e-posta@sadisubasi@denizeczaneoptik. com SUNUŞ
İLGİ BEKLEYEN ATATÜRK ANITI
VE MÜZELERİMİZİN PARK SORUNU.
Tüm Türkiye’de Samsun denince akıllara Ondokuzmayıs geliyorsa, Samsun’a gelen konukların da ilk gitmek istedikleri yer olarak aklına gelen yer, “ATATÜRK ONUR ANITI’DIR”.
Ne var ki bir Samsunlu olarak Türkiye’nin en güzel ve muhteşem Anıtı’nın konumunu ve çevre düzenlemesini içime sindiremiyorum. 40 yıldır çeşitli sivil toplum kuruluşlarının başkanı olarak bu konuyu çok sayıda valimiz ile konuştum. Hemen hepsi ile de bu heykel ve çevre düzenlemesinin yeniden yapılmasının gerektiği noktasında birleştik. Ancak, bir defasında heykelin boyası yenilenerek güvercinlerin konması ve heykelin kirlenmesini önleyen önlemler alındı. Geçtiğimiz günlerde bir kez daha değiştirildiği gibi, birkaç kez de zemin taşları değiştirildi. Şuan da Atatürk Anıtı’nın bulunduğu park bölümünün Bölge İdare Mahkemesi tarafı ile Bafra tarafında ki kısmında bazı işlerin yapımı sürüyor.
Oysa Samsun’un simgesi olan bu Atatürk Anıtı ile yenilenen Bölge İdare Mahkemesinden ( eski Vilayet Binası) başlayarak Atatürk Bulvarı, Ondokuzmayıs Bulvarı ve Cumhuriyet Caddesi’nin çevrelediği Atatürk Parkı bir bütün olarak ele alınarak, Samsun’a ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün adına yakışır bir şekilde yeniden düzenlenmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.
Bilindiği gibi Atatürk Anıtı Samsun Halkı tarafından Avusturyalı heykeltıraş H. Kriphel’e yaptırılmış ve 1932 yılında büyük bir katılımla açılmıştır. O günden sonra da hemen hemen ciddi boyutta bir çevre düzenlemesi yapılmamıştır. Mevcut ağaçlar yaşlanmış ve çoğunun görünümü bozulmuştur.
Yukarıda sınırlarını çizdiğim bu park, Atatürk Anıtı ile bir bütünlük içersinde ele alınmalıdır. Bu işin uzmanlarına yaptırılacak bir proje çerçevesinde peyzaj düzenlemesi yapılarak çağdaş bir aydınlatma ile de Atatürk Anıtı’nın o muhteşem görüntüsü öne çıkartılmalıdır. Kurulacak bir ses düzeni ile sunulacak “Söylev” ve çalınacak “marşlar” Atatürk Anıtı’nı çok daha anlamlı hale getirecektir.
Ulusal Bayramlarda çelenk koyma töreni de bu alandan yapılmaktadır. Tören alanı katılımcılar için yeterli olmamakta, Anıt önünde sıkışıklık olmakta ve kalabalık Cumhuriyet Caddesine taşmaktadır. Bu görüntü, Ulusal Bayramlarımın önemi ile de uyuşmamaktadır. O nedenle, bu düzenlemeler sırasında tören alanı da yeniden planlanmalıdır.
Bunun en güzel örneği Büyükşehir Belediyemiz tarafından büyük bir açık hava müzesi haline getirilen “BANDIRMA VAPURU MÜZESİ’DİR”. Atatürk Parkı da aynı şekilde açık hava müzesi haline getirilebilir. Park alanının değişik yerlerine Mustafa Kemal Paşa ile Samsun’a çıkan silah arkadaşlarının minyatür heykelleri ve 19 Mayıs 1919’a vurgu yapan panolar konabilir. Kurtuluş Savaşı’nın hangi zor şartlarda kazanıldığına vurgu yapması için, Genel Kurmay Başkanlığı’ndan sağlanacak Kurtuluş Savaşı dönemi silah ve top örnekleri ile de bu park zenginleştirilebilir.
SAYIN VALİM, “Yılın Valisi” ödülüne layık görülmüş bir yöneticisiniz. Muhtemelen çok daha önemli görevler için bir gün Samsun’dan ayrılacaksınız. Arkanızda her an sizi hatırlatacak bir hizmet bırakmayı düşünmez misiniz? Böyle bir eser bırakmanız, sizin Samsun’da iz bırakan bir vali olarak anılmanızı sağlayacak ve sizi ölümsüzleştirecektir. Bunun en güzel örneği de Valilik görevi sırasında, Samsun’u o dönemlerin en önemli kentlerinden birisi haline getiren Samsun Fuarı’nı yaratan Vali Hamdi Ömeroğlu’dur. Vali Ömeroğlu Samsunluların gönlüne taht kurmuştur. Rahmetli Ömeroğlu Samsunlular tarafından Senatör olarak seçilerek ödüllendirilmiş olup, bugün dahi büyük bir saygı ile anılmaktadır.
Bir Samsunlu olarak Siz’den bu konuda zaman geçirmeden gerekli çalışmayı başlatmanızı bekliyor ve diliyorum. Yine biliyorum ki, bu düşüncemi tüm Samsunlular da paylaşacak ve destekleyeceklerdir.
Sayın Valim. Lütfen bu işe hemen el atınız.
TURİZM DÖNEMİNDE MÜZELERİMİZİN PARK SORUNU.
Turizm mevsimine yine sancılı başladık. Çok fazla ören yerimizin olmaması yanında olanlara da yeterince önem vermediğimiz için olmalı, buralara kolayca ulaşılabilecek yol dahi yapmamışız. Tanıtımlarını da çok iyi yapamadığımız için Karadeniz turlarını düzenleyen turizm firmaları tur programlarında Samsun’a çok kısıtlı zaman ayırmaktadırlar.
Bu konu önceki yıllarda Samsun’da ki turizm firma yetkilileri ile de görüşülmüş ve bu konuda bazı girişimlerde de bulunulmuştu. Ne var ki, Samsun’da ki sorunların giderilememesi sonucu önemli bir ilerleme kaydedilememiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile sonuçlanacak Kurtuluş Savaşının ilk adımının atıldığı Samsun’un sahip olduğu “19 MAYIS TARİHİ MİSYONU” ve bu dönemlerin en güzel yansımalarının izlenebileceği müzelere sahibiz. Gerek yeniden düzenlenen GAZİ MÜZESİ ve gerekse tam bir açık hava müzesi haline getirilen “BANDIRMA VAPURU” müzelerimiz turist çekmeye yeterli olmalıdır diye düşünüyorum. Anadolu’nun geçmişine ışık tutan ve yabancı turistler için çok cazip olabilecek “AMİSOS HAZİNESİ” ve “AMİSOS MOZAYİKLERİNİN’DE” yer aldığı çok değerli tarihi kalıntıların sergilendiği “SAMSUN ETNOĞRAFYA MÜZESİ’NE” sahibiz. Eğer bunlar Samsun’u turizm açısından yeterli hale getiremiyorsa hatayı biraz da kendimiz de aramamız gerekir.
Havza’da Termal konaklamaların da yer alabileceği, Tekkeköy Mağaraları, İkiz tepe Höyükleri gezileri ve meşhur Samsun Pidesi ziyafeti ile zenginleştirilecek gezi programlarının, Karadeniz Gezileri düzenleyen büyük tur operatörlerinin organizasyonlarına dâhil edilmesi için üst düzeyde temaslarda bulunması yararlı olacaktır. Samsun’un yönetiminden sorumlu Sayın Valimiz ve Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız ile TBMM’ de Samsun’u temsil eden Sayın Bakanımız Mustafa Demir ve Milletvekillerimizin, özellikle Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’ın desteğini de sağlayarak bu sorunu çözmelidirler.
Ancak Samsunlular olarak bizim de onların bazı sorunlarını çözmemiz, onlara kolaylık sağlamamız gerekiyor. Tur operatörlerinin en çok yakındıkları iki konu var. Bunlardan birisi otel yetersizliğimiz ve otellerimizin doğumuzda ki illere göre çok daha pahalı oluşudur. İşin ekonomik yönünü düşünmek zorunda olan turizm firmaları haklı olarak, ilk konaklama yeri olarak Ordu civarını seçmek zorunda kalıyorlarmış.
İkinci sorun belki çözümü çok daha kolay olan ama bir o kadar da önemli olan Müzeler bölgesinde ki otopark sorunudur. “Bandırma Vapuru Müzesi” hariç “Etnografya“ ve “Gazi Müzelerimiz” de çok ciddi park sorunu vardır. Kurtuluş Yolu düzenlemeleri sırasında bahçesi ve bir binası yıkılarak yola katılan Etnografya Müzesi içersine girerek bekleme yapma şansı kalmamış, yol kenarına park halinde ise trafik cezası yazılmaktadır.
“Gazi Müzesi” civarına zaten otobüs girişi yasaktır. Bu şartlarda zaten gönülsüz olan tur operatörleri araçları ya hiç Samsun’a sokmamakta veya yerli ve yabancı turistleri çok uzak bölgelerde indirerek bu müzelere gidip kısa süre de dönmelerini istenmektedirler. Bu tür şartlandırmalar, ziyaretçileri çoğu kez caydırmaktadır. Yapılacak şey, ya bu iki müze yanına en az iki otobüslük cep yapmak ( sadece tur otobüsleri için) veya her iki müzeye yakın bir otopark alanında bu araçlara yer tahsis etmek olmalıdır.
Umuyorum Samsun adına önemli olduğuna inandığım bu önerilerim dikkate alınır ve gereği yapılır. İyi haftalar.. 21 Haziran 2009
ZORUNLU AÇIKLAMA
Yaklaşık sekiz yıldır her hafta bu köşede sizlerle düşüncelerimi paylaştım. Bu sütunu sadece, toplumsal olaylarla Samsun’un sorunlarını değerlendirmekte kullandım. Bu sütunu bana emanet edenlerin hiçbir uyarısı olmamasına rağmen, kişisel çıkar ve tartışmalarımda araç olarak kullanmadım. Bunun etik olmadığının da bilincindeyim.
Okuyucularım hatırlayacaklardır, üç haftadır Samsun’un gündemine oturan “RAYLI SİSTEM” ile ilgili düşünce ve endişelerimi sizlerle paylaşmıştım. Geçen hafta yazdığım “YANLIŞLARI SÖYLEMEK VE UYARI NASIL SUÇ OLABİLİR?” başlıklı köşe yazım sonrası, Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri Sayın Kenan Şara telefonla arayarak bazı sitemlerde bulundu.
Sayın Şara perşembe günü yaptığı basın toplantısında da, “Raylı Sistem” hakkında açıklama yapan Mimarlar Odası başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarına, konuyu işleyen köşe yazarlarına, kısacası karşı görüş açıklayan kentin dinamiklerine amacını aşan şeyler söylemiştir. Basın toplantısının bir kısmını da isim vermeden bana ayırmışlar. Benimle yaptığı konuşmaya da atıfta bulunarak, konuları oldukça yanlış anlamalara zemin hazırlayacak hale getirmiş ve eski defterleri de karıştırarak tarafımdan söylenmemiş sözleri de gündeme taşımıştır. Sözlerini de, “O günden sonra bu kişileri ve sivil toplum kuruluşlarını çizdik” diye bitirmiştir.
Bu sütunlarda cevap hakkımı kullanmayı etik bulmadığım için detaya girmeyecek ve gerekirse hafta içersinde evraka dayalı olarak kamuoyuna bir açıklama yapacağım.
Asıl üzüntüm, açıklamanın “Biz’li” cümlelerden Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Ziya Yılmaz’ın bilgi ve onayı dâhilinde yapıldığını göstermesidir. Bu açıklamayı son derece şanssız bir tavır olarak algılıyorum. Bu kentin seçilmiş en önemli yöneticisi veya O’nun temsilcisi ile Samsun’umuz için yararlı olmayacağına inandığım bir tartışmaya girmeyi düşünmem.
Sadece şu kadarını söyleyeyim ki, bu tavır çağdaş belediyecilik ve yöneticilik anlayışına sığmaz. Hiç kimse, seçilmişte olsa bu kenti sadece kendi doğruları ile yönetmek ve hizmet etmek için seçildiği toplumu hiçe saymak gibi bir hakka sahip değildir.
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın bu kent için söylemleri olan insanları ve sivil toplum kuruluşlarını çizmek gibi saygısızlığı yapmasını anlamakta sıkıntı çekiyorum. Bu tavır Samsun’umuza yakışmamıştır.
21.06.2009
SADİ SUBAŞI