SAMSUN ARTIK VAATLERDE DE YOK.
Aslında derdim siyaset yapmak değil. Derdim Samsun. Ne var ki, Samsun’un içinde bulunduğu durumdan söz ederken siyasete dokunmamaya da imkan yok.
Seçim yaklaştıkça liderlerin kentleri ziyareti ve o kent insanını mutlu edecek vaatlerde bulunması da alışkanlık haline geldi.
Hakkını vermek gerekirse bu işin en iyisini de Sayın Başbakan yapıyor. Hemen her ile bir “Çılgın proje!” Sunuyor.
Sayın Başbakan Türk Halkı’nın vaatlere kolayca inanma zaafını çok iyi çözmüş. Türk Halk’ının bir başka özelliği olan, “Çok kolay unutan bir toplum” Olduğu gerçeğini de değerlendirerek, hemen her kente gidişinde o kent insanlarının beklentileri doğrultusunda bir proje vaat ediyor ve insaları umut denizinde yüzdürüyor.
Sayın Başbakan geçtiğimiz Cuma Günü de Samsun Cumhuriyet Meydanındaydı. Hafta içersinde biraz da AKP temsilcilerinin açıklamalarının desteği ile yerel basın, hemen her gün Sayın Başbakan’ın Samsun’a hangi çılgın projeyi sunacağını tartıştı, hatta bu konuda tahminlerde bulunanlar da oldu.
Gerçi, hafta başında AKP Grup Başkan Vekili ve Samsun Milletvekili Sayın Suat Kılıç Süper Lige çıkan Samsunspor’a büyük ve modern bir stadın yapılacağını duyurmuştu.
Ama “Çılgın proje” Bu olamazdı, olmamalıydı da.
İşsiz ortalaması Türkiye ortalamasının üzerine çıkmış, ülkemizin en verimli iki ovasına sahip olmasına rağmen köylüsü tarım yapamaz hale getirilmiş, ovaları termik santral ağı ile örülerek katledilmeye çalışılan, en önemli iş sahası olan Tügsaş, Bakır, Sigara Fabrikası ve şeker fabrikası özelleştirilerek işçilerin çoğuna kapılarını kapatmış, Raylı Sistemin şöfer esnafını perişan ettiği, dev mağazaların ( AVM) küçük ve orta ölçekli işyerlerini çökerttiği, üniversiteyi bitiren çocuklarının iş alanı bulamadığı için kendi şehrine dönemediği bir kenti, “Stad Projesi” Kesmezdi. Öyle de oldu.
Sonraki günün yerel gazetelerinin hemen hemen hepsinin ortak görüşü, “Meydan kalabalıktı ama heyecen yoktu” Şeklindeydi.
Kısacası Samsunlu bir kez daha hayal kırıklığına uğramıştı.
Bir spor sevdalısı olarak güzel bir stada sahip olmak elbette beni de heyecanlandırırdı. Ama bu proje Samsun için ”Çılgın Proje”, ve de Samsun’un önceliği olamazdı.
Ayrıca Samsun’un yeri ve konumu güzel bir stadı vardı. Seyirci kapasitesi en azından şimdilik yeteli olan ve ciddi bir revizyon ile mükemmel hale gelebilecek stadımız, bir süre daha ihtiyacı karşılardı.
Cuma günkü mitinge dönersek, Samsunlular olarak, öncekiler gibi gerçekleşmediğin de yeni bir hayak kırıklığına uğrayacağımız bir vaat de bulunmayan Sayın Başbakan’a teşekkür etmeliyiz.
Samsun, AKP iktidarı döneminde teşvik şoku yaşamadı mı?
Sahilde Zonguldak’tan Artvin’e, içerde Kastamanu’dan Çorum, Tokat ve Gümüşhane’ye kadar tüm Karadeniz Bölgesi “Teşvik Yasası” kapsamına alınırken sadece Samsun bu haktan mahrum edilerek adeta cezalandırılmadı mı?
O nedenle, Samsunlu işadamları yatırımlarını komşu illere yapmak zorunda kalmadı mı?
Ardından, vaat edilen “ Cazibeli Kentler” kapsamı dışında da bırkılmadık mı?
Bir yıl sonra ilk gemi denize indirilecek denilen tershaneden bir haber var mı?
Hadi dahasını söylemeyelim ve bu kez hiç olmazsa hayale kapılmayacağız diye sevinelim.
“Böyle sevinç olur mu?” Diyorsanız, o zaman da Samsunlular olarak kendimizi yargılamamız ve şu sorulara da cevap bulmamız gerekmez mi?
“Ağlamayana mama verilmez” Denilen bir ülkenin insanları değil miyiz?
O halde neden ağlamayı, gerektiğinde de sorgulamayı beceremiyoruz?
Bu kent, DP’den başlayarak AP, DYP ve ANAP ile devam eden “İktidar olan partilere en fazla milletvekili veren” İllerden birisi değil mi?
Buna rağmen, bunun karşılığı olması gereken hizmetleri yeterince alabildik mi?
Alabilseydik, Türkiye ortalamasında ki 5.6 sıralardan bugün kü 32. sıralara geriler miydik?
İşte bu nedenlerle, yeni hayal kırıklıklarına ortam yaratacak vaatler beklemek yerine, “ Biz nerede yanlış yapıyıyoruz?” Sorusunu sorarak yapmamız gerekeni yapmak, belki de çıkışın tek yolu değil mi?
Bunu da 13 Haziran da hep birlikte göreceğiz.
Ya yine tam destek ve karşılığında, “Nasılsa oylar her halde cepte” Anlayışına boyun eğerek, bugünkü gibi hayal kırıklıkları yaşamaya devam, ya da en azından uyarı anlamında ki oylarla kaderimizi değiştirmek. Çözüm işte burada yatıyor.
Kararı biz Samsunlu seçmenler vereceğiz.
İşte bu nedenle, yeni bir vaatle Samsunluyu hayale kaptırmayan Sayın Başbakan’a teşekkür etmemiz gerekir diye düşünüyorum.
Hafta sonun yapılacak 12 Haziran Seçiminin, önce ülkemiz için sonra da Samsunumuz için olumlu sonuçlar getirmesi dileğiyle iyi haftalar.. 05 Haziran 2011
SADİ SUBAŞI