADEKA İLAÇ AŞ. DİR. Aynı meslek grubundan birisi olarak kentimde, Türkiye’de ki ilaç sanayisi içersinde de çok saygın bir yeri olan ADEKA gibi ilaç sanayinin bulunmasından her zaman onur duyduğumu belirtmek isterim. O nedenle de kısaca ADEKA’ DAN dan söz etmek istiyorum. ADEKA üçü eczacı ( merhum Kamuran Akay, merhum Osman Arpacıoğlu ve Oğuz Koyutürk) ile merhum mimar Hikmet Danışman ve ekonomist Nizamettin Erbarut tarafından1956 yılında kurulmuştur. Samsunlu bu beşlinin soyadlarının baş harflerinden oluşan ADEKA, büyüyen kuruluşların İstanbul’a kaçtığı dönemlerde ve ilaç sanayinin merkezinin İstanbul olması, orada olmanın sağladığı avantajlara rağmen Samsun’da kalmayı sürdürerek, gerçek bir Samsunlu olma sorumluluğunu göstermiştir.
Yaz aylarında sponsor arandığı günlerde Sayın Tayıncı’nın talebi doğrultusunda ADEKA kurucularından rahmetli Hikmet Danışman’ın eşi sevgili dostum Sayın Ecz. Ergün Danışman’ın da aracılığı ile ADEKA’NIN şu anda yönetim kurulu başkanlığını yapan değerli dostum Sayın Ali Arpacıoğlu ile temas kuruldu. Ve Pazar günü kazanılan zafere imza atan Amerikalı Julie ile Adeola Waju ADEKA tarafından transfer edilerek SBK’ ya kazandırıldı. Sayın Arpacıoğlu Pazar günü salondaydı. İnanıyorum ki, SBK’NIN zaferine en çok sevinenlerden birisi de o olmuştur. Bu zafer O’na verilen en büyük hediyedir.
Bunları neden yazmak gereğini duydum. Birincisi, Samsun’da bazı kuruluşlar vardır reklâmlarıyla olduklarından çok bilinir ve tanınır. Bunların yanında, Samsun’dan merkezini bir başka ile kaydırmayarak Samsun’da vergisini, hem de rekortmen olarak vererek Samsun’a ekonomik katkı veren bu kuruluşu herkes tanısın istedim. İkincisi de, bu kentte kazanıp başka kentlere taşınarak Samsun’u unutan Samsunlu kuruluşlara da mesaj vermek için.
Dünya’nın ciddi bir ekonomik krizden geçtiği bu dönemde sponsorluğun çok güç olduğunu biliyorum. Ama bu kent bizim ise, bu kentin başarılı tanıtım organlarına olanaklar ölçüsünde destek olmak da, bu kentte ki yöneticilerin ve ticari kuruluşların görevi olmalıdır. İstenirse bunun formülleri bulunur. Tek başına olmasa dahi, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığının organizasyonu ile birkaç büyük şirket ortaklaşa bir fon oluşturabilir diye düşünüyorum. Yeter ki bu işe istekli olunsun.
Gazetelere kutlama mesajları vererek reklâm yapmakla bir yere varamayız. Elimizde ki değerin kıymetini bilelim. Aksi halde SBK’nın da bir zamanlar Türkiye liglerinin fırtına gibi esen takımı Samsunspor’un, kentin ilgisizliği sonucu düştüğü duruma düşmesini gözyaşları ile seyrederiz.
SBK’nın başarısı ve Sayın Tayıncı’nın isyanı bana bunları düşündürdü ve yazdırdı. Görüşlerime katılan tüm Samsunluları, işadamlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve kentimizin yöneticilerini SBK ve Samsunspor için neler yapabileceklerini düşünmeye davet ediyorum.
Basketçi kızlarımıza Beşiktaş maçında başarılar dilerken, Samsunspor’umuzun da bir an önce toparlanarak adına yakışır bir konuma gelmesini umuyorum. İyi ve sevinç dolu bir hafta sonu dileğiyle.. 22 Ekim 2008
SADİ SUBAŞI