SAMSUN’UN SOSYAL YAŞAMINDAN
BİR YILDIZ DAHA KAYDI.
Çağ atladı denilen Samsun, kendisi ile özdeslesmis değerlerinden birisini daha yitirdi.
Samsun geçmişte bölgenin ticari merkezi olarak öne çıkmış ve bu özelliği ile gelişmiştir. Ulaşım yollarının çoğalması ve taşımacışlık sisteminin yaygınşaması ile Samsun İstanbul’dan gelen ticari malların dağıtım merkezi olma özelliğini yavaş yavaş yitirmiştir.
Samsun’un en önemli kazanç yolunu kaybetmeye başladığı yıllarda bu kenti yönetenler, sorunu doğru algılayarak, Samsun’un bu boşluğu dolduracak yeni alanlara yönelmesini sağlayamamışlardır.
Türkiye kabuk değiştirirken başlayan sanayileşme devriminden de nasibini alamamıştır. İktidarların yatırımları dağıttığı sırada da, Samsun’u temsil eden milletvekillerimiz gerekli çabayı harcamamış veya güçleri yetmemiştir.
Şöyle gerilere giderek geçmişi hatırlarsak, Samsun'un kaderinin Samsun'un kırsal göç almaya basladığı yillarda döndüğünü görürüz.
O dönemlerde göçle gelenler kente hakim olurken, Samsun'un en eski ve köklü aileleri birbiri ardına Samsun'dan ayrılmıştır.
Samsun için kayıplar o tarihlerde baslamistir.
Sonuç olarak, Samsun'u yöneten ve temsil edenlerin duyarsızlığı ve göçle gelenlerin siyasi çıkar için kullanılması sonucu, Samsun ticari merkez olma özelliklerini kaybederken Türkiye'de ki sanayileşme değişimini de atlamıştır.
Bu tablodan sonra kayıplar kaçınılmazdı. Önce Samsun kendisine hayat veren Fuar’nı kaybetti. Bunları son dönemde sırasıyla Azot ve Bakır Sanayileri ile Tekel Sigara fabrikalarını takip etti. Binlerce çalışanı işssizler ordusuna yenileri katıldı. Şöyle gerilere dönüp bakarsanız Samsun’a hayatiyet veren neleri kaybettiğini görebilirsiniz. Örneğin, Samsun’un Bafra yönüne çıkşı olan Necipbey Caddesinin önü kesildi. Tarihi Mecidiye Caddesi’nin nostaljik havası bir geçitle yok edilirken, giyim de marka olmuş onlarca mağazalar yerlerini artık Samsun’un gerçeği haline gelen “Dükkanlardan sokaklara taşan” ucuzcu mağazalara ve banka şubelerine terketti.
Bunlar Samsun’un ekonomik ve sosyal alanda ki gerileyişinin bir sonucuydu.
Samsun kan kaybetmeyi hem ticari alanda hemde sosyal alanda kaybetmeyi sürdürdü. İşte bunlardan sonuncusu da Samsun yemek kültürü için bir simge olan OSKAR RESTORANT da geçen hafta faaliyetini durdurdu.
Yerine artık bir Samsun klasiği haline gelen, ya bir banka şubesi veya ucuzcu pazarı açılacaktı. Artık orada bir banka şubesi yer alacak.
Bu hazin sonlanışı, değerli dostum Prof. Dr. Yücel Tanyeri çok güzel anlatıyor. Bütün e-posta grubuna gönderdiği bu yazıdan, onun izniyle alıntılar yaparak bu simgenin öyküsünü sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bakın Sayın Yücel ne güzel anlatıyor, OSKAR’I.
.. 48’lerde baslamıştı, Oskar Restoran’ın öyküsü.
Hüseyin Efendi tarafindan kurulmustu burası, Bafra Oteli olarak…
Üstü otel'di. Altı da Kıraathane. O dönemlerde...
Iyi bir yerdeydi.
Belediye meydanındaydı. Ve de Suluhan Otobüs Garajı'nın
karşısındaydı…
Lokanta biçimine dönüstürüldü. 1967 yilinda bu Kiraathane.
Üstü yine Otel’di. Altına da Oskar Restoran denildi…
Isletmesini Özden ağabey üstlenmişti. Özden Ondokuzmayıs…
Çok titiz bir kimseydi, Özden ağabey. Balık ve etten çok iyi anlıyordu. Tüm sebzeleri de kendisi seçiyordu…
Bir anda kalitesi arttı. Müşterileri de…Özellikle Sahra Sihhiye Okulu’nda egitim gören hekim, eczacı ve dişhekimi Yd. Sb. adayları.
çok sik gelirlerdi buraya…
Samsun’un en iyi iki Restoran'dan birisi idi, yanındaki Cumhuriyet Lokantası ile birlikte.
Sabahlari kahvalti ve çorba verilirdi. Öglenleri de geleneksel tencere yemekleri. Akşamlari da et ve balık. Tabii, yaninda da Aslan sütü…
Özden ağabey’inin ölümü üzerine, kardeşi Emin arkadaşımız işlettmeye devam etti burasını.
Emin Ondokuzmayıs’da çağdas hale getirdi burasını. İki katlı modern bir Lokanta oldu. Kalitesinden hiç ödün vermeden, ayniyle devam ettirerekten…
Sık sık giderdik Oskar Restoran’a.
Arkadaslarımızla. Konuklarımızla…Çok güzel yemekler yerdik. Her seferinde…
Tadı damağımızda kalırdı.
Patlıcan kebabının, Ankara tava’nın.
Püreli piliç kizartma’nin, kuzu dolma’nın, hamsili pilav'in.
Incik haslama’nin ve de Etli bamya’nın…
Meze'leri bir baska taddı.
Zeytinyagli kereviz ve Lahana dolma alınırdı.
Yaninda yoğurtlu ispanak muhakkak bulunurdu.
Çerkez tavuğu’nun ve Midye dolma’nin tadina doyum olmazdı…
Mevsimine göre balik seçilirdi.
Kışınn hamsi muhakkak yenilirdi.
Kalkan’ın, Mezgit’in görüntüsü bile yeterdi.
Yanında midye tava, karides güveç muhakkak gelirdi…
Tatlılari bir baska alemdi. Fırın sütlâç, sekerpare, fistıklı parfe.
Cevizli kabak tatlisi, kaymakli ayva tatlısı. Kazandibi, Vişneli ekmek kadayıfı...
Hangisinin yenecegine çok zor karar verilirdi…
Önce Cumhuriyet Lokantasını kaybettik, şimdide Oskar’ı. Yazık...
Evet son dönemlerde Samsun’da güzel yerler ve dev çarşılar
Açılıyor ve açılacak da. Ama bunların çoğu Samsun’un firması değil. Bunun anlamı, Samsun’da ki atıl paranın ticari merkezleri büyük iller olan kentlere kayacağı için Samsun’un kasasına girecek vergileri ve onun payı olan bu gelirlerini kaybetmesi demek.
Bunları düşünmek dahi bir Samsunlu olarak içimi burkuyor.
İyi haftalar dileğiyle..
07 Ağustos 2011
Ecz. SADİ SUBAŞI