e-posta@sadisubasi@denizeczaneoptik. com SUNUª
SAMSUNSPOR’DA NELER OLUYOR..
Bank Asya’dan da düşme tehlikeleri yaşadığımız beş yılın ardından adeta bir mucize gerçekleştiren Samsunspor Süper Lige çıktı. Ancak, Süper Lig’de tüm Samsunspor taraftarlarını endişeye düşüren bir süreçten geçiyor.
Samsunspor Süper Lig’de sondan ikinciliğe demir atmış bulunuyor. Bu oyunla bu sıradan yukarılara çıkması da kolay gözükmüyor. Kısacası Samsunspor için tehlike çanları çok erken çalmaya başladı.
Aslında bu tablo Samsunlular için hiç de sürpriz olmamalıdır. Çünkü sezon başında Samsunspor’da bu olumsuz tablonun yaşanması için adeta her şey yapıldı.
O süreci hatırlatmakta fayda görüyorum.
Takım beş yıllık sıkıntı dolu bir Bank Asya Liginde mucizevî bir şampiyonluk şansını yakalamış ve son iki maçını tamamlayıp şampiyonluk turu atacaktı.
Sayın Erkut Tutu Başkan’lığında ki Samsunspor Yönetim Kurulu bu başarının mimarıydı. Tura iki maç kalmıştı ki, Samsunspor’da olağanüstü bir durum yaşandı.
Samsunspor Yönetim Kurulu Gaziantep Belediye Spor maçı dönüşü yaptığı olağanüstü toplantısında, şirketleşme maddesinin de konulduğu bir gündemle olağanüstü Genel Kurul kararı aldı.
Olayı yakından bilmeyenler için sürpriz olan bu karar, yıllardır Samsunspor’a destek veren Sayın Galip Öztürk’ün desteğini de alan yeni bir ekibin Samsunspor’u şirketleştirme amacı ile göreve talip olması sonucu alınmıştı.
İşte Samsunspor adına olumsuz gelişmeler o genel kurul ile başladı. Ortaya çıkan bu karmaşa ilk önce son iki maçın sonuçlarına yansıdı ve Samsunspor son iki maçını kaybederek şampiyonluktan oldu.
Ancak yeni yönetimin oluşturulmasından sonra bir sürpriz daha oldu ve her dönem Samsunpor’a destek olmasıyla tanınan Sayın Galip Öztürk’ün Yönetimden desteğini çektiği açıklandı.
Yeni yönetim kurulu işin daha başında en büyük desteğini kaybetmişti.
Oysa Sayın Erkut Tutu Başkanlığında ki Yönetim Kurulu takımı kolej havasına sokmuş ve uyum içinde ki yönetim her dönem artan borçları da beş milyon TL. azaltmıştı. Başarının temelinde, o güne kadar yeterince sağlanamayan kent yönetiminin ve taraftarın desteğinin sağlanması ve Türkiye Futbol Federasyonu ile sıcak ilişkiler kurulmuş olması yatıyordu.
Yeni sezon hazırlıkları yapılmış Süper Lig’e şampiyon olarak çıkılması hemen hemen garantilenmişti. Ne var ki, zamansız alınan genel kurul kararı ile her şey alt üst oldu. Başarılı olmuş bir yönetime bunun güzelliklerini dahi yaşama şansı verilmemişti.
Bu süreçten sonra oluşturulan yönetim kurulu kısa sürede iç ve dış transferleri yapmak zorunda kalmıştı.
Büyük bir sorumluluk yüklendiğini bilen yönetim kurulu takımın başına bir yabancıyı getirerek başlamıştı. Sayın Petkoviç ile birlikte muhtemelen O’nun önerisi ile birkaç da yabancı oyuncu getirilmişti. Kulüp borçları daha da artırılmıştı.
Takımı Süper Lig’e çıkartan oyuncuların birkaç tanesine, “Kulüp bul” denmiş, birkaç tanesi de başka kulüplere gitmişti. Ancak çoğunluğu Süper Lig deneyimi yaşamamış üyelerden oluşan yönetim kurulu bu eksikliği görmüş olmalı ki, takımın başına profesyonel bir menajer ( Adnan Sezgin) getirmişlerdi. O’nun gelişi ile birlikte bazı önemli isimler transfer edildi.
Bu gelişmeler sonrası Süper Lig başladı. Ancak ilk maç hariç Samsunspor bekleneni vermekten uzaktı. Kötü gidiş devam ediyordu. Petkoviç ise, hiç tanımadığı ve kapasitelerini bilmediği Türk futbolcusuna yeni bir taktiği uygulatmaya çalışıyordu. Özel maçlar bu taktiğin tutmadığını göstermesine rağmen hoca ısrar ediyordu.
Gençlerbirliği maçı sonrası art arda gelen kötü sonuçlar ve spor yorumcularının uyarıları sonucu Kemal eski yeri stopere geçte olsa çekilmiş, kulüp bul denen Ufuk ve Âdem yeniden takıma dönmüşlerdi. Zenke’de takımda ki yerini almıştı. Takım daha derli toplu oynamaya başlamıştı ama takımın motivasyonu bozulmuştu. Gelecek adına umut verici bir ortamda yoktu.
Olayın bir de başka yönü daha vardı. Taraftar grupları ile ilişkiler de bozulmuştu. 3-4 haftalık olumsuzluklar ve tepkiler sonrası yönetim kurulu taraftar gruplarını derneklerinde ziyaret ederek ilişkileri düzeltiyordu. O zaman sormak lazım, 3-4 hafta neden bir inatlaşma uğruna harcanmıştı.
Son maçlarda ki umut vermeyen maçlar ve maç sırasında yaşanan olumsuzluklar nedeniyle taraftarın tavır koymasına dahi tahammül edemeyen Petkoviç, taraftarlara laf atıyor ve “Tribünde ki herkes teknik direktör olmuş” diyordu.
Sayın hocam, taraftarlar dâhil hiç birimizin teknik direktörlüğe özenmeye niyeti yok. Ancak kabul etmelisin ki sizi eleştiren taraftar gurupları ve köşe yazarları yıllarca futbol oynamış, yıllarca maç seyretmiş ve belli bir birikime sahip olmuş insanlardır. Türk futbolunu yakından bilen bu insanların söylediklerini hafife alamazsınız.
Siz, ancak takıma maçlar kazandırmaya başlayınca söz söyleyebilirsiniz.
SAMSUNSPOR’UN BİR DE DİVAN KURULU OLACAKTI..
Büyük kulüplerin tüzük hükümlerine göre kurulmuş bir divan kurulu vardır. Yıllar önce Samsunspor tüzüğüne de bu madde konmuş ve bir Divan Kurulu oluşturulmuştu. Divan Kurulları takımın idari ve ekonomik yapısını denetlemek ve yol göstermekle ve gerektiğinde müdahale etmek görevini üstlenmiştir. Görevi yönetimlere koşulsuz destek vermek değildir.
Benim de içinde bulunduğum Divan Kurulu adına görev üslenmiş bir Divan Başkanlık Kurulu vardır.
Bu kurul ne zaman görevini yapacaktır merek ediyorum. Yönetim ile taraftar grupları arasında sorun yaşanırken ortaya çıkmayan Divan Kurulu ne işe yarar?
Genel Kurul sürecinde yaşananlara sesini çıkarmayan, taraftar grupları ile olan sorunlara, kulüp borcunun nerelere vardığını irdelemeyen bir Divan Kurulu’nun kime yararı vardır? Merak ediyorum.
Divan kurulu, acilen olağanüstü olarak tüm üyeleri ile toplanmalı ve görevlerini sorgulamalı, özeleştirisini yapmalıdır.
SON SÖZ; İnatlaşmanın yararı yoktur. Samsunspor daha fazla kayıp vermeden teknik kadroda bir değişime gidilmelidir. Petkoviç’in kariyerini sorgulayamayız ama Türk futbolcusunu tanımadığı gerçeğinden hareketle, Türk futbolcusunu tanıyan ve takıma hırs kazandıracak, hırslı bir yerli hoca mutlaka bu takımın başına getirilmelidir.
Bunlar yapılmaz ve kötü gidiş devam ederse, hem Genel Kurul sürecinde, hem de sonraki süreçte olanların vebali bu gidişte rolü olanların üzerinde kalacaktır.
Samsun adına yıllar sonra gelen bu şans iyi değerlendirilemez ve Samsunspor geldiği yere dönerse, biliniz ki artan bu borç yapısı ile Samsunspor’un Bank Asya’dan da aşağılara sürüklenmesi muhtemeldir.
Samsunspor’un başarısını isteyen tüm Samsunluların, bu gidişin durdurulmasında etkin rol oynaması kaçınılmaz hale gelmiştir.
İyi haftalar dileğiyle…30 Ekim 2011
Ecz. SADİ SUBAŞI